bırakın ile cümle
bırakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""I don't know, put it in the lost and found."
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignore those creeping fears that we have finally hit the wall.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.So stop worrying and keep shopping.
Bunu bize bırakın.Leave that up to us.
Yani bırakın arabalar dedikodunuzu yapsın.So let your car gossip about you.
Prenses halka karşı bir kabahat işledi. Bu yüzden bunu mesele etmeyin bırakın.The princess has already apologized publicly for it, so won't you stop bringing it up.
Bırakın onu!Let her go.
Efendim, lütfen kalkın. Bilgisayarı bana bırakın.Sir, I need you to cease and desist.
Gerisini bana bırakın.I'll take it from here.
Çünkü herhangi bir Merkez Bankası rezervleri için döngü, bırakın teknik olarak mümkün değildirloop.
Telefonumu açasım gelmiyor sinyalden sonra mesajınızı bırakınDon't feel like picking up my phone So leave a message at the tone
Telefonumu açasım gelmiyor, sinyalden sonra mesajınızı bırakınDon't feel like picking up my phone So leave a message at the tone
Onu rahat bırakın ! Dinlenmesi gerek !Don't disturb him, let him have a rest.
Senatör Romney, "Bırakın Detroit iflas etsin" dedi.Now when Governor Romney said we should let Detroit go bankrupt.
Sayın Başkan, bırakın da bitireyim.Mr. President, let me finish.\ (CROSSTALK)\ ROMNEY:
Bırakın gideyim!Let me go!
Bir kaç tanesini olduğu gibi bırakın ki çeşitlilik olsun ve bukadarApply similar random patterns to the remaning nails to create a set
Yaklaşık 30 dakika kadar ısıtın, bir saatliğine soğumaya bırakın.It heats up for about 30 minutes, cools for an hour.
Yaramazlığı bırakın !Stop playing around, you two.
Sizin için çok ağırım ! - beni bırakın ! - hayır ! asla !Princess, you are too weak to carry me.
Güzel ! önce bırakın demlensin birazLet her have the drug fix first
'O, reddediyor,' Kral, şunları söyledi: 'o kısmı dışarıda bırakın.''He denies it,' said the King: 'leave out that part.'
Kendinizi özgür bırakınStań się wolnym!
Bu lanet gezegendeki her şeyin üzerine fiyat etiketi koymayı bırakın!Quit putting a godamm dollar sign on every fucking thing on this planet!
Bırakın gidelim!Let go!
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mr. Intern, cut the boring crap and show us some honestly.
Ama bu insanlar, size sadece ölülerle karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --But these people, they tend to tell you that not only can they communicate with the dead --
Bırakınız batsınlar.You had all of these banks that were too big to fail.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Well then, stop clapping.
İddiayı kazanmak için ruloyu yan bırakınTo win the bet, simply drop the tube on its side.
İlk üçüne bir sıvı koyun ve diğer üçünü boş bırakınPut liquid in these three, and leave the other three empty.
Dr. Haneda, tesis adayı gerekten geliştirebilecek mi? bunu işi bana bırakınSenator Tanaka, can we really expect a resort on Iriomote Island?
Sana dua ediyorum, bana kendimi gece bırakın, ben birçok orisons ihtiyacı varI pray thee, leave me to myself to-night; For I have need of many orisons
Ben ölecek. Ve onu bırakın; hayat, yaşam, ölümün.And leave him all; life, living, all is death's.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Since you did leave it for my office, sir.
Beni bırakın, ben sana teklif şey yapmak.Leave me, and do the thing I bid thee do.
Her şeyi bırakın.Let everything go.
Bırakın her şeyi gitsin şimdi.Let everything go now!
Ne yaptığınız umurumda değil. Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "I don't care what you're doing, you've got to stop doing it, so you can have this meeting."
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Let the gratefulness overflow into blessing all around you, and then it will really be a good day.
Alttaki denklemi aynı şekilde bırakın. x artı 3y eşittir 5.And the bottom equation we're keeping the same. x plus 3y is equal to 5.
Bırakın dedim!Put me down! Let go!
Onu kendi haline bırakın.How could she not show up for the press conference?
Yuva son tutturulmuş iki vidayı bırakınLeave the two screws fastened in the slots for last
Çatı panel yan panel vida yuvalarını hizalayın ve özenle yerine bırakınAlign the slots in the roof panel with the side panel screws and carefully drop it into place
- Lütfen bizi biraz yalnız bırakın.- Please give us some room.
Aradığınız kişiye ulaşılamıyor, lütfen mesajınızı bırakın.You cannot be connected, after the beep please leave a message.
Bırakın onu.Just Ieave him.
Beni alabilirsiniz, ama onu bırakın!You can have me, but Iet her go!
* bırakın lütfen ** please leave us *
Bırakın beni ! siz kimsiniz ?Let me go! Who are you?
Lütfen bip sesinden sonra mesajınızı bırakın.Please leave a message after the tone. [Certificate of Donation] Donor: Lee Seol, Amount:
Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor. Lütfen bip sesinden sonra mesajınızı bırakın.No one is available to answer your call.
Bırakın lütfen, ben yaparım.It's okay. Let me do this.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.We can't know what's going on in -- let alone an insect's -- another human being's mind.
Kalemleri bırakın.Bırakın dedim!Pencils down. Down!
Durumu, "onlara kim olduğumu anlatıp gösterebildim" hissiyle bırakın.I really feel like I got to say who I am and show who I am.
Bırakın bunları.Who's done this? Get a fucking life.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Forget nuclear holocaust; it's the fork that we have to worry about.
Tamam, makaslarla falan oynamayı bırakın ve saçmalamayı kesin kafiye yapmama gerek yokOk quit playin' with the scissors and shit and cut the crap