bırakır ile cümle
bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer ailem olmasaydı, bu işi bırakırdım.If it were not for my family, I would give up this job.
Eğer yağmurda bırakırsan, bir bisiklet paslanır.A bicycle will rust if you leave it in the rain.
Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.If I were you, I would quit my job and leave London.
Tom her zaman bisikletini kirli bırakır.Tom always leaves his bicycle dirty.
Kapıyı açık bırakır mısın?Will you leave the door open?
O beni güç bir durumda bırakırdı.That would leave me in a fix.
Bardakları masaya bırakır mısın?Will you put the glasses on the table?
Susan bir kuş kadar yer ve yemeğinin çoğunu tabakta bırakır.Susan eats like a bird and leaves most of the food on her plate.
Bu sonuç arzulanan çok şey bırakır.This result leaves much to be desired.
Orada bırakırsan fotoğraf makinen çalınabilir.Your camera may be stolen if you leave it there.
Kayışı bırakır bırakmaz, köpek kaçtı.As soon as I let go of the leash, the dog ran away.
Eğer işinizi bırakırsanız, geriye dönüşünüz olmayacak.If you quit your job, you'll be burning your bridges.
Erkek kardeşim odasını karmaşa içinde bırakır.My brother leaves his room in a mess.
Her zaman işlerini yarım bırakır.He always leaves his work half done.
O her zaman uyurken pencereyi açık bırakır.He always leaves the window open while he sleeps.
O sık sık trende şemsiyesini bırakır.He often leaves his umbrella on a train.
O, ödevini yarı bitmiş bırakır.He leaves his homework half-finished.
Beni müzenin önünde bırakır mısın?Could you let me off in front of the museum?
Lütfen kolumu bırakır mısın?Would you please let go of my arm?
Kitaplarınızı mola anında okulda bırakırsanız, onlar toplatılırlar.If you leave your textbooks at school during the break, they'll get confiscated.
Arada bir şemsiyesini trende bırakır.Once in a while, he leaves his umbrella in the train.
Her sabah işe gitmeden önce çocuklarımı okula bırakırım.I drop off my children at school every morning before going to work.
Onu yarına kadar bırakır mısınız?Would you mind leaving it until tomorrow?
Kapıyı açık bırakır mısın, lütfen?Would you leave the door open, please?
Tebeşirden nefret ederim. Elinde toz bırakır.I hate chalk. It leaves powder on your hands.
Ben her zaman şemsiyemi trende bırakırım.I always leave my umbrella on the train.
Tom kirli bulaşıkları çoğunlukla lavaboda bırakır.Tom often leaves dirty dishes in the sink.
Tom Mary'yi içki içmede gölgede bırakır.Tom drank Mary under the table.
Ben ne dersem deneyeyim, ben sigarayı bırakır gibi görünemiyorum.No matter what I try, I can't seem to give up smoking.
O, uyurken pencereyi hep açık bırakır.He always leaves the window open when he sleeps.
O seni nefessiz bırakır.It leaves you breathless.
O seni nefes nefese bırakır.He leaves you breathless.
Onu bırakırsak, kanamadan ölür.If we leave him, he'll bleed to death.
Bu film, tüm izleyiciler için derin bir yansıma bırakır.This movie causes all viewers to reflect deeply.
Tamam, seni yalnız bırakırım.OK, I'll leave you alone.
Bunu bir süre benimle bırakır mısın?Will you leave this with me for a while?
Beni yalnız bırakır mısın?Can you leave me alone?
Sen sadece beni yalnız bırakır mısın?Would you just leave me alone?
Lütfen bizi yalnız bırakır mısın?Would you leave us alone, please?
Tom'u yalnız bırakırsam en iyisi olduğunu düşünüyorum.I think it's best if I leave Tom alone.
Bizi yalnız bırak ve biz seni yalnız bırakırız.Leave us alone and we'll leave you alone.
Beni Tom'la yalnız bırakırsan bundan nefret ederim.I hate it when you leave me alone with Tom.
Tom, bizi biraz yalnız bırakır mısın?Tom, would you leave us alone for a moment?
Lütfen bana onu sormayı bırakır mısın?Would you please quit asking me that?
Bu kadar gergin olmayı bırakır mısın?Would you stop being so uptight?
Tom bir not bırakırdı.Tom would've left a note.
Ben bir mesaj bırakırdım.I'd leave a message.
Tom her zaman kirli bulaşıkları lavaboya bırakır.Tom always leaves dirty dishes in the sink.
Tom kışın bile uyurken genellikle pencereyi açık bırakır.Even in the winter, Tom usually leaves the window open when he sleeps.
Tom her zaman bilgisayarını açık bırakır.Tom always leaves his computer on.
Tom sık sık bütün gece ışıkları açık bırakır.Tom often leaves the lights on all night.
Eve giderken beni istasyona bırakır mısın?Can you drop me off at the station on your way home?
Tom her gün işe giderken çocuklarını okula bırakır.Tom drops his kids off at school on his way to work every day.
Sen bırakır mıydın?Would you give up?
Beni arabanla eve bırakır mısın?Would you give me a lift home?
Hey Tom, beni arabanla bırakır mısın?Hey Tom, can you give me a lift?
Beni bir dakika yalnız bırakır mısın?Would you mind leaving me alone for a minute?
Bizi bir dakika yalnız bırakır mısın?Would you mind leaving us alone for a minute?
Işığı açık bırakır mısın?Can you leave the light on?
Umarım, güzel bir ilk izlenim bırakırım.I hope I make a good first impression.