bırakın ile cümle
bırakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tüm mahkumları serbest bırakın.Release all the prisoners.
Köpekleri serbest bırakın.Release the dogs.
Kitapları burada bırakın.Leave the books here.
Bırakın Tom canı ne istiyorsa yapsın.Let Tom do what he likes.
Ya ikisini de bırakın ya da hepinizi öldürürüm.Let both of them go or I'll kill you all.
Başkalarında kusur bulmayı bırakın.Stop finding fault with others.
(Türkçe: Rehineleri serbest bırakın!) ve "Freedom!"(English: Free the hostages!) and "Freedom".
Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler mantığı hakimdir.Be ye converted; become wise."
Eğer bir şey dünyadan derine inmek istiyorsa bırakın denesin.If a thing wants to go deeper down than the earth, let it try.
Yalan söylemeyi bırakın" şeklinde açıklama yaptı.They were lying," he explained.
Bırakın Taylor kendini tanıtsın.Let Taylor introduce it herself.
Genç erkekler savaş için tarlalarını bırakınca, İngiltere ve Almanya'da yiyecek üretimi düştü.As young men left the farms for the front, domestic food production in Britain and Germany fell.
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.But if they repent and establish the prayer, and give Zakah, then leave them alone.
Bırakın olsunlar -iyi ya da kötü.Det beste – på godt og vondt.
Egoyu kabul edin ve onu kendi haline bırakın.Take your burden to the Lord and leave it there.
Bırakın bizim için bir şeyler yapsınlar.To do things for them.
Sonra davulcu Ivar de Graaf grubu bırakınca yerine Ciro Palma geldi.Also subsequently Ivar de Graaf left the band and was replaced by Ciro Palma.
Marzia Caravelli dördüncü engeli atlayamadıktan sonra yarışı bırakınca diskalifiye edildi.Marzia Caravelli stopped running after failing to clear the fourth hurdle and was disqualified.
O’na o güzel isimleriyle dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın."They shall call thee blessed and deliver thee from thine enemies.
Hemen, şimdi tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın.He evicted the Moravian Brethren.
Bırakın çilesi neyse çeksin.""Ueber das Saftsteigen" .
Şarkıları da bırakın, canımı istesin, canımı vereyim" demiştir.Please help me otherwise I will die."
Burns, ilk kez bu bölümde "köpekleri serbest bırakın" demektedir.The episode marks the first time Burns refers to "releasing the hounds".
SpaceX Omelek'ten Falcon 1'i kullanmayı bırakınca vazgeçmiştir.SpaceX began launching Falcon 1 rockets from Omelek in 2006.
Bunları Afganistan'a götürüp savaşın orta yerinde bırakın."Let them give it to the French and let the slaughter cease’."
1 için "Bırakın albümün hepsini, yarısı dahi hit olamadı.1 in his review and wrote: "Forget the whole album, not even a half of it was a hit.
Bırakın hakiki fıtratınız zuhur etsin.ตั้งรักษาการเจ้าอาวาสธรรมกาย .
Katlanın, bırakın kadınlar gibi ağlaşmayı.Abashed, he let the women pass on.
Aynı zamanda bu maddeleri bırakınca oluşan etkileri küçültür.The short-term effects are also harmful.
Sevmeyeni hadi bırakın doğasına.Let him not love the earth too deeply.
Sahayı nasıl bulmak istiyorsanız öyle bırakınız.If you want to see the map, see here.
O zaman bırakın çılgınlar gibi Özgürlük şarkıları söyleyelim.We Shall Overcome, Songs of Freedom Riders and the Sit-Ins.
Lütfen İsrail'i rahat bırakın ve ben de daha güzel pencereler yapayım." dedi."ישראל היום | דרעי ובנט סיכמו לשתף פעולה".
Pekala işte başlıyoruz, buradan... geri çekin ve bırakın. Sıkıştırıyoruz.then up, ok, so if you look at it again, then you see the big difference.
Bir süre sonra, beni yalnız bırakın.Leave me alone, then, for a while.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Let the gratefulness overflow into blessing all around you.
Veloci-Ti deneyimiyle içinizdeki gücü serbest bırakın.Experience Veloci-Ti to unleash the power within you.
Size vereceğim ... elimi serbest birakin once...I'll give it... I will give it to you, so first release this hand...
Oyunu bırakın kızlar. "routine" Fransızca ne anlama gelir biliyor musunuz?Stop playing a little girl. You know what "routine" means in french?
Okey, kapıcıya biletleri bırakınOkay, leave the tickets with concierge.
Bırakın beni!Let me go!
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Go back and drop your stuff at the clubroom.
"Şapka bırakın, o beyaz bir bez ile çok belirgin bir konuşma dedi."Leave the hat," he said, speaking very distinctly through the white cloth.
Ve gitmeme bırakın.And leave me go.
"Bırakın içeriye gireyim."Lemme go inside.
Sen bittiyse ardından bırakın lütfen.If you're done, then please leave.
Lütfen beni ders saatleri dışında rahat bırakın.If it is not class time, please just leave me alone.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarAnd when the bronchi no longer have cartilage around them, they're no longer rigid.
Diyafram büzüşmeyi bırakınca, kemer görüntüsüne geri döner.And then when we stop contracting the diaphragm, it goes back to this arched position.
Lise terk olmayı bırakın.Stop being this high school dropout.
Pes etmeyi bırakın.Stop being afraid to go to college because your daddy didn't go and your mama didn't go. ♪ ♪
Kaldırımda uyumayı bırakın.Stop sleeping on the streets.
Hiç bir şeyiniz yokmuş gibi Fico Bulvaırnda dolaşmayı bırakın. Gİdin ve liseyi dışarıdan bitirin.Stop walking up and down Fico Avenue like you ain't got nothing and get your GED.
Sınava girmekten korkmayı bırakın.Stop being afraid to take a test.
Ama önce üstünü arayın..--Aslında, bırakın da ben arayayım.Oh, but frisk him first.
Lütfen beni rahat bırakın.Please let me be.
Bırakın gitsinler.[Alkış][Applause] let them go. [Applause]
Bunu bana bırakın!Let me handle this!
Burası Stephanie ve Randy'nin evi, bize mesaj bırakın.In a good way. I've been training my whole life for this.
Bırakın burada kalayım.Let me stay here.