bırakır ile cümle
bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uzayda Surfer onu yakalar ve boşluğa bırakır.L'entità afferra Farman, lo sbatacchia nell'aria e lo scaglia contro l'astronave.
Tom her zaman bisikletini kirli bırakır.Том всегда бросает свой велосипед грязным.
O her şeyi son dakikaya bırakır.Он всё оставляет на последнюю минуту.
O her zaman bulaşıkları lavaboda bırakır.Она вечно грязную посуду в раковине оставляет.
Somon balığı yumurtalarını tatlı suya bırakır.Лосось откладывает икру в пресной воде.
Kur'anda Rad Suresi'nde şöyledir: Allah (o yazıdan) dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.На данный счёт существует хадис: «Знание — свет, который Аллах зажигает в сердце того, кого пожелает».
Nomad ve Psycho köye sızar ve rehineyi serbest bırakır.Номад с Психом пробираются в деревню и освобождают заложницу.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Не боится человека и подпускает к себе на близкое расстояние.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Аида не может больше бороться со своими чувствами падает в его объятия.
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.Незнайка и его друзья поспешили за ним, чтобы превратить его обратно в человека.
Bu yüzden eskiden, değirmenin müşterileri öğütülen undan ona da pay bırakırlarmış.Тогда же и начали ставиться на донышках сосудов клейма изготовлявших их мастеров.
Bir önceki kitap, Behzat Ç: Her Temas İz Bırakır'dır.В первой книге (до нас не дошла) приведены общие рассуждения о зрении и свете.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Или же он разъединял колонки и делал в них дыры.
İki nöbetçi ak gezenler tarafından öldürülür, diğeri, Will'i ise serbest bırakırlar.Чудовища убивают двух дозорных, но по какой-то причине оставляют Уилла в живых.
Dişiler yuvaya genellikle beyaz dört yumurta bırakır.В кладке как правило четыре белых яйца.
İnsanlar çöplerini dışarı bırakırlar.Молодая девушка собирает мусор.
Price Makarov'u bırakır ve oradaki balkona atlar, Makarov öylece asılı kalır ve ölür.Прайс отлетает на балкон, а Владимир Макаров погибает, повешенный на тросе.
Dişi kondor sıklıkla tek bir beyaz yumurta bırakır.Кладка обычно состоит из одного белого яйца.
Genelde iki tane yumurta bırakırlar.Откладывают обычно 2 яйца.
Diaz'ın konağına vardıklarında Lance Tommy'yi bırakır ve tekneyle uzaklaşır.Взяв автомобиль Джимми, он оставляет Тэдди ни с чем и уезжает.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Карогоды с девками по улице водили.
Ama "Ya bizi serbest bırakırsınız ya da biz bazı şeyleri ifşa ederiz" deyince serbest bırakıldılar.Я только прошу тебя, Слобо: когда тебя будут вешать, вспомни эти мои слова».
Yaz aylarında kıyılara kadar yaklaşıp, yumurtalarını taşların, yosunların arasına bırakırlar.Во второй половине лета и осенью дятел переключается на семена и плоды растений, в том числе орехи и ягоды.
Bir kişi olay yerinden bir şey alır veya orada kendisinden bir şey bırakır.Путник Путник — странник; тот, кто находится в пути; идёт или едет куда-либо.
Rus-İsveç savaşı devam ettiği için I. Petro Kafkasya girişimini kenara bırakır.После смерти Петра I, Россия оставила Кавказ.
Hücre kapısı anahtarını da bu iki kisiye bırakırlar.У них же хранятся и ключи от её дверей.
Sayid'i ise casus olarak bırakır.А Саид остаётся шпионить за людьми Уидмора.
Ama Loki kendini boşluğa bırakır.Локк остается на пустом поле.
Dişileri 4000 yumurta bırakır.Самка откладывает до 4000 яиц.
Yumurtalarını buraya bırakırlar.Откладывают яйца.
Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.Осенью питается ягодами бузины.
Ama hayal kırıklığına uğrayınca okulunu da bırakır.После разрыва с ней уходит из школы.
Ayrıca havalandırma deliği de bırakır.К нему также крепится воздушный баллон.
Yıldırım Bayezid Onu Serbest Bırakırken Şöyle Demiştir: "Yine Gelin, Yine Gelin de Yeni Zaferler Kazanalım."И только мы вошли, он сказал: «Этот, этот и этот эпизоды надо вырезать!»
Yumurta bırakır.Откладывает яйца.
6 hafta sonra ilk kez katı gıdalarla da beslenmeye başlayıp, 7 ay sonra sütü tamamen bırakırlar.Через 3 недели они впервые принимают твёрдую пищу, через 4 недели они отлучаются.
Dişiler tek seferde 400 - 500 yumurta bırakırlar.Самка откладывает 400—500 яиц.
Diego'yu arkalarında bırakırlar.Позади за ними идёт Гойя.
Doyle kendini feda etmeden önce imgelemlerini Cordy'e bırakır.Именно ей Дойл передал свои пророческие способности перед смертью.
Çiftleşmeden sonra erkek dişiyi Yalnız bırakır ve gider.Во время спаривания самец держит самку за лодыжки и туловище.
İçeriye sadece Eddie'yi bırakırlar ve kumar başlar.Не обратив на это внимание, Боб идет в игровой зал и начинает играть.
Bir defada 6 yumurta bırakırlar.В кладке 6 яиц.
Deli Kurt her şeyi bırakır ve gider.Живчик наотрез отказывается и уходит.
Aida'yı yatıştıramayan Radames, onu öylece bırakır.Радамес, понимая, что не может успокоить Аиду, оставляет её с болью.
Nöbet, panik olanı takatsiz bırakır.Бригада отошла без паники и спешки.
"Gay turist döviz bırakır".А после, разумеется, отправимся в гастрольный тур».
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Когда все мокрецы покидают город, дождь прекращается.
Çok zor çalışıyor.Çoğu zaman Aileyi Yolda Bırakır.Ребёнок не приживается в семье, часто уходит из дому.
Küçük türler en az 12, büyük türler ise en az 3 yumurta bırakırlar.Вторые кладки меньше и насчитывают всего 3 яйца.
Kadın Max'e yüksek dozda Valkyr verir ve öleceğini umarak onu orada bırakır.Она вводит Максу смертельную дозу «Валькирии» и оставляет его умирать.
Türlerin hepsi sadece bir yumurta bırakır.Птицы откладывают только одно яйцо.
Elinizdeki eşyaları nasıl satar veya rehin bırakırsınız?Спасете ли вы эту деревню или позволите ей сгореть?
4-5 yumurta bırakırlar.Откладывает 4—5 яиц.
Glory, Ben'i bir seçim yapmak mecburiyetinde bırakır.Бену приходится вынести дверь силой.
Kısacası Jake de Peyton'ı yalnız bırakır.Тогда Уильям самовольно освобождает Джека Воробья.
Bu aşamada peynir kendi suyunu bırakır, bundan sonra sertleşmesi icin baskıya alınır.После этого сыр вымачивают в рассоле и выкладывают для вызревания.
Tau'ri insanlarını kendi başlarına bırakır.Норма требует оставить их наедине.
Bunun üzerine Fred parayı masanın üstüne bırakır.عندئذ ترك Fred المال على الطاولة.
Bir kişi olay yerinden bir şey alır veya orada kendisinden bir şey bırakır.الاشتقاق من الشق وهو أخذ الشيء من الشيء أو أخذ شقه؛ أي نصفه.
Bir gün koşmayı aniden bırakır ve evine döner.في يوم من أيام ركضه توقف فجأةً وعاد إلى منزله.