bırakır ile cümle
bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Eve giderken bu paketi Tom'un evine bırakır mısın?Could you drop this package off at Tom's on your way home?
Beni bırakır mısın?Would you abandon me?
Onu yapmayı bırakır mısın?Would you stop doing that?
Sorularımı bir soru ile cevaplamayı bırakır mısın?Will you stop answering my questions with a question?
O onları nerede bırakır.Where does that leave them?
O beni nerede bırakır?Where does that leave me?
O onu nerede bırakır?Where does that leave him?
Bana öyle demeyi bırakır mısın?Would you stop calling me that?
Lütfen onu yapmayı bırakır mısın?Could you please stop doing that?
Lütfen beni bırakır mısın?Would you please let go of me?
Siz ikiniz dövüşmeyi bırakır mısınız?Would the two of you quit fighting?
Bir tek daha atalım, sonra seni eve bırakırım.Let's drink one more and I'll drive you home.
O her şeyi son dakikaya bırakır.He leaves everything to the last minute.
Tom sık sık her şeyi son dakikaya bırakır.Tom often leaves everything to the last minute.
Çoğu zaman, kapı ve pencerelerimi kilitlemeden bırakırım.I leave my windows and doors unlocked most of the time.
Tom çok kolaylıkla bırakır.Tom gives up too easily.
Tom her zaman her şeyi son dakikaya bırakır.Tom always leaves everything to the last minute.
Ben her zaman bisikletimi kirli bırakırım.I always leave my bicycle filthy.
Ben uyurken her zaman pencereyi açık bırakırım.I always leave the window open while I sleep.
Biri sigarayı nasıl bırakır?How does one stop smoking?
Tom'un oda arkadaşı kirli bulaşıkları sık sık lavaboya bırakır.Tom's roommate often leaves dirty dishes in the sink.
Erkekler ne zaman toy olmayı bırakırlar?When do guys stop being immature?
Lütfen benimle alay etmeyi bırakır mısın?Will you please stop teasing me?
"Beni geri bırakırsan dileklerinden birini yerine getireceğim." dedi Japon balığı."If you throw me back, I'll fulfill one of your wishes," said the goldfish.
Hayvanlar kar üzerinde yürürken ayak izlerini bırakırlar.Animals leave footprints when they walk through snow.
Hayvanlar karda yürürken iz bırakırlar.Animals leave tracks when they walk in the snow.
Bu tavuk neredeyse her gün bir yumurta bırakır.This hen lays an egg almost every day.
Tom sigarayı bırakırsa hoş olmaz mıydı?Wouldn't it be nice if Tom quit smoking?
Onları yalnız bırakırsanız onlar sizi yalnız bırakacaklardır.If you leave them alone, they'll leave you alone.
Eğer Tom yapmanı isteseydi onu yapmayı bırakırdın, değil mi?You'd stop doing that if Tom asked you to, wouldn't you?
Eğer Mary bırakırsa Tom muhtemelen ağlar.Tom will probably cry if Mary leaves.
Umarım Tom bana da bir dilim pasta bırakır.I hope that Tom leaves a piece of cake for me.
Kapıyı açık bırakır mısınız?Would you mind leaving the door open?
Bizi yalnız bırakır mısınız? Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.Would you mind leaving us? I want to talk to Tom alone.
Bizi yalnız bırakır mısınız?Would you mind leaving us alone?
Tom masasında bırakırsa Mary'nin onun öğle yemeğini yiyebileceğinden korkuyor.Tom is afraid that Mary might eat his lunch if he leaves it on his desk.
Tom'u havaalanına bırakır mısın?Could you give Tom a ride to the airport?
Tom bırakırsa ben yalnız olacağım.I'll be lonely if Tom leaves.
Koltuğumu tekmelemeyi bırakır mısın?Can you stop kicking my seat?
Açık ağızla çiğnemeyi bırakır mısın?Can you stop chewing with your mouth open?
Tom televizyonunu bütün gün açık bırakır.Tom leaves his TV on all day.
Beni biraz onunla yalnız bırakır mısınız?Will you leave me alone with him for a little while?
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Shin Eun-soo at JYP Entertainment Shin Eun-soo at HanCinema Shin Eun-soo on IMDb
Childs'ı nöbette bırakırlar ve diğerleri Blair'ı test etmeye gider.Childs is left on guard while the others go to test Blair.
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.Then they release him.
(Kağıtın bu tipi yüzey gümüş ile ovalandığında ortaya çıkarılabilir, ki bir siyah işaret bırakır.)(This type of paper can be detected by rubbing the surface with silver, which leaves a black mark.)
Bu doğrudan bağlantı üçüncü taraf geçiş ülkelerini dışarıda bırakır.This direct connection avoids third-party transit countries.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.When they are righteous, it will lead them through fertile land.
(Hidrojen füzyon, geriye kalan kütlenin sadece yüzde 0.7sini serbest bırakır.)(Hydrogen fusion releases only about 0.7 percent of rest mass.)
Tekrar eden olaylar veya tekrarlayan olaylar modelleri bu varsayımı serbest bırakır.Recurring event or repeated event models relax that assumption.
Bu, zincir tepkimesini devam ettirmek için daha az nötron bırakır, böylece güç azalır.This leaves fewer neutrons to continue the chain reaction, reducing power.
Kral herkesi affeder ve krallık tahtını da Ormindo'ya bırakır.He forgives everyone and cedes his kingdom to Ormindo.
Sayısız kişiden sonra sonunda kendisini Scott'a bırakır ve kısa bir süre boyunca çıkarlar.She finally gives in after numerous advances by Scott, and they date for a short time.
Yoldan çıkanları ise yalnız bırakırlar.But they who have hindrance in their souls are hindered).
Brian, şirketin bu yeni fikirlerinden rahatsızdır ve bunun üzerine sigarayı bırakır.Brian, annoyed with the company's ideas, quits smoking.
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.But how to free myself and free them without ripping apart?
İki nöbetçi ak gezenler tarafından öldürülür, diğeri, Will'i ise serbest bırakırlar.Two of the rangers are killed by the White Walkers, while the third, Will, is left alive.
Tek bir sırt tarayıcısı hedefini 0.05 ile 0.1 mikro sievert radyasyona maruz bırakır.A single backscatter scan exposes the target to between 0.05 and 0.1 microsievert of radiation.
Dişiler genellikle 4 ila 7 (12 de olabilir) yumurta bırakırlar.The female will usually lay 4–7 eggs (exceptionally 12).
Eudoxia'yı kendisiyle evlenmek ya da idam edilmek seçenekleri ile karşı karşıya bırakır.Eudoxia was forced to marry him or face execution.