bırakır ile cümle
bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuğu olmasını isteyenler pencere pervazlarına leylekler için şekerlemeler bırakırdı.ومن يرغب في الإنجاب كان يترك حلوى على باب النافذة من أجل إحضار اللقالق.
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.لكن بسبب عدم مهنية المعلمين أخذت المدرسة تتراجع نحو الحضيض.
Genelde 2-3 yumurta bırakır.الإناث تضع من 2 - 3 بيضات بالعادة.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.خيوط حرير يا أنا يا البنات.
Leylekler bebeği ya annelerine verir ya da bacadan içeri bırakırlardı.وكانت اطفال اللقالق إما أن تعطى لأمهاتهم او تترك داخل المداخن.
Bir önceki kitap, Behzat Ç: Her Temas İz Bırakır'dır.وأيا ما كان فإنها قد سماها النبي صلى الله عليه وسلم فاتحة الكتاب وأمر بأن تكون أول القرآن.
Joel'in ailesi şehirdışına çıkarlar ve evi oğullarına bırakırlar.يسافر والدا جول خارج المدينة ويصبح مسؤولاً عن المنزل في غيابهما.
Yumurtalarını buraya bırakırlar.جمع البيض.
Tüm süt dişleri genellikle daha sonradan yerini kalıcı dişlere bırakır.أسنان الطفل اللبنية تكون عادةً أكثر بياضاً من الأسنان الدائمة التي تتكوّن بعدها.
Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.نيل المآرب تهذيب عمدة الراغب.
Dişiler yumurtalarını diğer kuşların yuvalarına bırakır ve yavruları konakçı kuş besler.يواصل الشريكان لفت انتباه كل منهما للطيور الأخرى طالما لا يحتضنان البيض.
Ve 13 yıl boyunca yalnız bırakır.استمر نفيهم لمدة 13 عامًا.
4 yumurta bırakırlar.3 بيضات.
Vilgax onu serbest bırakır.Boxrec, تحريرها.
Kur'anda Rad Suresi'nde şöyledir: Allah (o yazıdan) dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.فمن خطب الخطبة العلية السامية، فليخطبها بهذا الاسم إن شاء الله تعالى، والله ولي العدل بمنه وكرمه.
Genellikle 3-5 yumurta bırakırlar.وعادة ما يتم وضع أربعة أو خمسة بيضات.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?أو ربما، ZərûyZərûy Bāvel ((بالعبرية: זְרוּי בָּבֶל))، معنى " مُغربل بابل"، إشارةإلى منفاه في بابل.
Mikro etek eğer altına başka bir giysi giyilmediyse poponun alt kısmını açıkta bırakır.بعد الانتهاء من ارتداء الحذاء الجديد، عد إلى غرفة الدرج المخفي.
Dişi yuvaya Nisan'da 7-13 adet yumurta bırakır.وتقوم بوضع ما بين ثلاثة إلى سبعة بيضات في وقت ما بين يناير ويوليو.
"Nasreddin Hoca zorbayı zorda bırakır".'الهضبة' يضع رامي صبري في مأزق!".
Oyunu izleyen herkesin alkışlamasına rağmen Lois Peter'a çok kızar ve yönetmenlik koltuğunu ona bırakır.تحاول الاعتذار بأقصى ما يمكنها، ولكن جان غاضب منها جداً.
Genelde 4-6 yumurta bırakır.أنثاه تحضن من 4 إلى 6 بيضات.
Kölelerini özgür bırakırlar ve Baron’u öldürürler.الإعتاق هو تحرير العبد من عبوديته لمالكه وإطلاق سراحه.
Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.في حزيران تبقى الذرة مثل الخيزران.
Tanrı akıl yürütmeyenleri pislik içinde bırakır.ويجعل الله الرجس على الذين لا يعقلون.
Kaza arkasında 9 ölü ve 115 yaralı bırakır ve Perus istasyonunu tahrip eder.O acidente deixou nove mortos e 115 feridos e destruiu a estação Perus.
Brian, şirketin bu yeni fikirlerinden rahatsızdır ve bunun üzerine sigarayı bırakır.Brian, irritado com as ideias da indústria, para de fumar.
Ayrıca makrofajlar ve Schwann hücreleri, tekrar büyümeyi sağlayan nörotropik faktörleri serbest bırakır.Além disso, os macrófagos e as células de Schwann liberam fatores neurotróficos que aumentam o re-crescimento.
2 beyaz yumurta bırakırlar.Põe 2 ovos brancos.
Yumurtalarını buraya bırakırlar.É também aqui que depositam os seus ovos.
Vali, Michonne'nin sorularını yanıtsız bırakır ve onu Woodbury'de kalma konusunda ikna etmeye çalışır.O Governador ignora suas perguntas e tenta convencê-la a permanecer em Woodbury.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Eu fui muito longe nessa caminhada, com as meninas.
Grup, Jim'i, yolun kenarındaki bir ağacın altına bırakır ve yollarına devam eder.O grupo obedece o pedido de Jim e o deixa debaixo de uma árvore na beira da estrada.
Bölümde, Büyükbaba'nın yeni kız arkadaşı, Retirement Kalesi'nde ölür ve ona, 160.000 dolar bırakır.No episódio, a nova namorada de Abraham Simpson do Castelo dos Aposentados falece, e o deixa com USD 106 mil.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Incapaz de lutar contra seus sentimentos por mais tempo, ela cai em seus braços.
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.Mas como me libertar e libertá-los sem rasgos.
Bebeğin annesi doğumdan kısa bir süre sonra ölür ve babası, Thomas Button, bebeği huzurevinin önüne bırakır.A mãe do bebê morreu após o parto, e o pai, Thomas Button, abandona o bebê no alpendre de um lar de idosos.
Fakat son anda kendi kendini öldürmesi için onu bırakır.Ou para, finalmente, matá-la.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Eles terão que entregar os terroristas, ou eles irão compartilhar o seu destino."
Donna, gerçeklik bombasını devredışı bırakır.Em vez disso, ela descobre como desarmar a bomba.
Charlie Barton'a göz kulak olması için bir paket bırakır.Charlie deixa um pacote com Barton e pede a ele para guarda-lo.
Dinleyenleri güldürür ya da etki bırakır.As pessoas riam, jogavam objetos e até cuspiam.
Leylekler bebeği ya annelerine verir ya da bacadan içeri bırakırlardı.Os bebés eram então dados às mães ou largados pela chaminé.
1983'te Silva Henríquez Santiago de Chile başpiskoposluğunun yönetimini bırakır.Em 1983, Raúl Cardeal Silva Henríquez renunciou ao cargo de chefe da Arquidiocese de Santiago do Chile.
Arkasında kırık kalpler, kızgın koca ve babalar bırakır, sonunda da Don Gonzalo'yu vahşice öldürür.Atrás de si, deixa um rasto de corações partidos até que, finalmente, acaba matando um certo Don Gonzalo.
Deli Kurt her şeyi bırakır ve gider.O mutante, frustrado, a deixa e vai embora.
Çektiği bu resimleri de her gün gizlice erkek arkadaşının posta kutusuna bırakır.Eu, Irmão bro: Tenta apagar todas as mensagens da caixa postal de sua namorada.
Ancak bu durum onu bazen zor durumda bırakır.Este tipo de atenção que, ocasionalmente o deixou em apuros.
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.Toda a família lhe vira as costas e ela tenta o suicídio.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Quando iam embora, a chuva começa a cair.
Jimmy onu bırakır ve yardım olsun diye içindeki parayla beraber cüzdanını verir.Ele dá a ela, juntamente com todo o dinheiro em sua carteira.
Gölün suyu daha sonra buharlaşır ve arkasında çözülmemiş tuzları bırakır.Quando a água do lago evapora, sais e outros sedimentos são deixados para trás.
Tercih bunu seyirciye bırakır ki cevap da buradadır.Nele, o interrogador faz séries de perguntas e o entrevistado responde.
Aida'yı yatıştıramayan Radames, onu öylece bırakır.Incapaz de confortá-la, Radamés deixa Aida em perigo.
Üfleçte erir ve kömür üstünde Cu (bakır) tanesi bırakır.Fica entre a Ponta do Peró e o Morro do Farolete (Ogiva).
Bu yüzden bir bunalıma girer ve işini bırakır.Fuce por aí e me arrume um emprego.
Yapışkan yumurtalarını göl kıyısında kumluk ve çakıllık yerlere bırakırlar.Eles costumam colocar seus ovos em locais rochosos perto da água.
Bunu gören hizmetçilerinden biri hemen elinden yumurtayı alır ve elleri yanmış biçimde bırakır.Uma das suas servas corre para tirar o ovo de suas mãos, mas ela queima suas mãos no processo.
Birkaç yumurta bırakırlar.Põe 2 ovos.
İnsanlar çöplerini dışarı bırakırlar.Moradores abandonam rua da boate.