Serbest bırakılması için yürütülen kampanyalardan sonra 2011 yılında serbest bırakıldı.Il est reporter à Libération depuis 2011.
Çalışma hakkından yoksun bırakılmak.Il nous manque l'habitude du travail.
Serbest bırakılmasının ardından bu dönemde devrimci faaliyetlerine devam etti.À sa libération, il reprit ses activités révolutionnaires.
Önemli nokta, ıslanmamış ekmek bırakılmamasıdır.Il faut être attentif à ne pas laisser le pain brûler.
Bu sırada büyük miktarda enerji serbest bırakılmaktadır.La quantité d'énergie libérée est énorme.
Çünkü bırakılması gereken bir esaret gerçekten mevcut muydu ki?Comment pouvait-on s'empêcher de croire à une chose qui était là, qui existait manifestement ?
Özellikle mangal için yakılan ateşin söndürülmeden bırakılması.Il a lieu par exemple lorsque l’on se brûle le doigt.
Bu geçiş hatası, bir hafta sonra yapı 10149'un serbest bırakılmasıyla düzeltildi.La production s'arrêta en mars 1944 quand l'usine reprit la construction du Bf 109G.
Çöp ve gıda açıkta bırakılmaz.Aucun logement ni nourriture ne sont fournis.
Sigara ve alkol bırakılmalıdır.Le tabac et l'alcool en font partie.
En az iki saat kurumaya bırakılması gerek.Hay que dejarla secar al menos dos horas.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Ninguno fue dejado con vida; no hubo piedad ni de mujeres ni de niños.
Augustus çocuğu reddetmiş ve terk edilmesini ya da ölmesi için dağa bırakılmasını emretmişti.Augusto rechazó al niño e hizo que lo abandonaran, en una montaña para que muriera.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Aterrado, Walter ordena que liberen a Luisa.
Mayıs ortasında hükümetten hapisteki altı Yahudinin serbest bırakılması kararı çıktı.A mediados de mayo, el gobierno envió órdenes para liberar a los seis prisioneros judíos restantes.
Bu girişim, serbest bırakılmalarına neden olmuştur.Esta es la razón de su destitución al ser liberado.
Hemen serbest bırakılmayı beklerlerken savunucular esir köle olarak alındılar.Al finalizar la defensa algunos esclavos fueron liberados como premio.
İmparatoriçe Pyotr'un masumiyetine inandırılmıştır ve Pyotr'un serbest bırakılmasını emreder.Catalina II está convencida de la inocencia de Piotr y ordena su liberación.
Eğitim-öğretim imkânlarından yoksun bırakılmak.Falta de oportunidades educacionales.
Marsilya'da kocasının bırakılması ve yurtdışına çıkma olanakları için çaba gösterdi.En Marsella intentó conseguir la liberación de su marido en cuanto hubo posibilidad de salir del país.
Kraldan mükafat olarak Radames, esirlerin hayatının bağışlanmasını ister ve özgür bırakılmalarını talep eder.Como recompensa por parte del rey, Ramadés le ruega que no mate a los prisioneros y los libere.
NIST'in bu açıklaması SHA-1'in bırakılma hızını arttırmıştır.En cualquier caso, la NSA aumentó en ese momento la seguridad del SHA-1.
Soyulan kabuk rulo hâlinde bırakılmayıp düzleştirilir.Hacerlos rotar como una hélice está prohibido.
Sigara ve alkol bırakılmalıdır.Tabaquismo y alcoholismo.
Tüm sosyalist partilere ait siyasi mahkûmlar ve işçi sınıfına mensup tüm mahkûmlar serbest bırakılmalıdır.Libertad de todos los presos políticos y dirigentes obreros detenidos.
Ancak yiyeceklerin gereğinden fazla bir süre ızgara üzerinde bırakılmaması gereklidir.La carne no debe conservarse más de un día.
Tümüyle dolduğunda kapatılarak öylece bırakılması tasarlanmaktadır.Cuando está suficientemente cubierto de ellos se retira.
Tecrit (izolasyon veya hiçleşme), bir insanın dış dünyadan koparılarak kendi haline bırakılması olayıdır.El martilleo interior se vuelve algo que sucede en el exterior.
Sigara içiliyorsa bırakılmalıdır.Además estaba permitido fumar.
Temel soru ise neler devlet kontrolüne bırakılmalı, neler bireye bırakılmalıdır?Según el gobierno, es momento de ver qué se puede mantener y qué hay que cambiar.
Gerçekten bütün istediğim yalnız bırakılmak.In realtà tutto quel che voglio è essere lasciato solo.
Yalnız bırakılmayı tercih ederim.Preferisco essere lasciato solo.
Biz sadece yalnız bırakılmak istiyoruz.Vogliamo solo essere lasciati in pace.
Asla sıcak bir havada arabada bırakılmamalıdır.Non dovrebbero essere tenute in automobile durante il periodo caldo.
Yakalandığında, serbest bırakılması için kardeşinin nüfuzunu kullandı.Quando veniva arrestato usava l'influenza di suo fratello per essere rilasciato.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.Una somma di 120 000 monete d'oro fu versata per il pagamento della libertà dei prigionieri.
Sigara ve alkol bırakılmalıdır.Fumo e alcol.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Nessuno di loro fu lasciato in vita, né le donne né i bambini furono risparmiati."
O zamandan beri, hiçbir güncelleştirme serbest bırakılmadı.EA non ha ancora dato una possibile data di rilascio.
Serbest bırakılması için uluslararası bir dayanışma kampanyası başlatılır.In seguito alla condanna si sviluppò un vasto movimento internazionale di protesta volto alla sua liberazione.
Serbest bırakılmasının ardından bu dönemde devrimci faaliyetlerine devam etti.In seguito alla sua scarcerazione riprese le sue attività rivoluzionarie.
Kraldan mükafat olarak Radames, esirlerin hayatının bağışlanmasını ister ve özgür bırakılmalarını talep eder.Radamès per amore di Aida chiede come esaudimento del desiderio offertogli dal Re il rilascio dei prigionieri.
Zorunlu değildir ancak yorum bırakılması tavsiye edilir.La registrazione non è obbligatoria, ma consigliata.
Her yıl yaklaşık olarak 5-10 hane göç etmek zorunda bırakılmaktadır.Oggigiorno solo 5-10 persone vi abitano tutto l'anno.
Bu sırada büyük miktarda enerji serbest bırakılmaktadır.Ciò libera in tempi brevi una grande quantità di energia.
Bu girişim, serbest bırakılmalarına neden olmuştur.La dote che ricevette fu il suo affrancamento.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.Per ridurre il rischio, venne eseguita una pulizia all'azoto prima del lancio.
1981'de Faşistlerin darbe girişiminin sonuçsuz bırakılmasında önemli rol oynadı.Nel 1981 fu tra le forze golpiste del fallito colpo di stato.
Bunların yanı sıra yüksek vergiler Afrikalılar tarafından ödenmek zorunda bırakılmaktaydı.Proprio per questo veniva sempre preso in giro dagli altri afroamericani.
Bu çalışmalar süresince hiçbir zaman kadın çiftçilerimiz yalnız bırakılmayacaktır.Evidentemente, i maschi di questa specie (presupposti cat-men) non compariranno mai sulla terra.
Cenaze evi yalnız bırakılmaz böylece acıları unutturulmaya çalışılır.Su disposizione della Stasi anche i funerali potevano non essere autorizzati.
Şarkılar arasında var olan büyük benzerliklere rağmen İspanya yarışma dışı bırakılmamıştır.Curiosamente, al contrario del resto del paese, la corrida è vietata nelle Canarie.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Напуганный Вальтер приказывает освободить Луизу.
Taraflardan biri Şalit’in Hamas koşullarıyla bırakılmasını destekledi.Один лагерь поддерживал освобождение Шалита на условиях ХАМАСа.
ABD’de bu amaçla Küba Beşlisinin Serbest Bırakılması için Ulusal Komite kurulmuştur.В США действует организация «National Committee to Free the Cuban Five».
Mayıs ortasında hükümetten hapisteki altı Yahudinin serbest bırakılması kararı çıktı.В середине мая был послан приказ освободить шесть оставшихся евреев из заключения.
Zorunlu değildir ancak yorum bırakılması tavsiye edilir.Её применение необязательно, но рекомендуется из соображений надёжности.
Kobaylar her gün en az bir saat serbest bırakılmalıdır.Осужденные пользуются правом ежедневной прогулки продолжительностью не менее одного часа.
Keyfi olarak tutuklanan ve gözaltına alınanların serbest bırakılması talep ediliyor.Освободить всех, осужденных за их хранение и сбыт.
Ancak yiyeceklerin gereğinden fazla bir süre ızgara üzerinde bırakılmaması gereklidir.Только в этом случае вина могут храниться в течение долгого времени.