bırakır ile cümle
bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Türlerin hepsi sadece bir yumurta bırakır.Cada postura é composta por um único ovo.
Kadını ofisinde habersizce ziyaret eder, telefonuna mesajlar bırakır.Então, eles vão à emissora de televisão da cidade deixar uma mensagem.
Incendio: Asanın hedefini alevler içinde bırakır.Seu ataque deixa os inimigos em chamas.
Kendini sulara bırakır.Eles tentam evitar afogamentos.
Plana göre Akhalılar savaştan çekiliyor gibi gözüküp, geride çok büyük bir tahta at bırakırlar.Os Gregos fingem abandonar o acampamento, mas deixam para trás um imenso cavalo de madeira.
R2-D2 ve C-3P0'yu odada bırakırlar.Droides famosos incluem R2-D2 e C-3PO.
Yüze sarılan, bu aşamada görevini yerine getirir ve baygın haldeki insanın ağzından içeri bir tüp bırakır.O ato de puxar o fio para fora de sua boca chama a atenção ao fato de trazer algo de dentro para fora.
Evinin tüm yönetimini de ona bırakır.Herdou todos os senhorios de sua casa.
Dişi genelde sadece bir tane kırmızımsı kahverengi lekeleri olan beyaz-sarı yumurta bırakır.Este rabo-de-palha geralmente gera uma ninhada de um ovo roxo pálido com manchas marrom-avermelhadas.
İki nöbetçi ak gezenler tarafından öldürülür, diğeri, Will'i ise serbest bırakırlar.Reanimado como um morto-vivo, ele mata outro batedor, Will.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Hij of zij zetelde op een burcht of ander soort vesting, waarvan de naam werd afgeleid.
Sonunda yine, daha iyi bir geleceğe ilişkin umutlar yerini çöküşe bırakır.Elke hoop op een betere toekomst is nu vervlogen.
Gölün suyu daha sonra buharlaşır ve arkasında çözülmemiş tuzları bırakır.Het zeewater verdampt in het meer en laat het opgeloste zout achter.
Kısacası Jake de Peyton'ı yalnız bırakır.Vervolgens verlaat Peyton Jake.
Baştan çıkan Von Bohm işin ucunu bırakır ve sisteme teslim olur, sonunda da Lola'yla evlenirler.Von Bohm raakt geleidelijk zelf verwikkeld in het systeem door met Lola te trouwen.
4 yumurta bırakırlar.Er worden 4 eieren gelegd.
Diego'yu arkalarında bırakırlar.Hij zet Duffy achterin.
Fakat Kont gizlice ismini verince muhafızlar onu serbest bırakırlar.Als de stadsbewoners zijn naam verborgen hielden, zou hij gratis werken.
Arkasında çok artık bırakır.Het is bijna achter de rug.
Gardiyanlar Juan'ı 211 numaralı hücreye bırakırlar ve yardım çağırmaya giderler.Hij wordt naar cel 211 gebracht, terwijl er hulp wordt gehaald.
Genelde iki tane yumurta bırakırlar.Meestal worden er twee eieren gelegd.
Ancak bu durum onu bazen zor durumda bırakır.Deze houding brengt hem meer dan eens in de problemen.
Genellikle 3-5 yumurta bırakırlar.Gewoonlijk worden er drie tot vijf eieren gelegd.
Yoldan çıkanları ise yalnız bırakırlar.De gemuteerden worden aan hun lot overgelaten.
Çoğu sanatçı zaman içinde şirketi terk ederek Suge Knight'ı yalnız bırakır.De rebelse tiener gaat 's avonds vaak stiekem met haar vriendin Sonja naar de stad.
Sonra kadın kendini suyun akışına bırakır, gider.Daarna rent ze het water in en zwemt ze weg.
Türlerin hepsi sadece bir yumurta bırakır.Alle soorten leggen zonder uitzondering eieren.
Walter, Frances'in odasına döner ve Danny'yi yatağa bırakır.Daarna pakt hij Danny op en rent hij naar Frances' kamer.
Tercih bunu seyirciye bırakır ki cevap da buradadır.De zintuigen nemen deze waarnemingen waar, en de rede reageert hierop.
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.Na hun huwelijk vestigden zij zich in het Gelderse Putten.
Doktor yine Amy ve Rory'ye sesli mesaj bırakır.Nadat Amy terug wordt gestuurd zien de Doctor en River Song de grafsteen van Amy en Rory.
4-5 yumurta bırakırlar.Er worden 4 tot 5 eieren gelegd.
Dönmeden önce de, sandalet ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır.Hij zou zijn zwaard en sandalen onder een steen leggen.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.Als die voor hen een bepaald item vinden, belonen zij de speler.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Het blijkt om een drieling te gaan, allemaal meisjes.
Starkiller onu serbest bırakır.Starkiller laat haar gaan.
Daha sonra gölgede kurumaya bırakırlar.Hierna trad hij in de schaduw.
Marion, Bates Motel’de Norman’ın onun için hazırladığı sandviçi de yarım bırakır.Daarom brengt Norman Marion haar diner in het motel.
Yumurtalarını buraya bırakırlar.Hier kun je hun eitjes vinden.
Bir dişi ortalama 430 adet (en çok 700) yumurta bırakır.Het gemiddelde aantal afgezette eieren per vrouwtje is ongeveer 340 eieren.
Varvara, kilise inşaatını yarım bırakır.Denha II liet de Groene Kerk in 700 bouwen.
Yumurta bırakır.Op eieren lopen.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.Zij zullen zich afwenden naar de wens van de vader van hun dwaling, de demiurg.
Bayrak ile ilgili ayrıntıları kanunlara bırakır.Over de afmetingen van de vlag zijn geen voorschriften.
Hızlı tekmeleriyle rakibini devre dışı bırakırOp die manier probeerde hij zijn concurrenten te snel af te zijn.
İçeriye sadece Eddie'yi bırakırlar ve kumar başlar.Het lukt hem het wachtwoord te kraken en hij begint het spel te spelen.
Böylelikle küçüklere örnek bir kültür mirası bırakırlar.Kleinschalige cultuurlandschappen zijn hiervan een voorbeeld.
Bu buzlar tekrar donduğunda uyduların yüzeyinde izler bırakırlar.Nadat een gletsjer zich heeft teruggetrokken, blijven deze krassen te zien in de rotsbodem.
Mayıs'ta, tüm kuşlar yumurta bırakır.In mei leggen alle vogeltjes een ei.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Czy nie rzucił przeciwko nim ptaków lecących stadami, które obrzuciły ich kamieniami z palonej gliny?
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.Zrzekł się również na rzecz jego rodziców swojego majątku rodzinnego w Bochni.
Birkaç yumurta bırakırlar.Składa następnie kilka jaj.
Yumurtalarını domatesin yaprağına bırakır.Dlaczego rzucam jajami w PiS?
Bir defada 6 yumurta bırakırlar.W każdym takim poziomie jest 6 jajek.
Kölelerini özgür bırakırlar ve Baron’u öldürürler.Zabili oni eskortę i uwolnili hrabiego.
Yanına da bir kartal bırakır.I zapragnąłem mieć orła przy sobie.
Dişiler yuvaya genellikle beyaz dört yumurta bırakır.Samica składa zazwyczaj cztery białe jaja.
Zeus tarafından Hermes, Kalypso'ya Zeus'un emrini iletir ve Kalypso Odysseus'u serbest bırakır.Ten przystaje na prośbę i wysyła Hermesa, by kazał Kalipso uwolnić Odyseusza.
Daha sonra gölgede kurumaya bırakırlar.Później zgniata ją na czole.
Yumurta bırakır.Jest jajkiem.