bırakır ile cümle

bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genelde iki tane yumurta bırakırlar.通常2個の卵を産む。
2 beyaz yumurta bırakırlar.2個の白い卵を産む。
4 yumurta bırakırlar.4個の卵を産む。
İçimi her ne kadar şarabı anımsatsa da, ağızda lezzetli bir tat bırakır.そして、甘酸っぱい味が口内に広がったら、グラスの中のブランデーを一気に口に入れる。
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.後白河はこれに介入して自己の管理下に置いてしまう。
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.養父母は友人(実父と養父)と遠い親戚(実母と養母)にあたる。
Bir gün koşmayı aniden bırakır ve evine döner.また慌てて飛び出し今度こそ隣の家へ。
Geceleri atları kaçırır ve sabaha kadar koşturup kan ter içinde bırakır.夜間に家屋に飛来し侵入して吸血する。
Daha sonra gölgede kurumaya bırakırlar.その後は闇に姿を消す。
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.理由は不明だが高校生になってから登校拒否をするようになる。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?または、大外枠のさらに外側の枠に入れることもある(これを外枠発走と呼ぶ)。
Onu hoşnut etmek için bütün bir ekmeği pişirip suya bırakırlar.まずい料理には水をかけて成仏させる。
(Nereye bırakır mısın?)(どこに行かれるのかい。
Yıldırım Bayezid Onu Serbest Bırakırken Şöyle Demiştir: "Yine Gelin, Yine Gelin de Yeni Zaferler Kazanalım."また「な」を強める場合「なよ」に加えて「なや」とする(例:行くなや)。
Sonra kadın kendini suyun akışına bırakır, gider.たちまち女の体は、水と化して流れ去ってしまった。
Arkasında çok artık bırakır.後方にはほとんど伸びない。
Ayrıca arkadaşının lüks arabasıyla kız evine bırakır.また、自身の妻の車を廃車に出した張本人である。
Starkiller onu serbest bırakır.遂に忠臣たちが彼を解放する。
Yin ve Yang, kazara bu orduları serbest bırakır.鄧羌と楊安はこの隙を突いて攻撃を仕掛けた。
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.あなたが捕虜数百万人全員を解放するか、あるいは私の息子は彼らと運命をともにするだろう」と述べ、人質交換には一切応じなかった。
R2-D2 ve C-3P0'yu odada bırakırlar.帝国軍に捕らえられたR2-D2とC-3PO。
Dinleyenleri güldürür ya da etki bırakır.人々を笑わせること、感動させることができ、怖がらせることもできる。
Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.ウースターは市長制を採っている。
Onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın, hali üzerinde bırakırsan öyle kalır.”座右の銘は「けけも歩けば棒に当たる」。
4-7 yumurta bırakır.4-7個の卵を産む。
Sayid'i ise casus olarak bırakır.ランドールをスパイとして送り込む。
Bu işi bırakırsam moda tasarımcısı olabilirim ama kalbim buraya ait.”作中ではこの形態へと変身した際に「オレ様もなれるんだよ。
4-5 yumurta bırakırlar.4 - 5個の卵を産む。
Üreme zamanı, Nisan-Mayıs aylarında yumurtalarını su bitkilerinin üzerine bırakır.繁殖期は4-5月で、水溜りに産卵する。
7 gün baktıktan sonra anne tavşan yavru tavşanı bırakır.出産後、母ウサギは子ウサギから離れて行動し、授乳のときだけ子ウサギのもとにやって来る。
Bunu gören hizmetçilerinden biri hemen elinden yumurtayı alır ve elleri yanmış biçimde bırakır.侍女が急いで駆け寄り熱い卵をデナーリスの手から取り上げて火傷をする。
Kısa çalılar üzerine yaptıkları yuvalarına 4-6 yumurta bırakırlar.落ち葉の下等に4-6個の卵を生む。
Bu yüzden eskiden, değirmenin müşterileri öğütülen undan ona da pay bırakırlarmış.この頃、諸将や食客の中には後を継いだばかりの孫権を軽んずる者もあった。
Theseus Ariadne'yi adada isteyerek bırakır.アルテウスはアリアドネを置き去りにして島を抜け出す。
Aşk İz Bırakır, Asya'nın altıncı albümünün adı.『恋』(こい)は、古内東子 の6thアルバム。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?或云:兵魂固結而成,後山麓田螺斷尾能活。
Bir önceki kitap, Behzat Ç: Her Temas İz Bırakır'dır.及為尚書,一切禮制用壬先所議行者,亮皆援引故實,以定其議。
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.可是如何既解放我并解放它,而又不使它撕裂呢。
Kur'anda Rad Suresi'nde şöyledir: Allah (o yazıdan) dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.故取之欲其肆,中之欲其微,促而赴之欲其迅,舒而繹之欲其安,進而止之欲其留,整而歸之欲其潔。
Yoldan çıkanları ise yalnız bırakırlar.为忌者诬,罢归。
Dönmeden önce de, sandalet ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır.在临行时,他把自己的凉鞋、盾牌和剑压在一块大石头底下。
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.當是之時,不聞人情不安,亦不聞出命令以悅其黨也。
Normal olarak üç yumurta bırakır.通常情况下,会产下三枚卵。
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.舟人謂我舟必入其下,不可救。
İster günübirlik götürür, ister günlerce orada bırakır.可以自由地吸取歲月或放出歲月。
İki nöbetçi ak gezenler tarafından öldürülür, diğeri, Will'i ise serbest bırakırlar.两名守夜人被这些怪物杀死,威尔侥幸逃脱。
Donovan, Henry Jones'u vurarak Indiana'yı kutsal kaseyi almak için gitmeye mecbur bırakır.就是纳粹,为了让印第安纳帮助他们找到圣杯,而抓住了亨利·琼斯。
Fakat son anda kendi kendini öldürmesi için onu bırakır.雖然她最終設法殺了他。
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.有的時候如果沒有妥善處理,反而會讓自己疲於奔命。
Tercih bunu seyirciye bırakır ki cevap da buradadır.現場觀眾舉手搶答,被點到的觀眾回答。
Starkiller onu serbest bırakır.渔夫因此把它放走了。
Çiftleşmeden sonra erkek dişiyi yavruları yetiştirme görevi ile Yalnız bırakır.与丈夫离婚后,独自将光辉养育成人。
Türlerin hepsi sadece bir yumurta bırakır.牠們一胎可能會生只有一隻蛋。
4-5 yumurta bırakırlar.牠們每次會生4-5隻蛋。
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.我們趕快派同志去追他,勸他回來。
Dinleyenleri güldürür ya da etki bırakır.有人笑,她便跟著笑,或叫人解釋。
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.鄙見以為,既立世家,則須立道學一門。
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.等到雨季来时,它会再次萌发。
Bu doğrudan bağlantı üçüncü taraf geçiş ülkelerini dışarıda bırakır.發表專輯後將消化餘下的國內外行程。
Diego'yu arkalarında bırakırlar.田口的後面。

İlgili Sayfalar