bırakın ile cümle
bırakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yiğit Jin, umarım kızmadın palavra sıkmayı bırakınHero Jin, I hope you don't mind Stop fooling around with me
Tatlı dili bırakın!Stop sweet talking him!
Peki, birakin da size aciklayayim... Gelmis gecmis en zeki adamin Iskoc oldugunu.So let me just explain to you that the smartest man ever was a Scotsman.
Bu şekilde bırakınJust keep at it.
Esnek olun, açık fikirli olun, bırakın en iyi fikirler kazansın.Be flexible, be open-minded, let the best ideas win.
Alevi söndürün ve üzerine su dökün yada soğumaya bırakın, piston aşağı hareket etsin.Take it off the flame and pour water on it, or let it cool down, the piston moves down.
Beni bırakın,beni bırakın,beni bırakın.Let me go, let me go, let me go.
Lütfen Young-goon'u serbest bırakın.Please release Young-goon.
Lütfen onu hemen serbest bırakın.Please release her soon.
Onu rahat bırakın!Let her go!
Bırakın gitsin.Let her go.
Lütfen mesajınızı ve numaranızı bırakın.Please leave your message and number.
Lütfen bip sesinden sonra... ...sesli mesajınızı bırakın.You will be connected to the voicemail. Please leave a message after the beep.
Lütfen bip sesinden sonra adınızı ve mesajınızı bırakınız.Please leave your name and number after the beep.
Bırakın girsin. hoş geldin kuroo geleceğini biliyordumLet him through. Welcome, Kuroo. I knew you would come.
Lütfen bip sesinden sonra mesajınızı bırakınız.Please leave your name and number after the beep.
Bırakın, beni eskisi gibi sorumsuz amcası olarak bilsin.Let me go as the usual carefree uncle one last time.
Tamam, balonu bırakın, balonu bırakın, balonu bırakın.(Video) Radio: Okay, release the balloon, release the balloon, release the balloon.
Pekala onu olduğu gibi bırakın.Allright leave him be.
Silahları bırakın! Bırakın silahları!Drop you guns!
Üstelik yalnızca tek bir dokunuşla... Bırakın hayatınız sınırları zorlasın.Just one simple touch... and life gets a little bigger.
Bana bırakın !Let me take care of him.
Siz bunu bize bırakın... hadiLet us handle it, go in... Let's go.
Kızdan bahsetmeyi bırakın da acele edin.Stop talking about the girl and let's hurry.
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin."For example, Dan Pink's talk on motivation, which was pretty good, if you haven't seen it:
O zaman bırakın gideyim.Then let me go.
Ve bunu Hollywood'a bırakın.And leave it to Hollywood to get it just right.
Bana bırakın, her şeyi ayarlarım.Leave it to me, and I'll fix everything.
Böyle ağıt yakmayı bırakın;Give up this type of lamenting;
Prana Resorts & Spa, Koh Samui'de dünyayı arkanızda bırakın ve yaşamı yeniden keşfedinLeave the world behind and rediscover the essence of life at Prana Resorts & Spa, Koh Samui
Cuihong, lütfen ona karşı çok korumacısın, bırakın içsin..Cuihong, you're exceptionally nice to him
Hadi efendim bırakın içsin..You're blushing...
Bırakın şimdi bunu,Nonsense
Bırakın onları ben sorgulayayım.let them leave and we won't turn them in
Bay Lu, Bırakın Şehir Muhafızları, arama yapsınlar o zaman !Mr. Lu, The Black Whirlwind is gone
Bırakın gitsinler.There's no point to go after them
Lütfen bırakın bir karar vereyim Bay Chai.Please leave, Mr. Chai. I'll make a decision
Bırakın onları..Surround them
Bırakın savaşçıları ben seçeyim.I think we'll have to do something about this
Eşya yığınını geride bırakınca üzerine kilit vurman gerekir.And when you leave your stuff you gotta lock it up.
Bizi biraz yalnız bırakın!Please leave.
Bırakın beniLet go!
Şunu, ordakini bırakın.That one, just leave it there.
Sadece büyük kar yapmak ve sonra bırakınNot just make big profits and then leave
Bunların çoğu tedavi edilmezse atık serbest bırakın.Most of them release waste untreated.
Yalnız erkekle yatmamış genç kızları kendiniz için sağ bırakın.But all the girls, who have not known man by lying with him, keep alive for yourselves.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Also pull out some for her from the bundles, and leave it, and let her glean, and don't rebuke her."
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Please return. Let there be no injustice. Yes, return again. My cause is righteous.
‹‹Susun, bırakın ben konuşayım, Başıma ne gelirse gelsin."Be silent, leave me alone, that I may speak. Let come on me what will.
Bırakın ben de konuşayım, Ben konuştuktan sonra alay edin.Allow me, and I also will speak; After I have spoken, mock on.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Beware lest you say, 'We have found wisdom, God may refute him, not man;'
‹‹Saflığı bırakın da yaşayın, Aklın yolunu izleyin.Leave your simple ways, and live. Walk in the way of understanding."
‹‹Kadını rahat bırakın›› dedi İsa. ‹‹Neden üzüyorsunuz onu? Benim için güzel bir şey yaptı.But Jesus said, "Leave her alone. Why do you trouble her? She has done a good work for me.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.But Jesus answered, "Let me at least do this"--and he touched his ear, and healed him.
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jesus answered, "I told you that I am he. If therefore you seek me, let these go their way,"
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın!Discard both the visible and invisible sin.
Hemen müt'alarını verin (biraz geçimlik verip memnun edin) ve onları güzellike serbest bırakın.But provide suitably for them, and let them go with honour.
Fir'avn dedi: "Bırakın Musa'yı öldüreyim de, Rabbine yalvarsın (bakalım O, Musa'yı kurtaracak mı?)"Let me kill Moses," the Pharaoh said, "and let him call to his Lord.
Şayet gebe iseler, yüklerini bırakıncaya kadar onların geçimini sağlayın.If they are pregnant, then spend on them until they give birth to the child.
Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız, faizden artakalanı bırakın.O believers, fear God and forego the interest that is owing, if you really believe.