Ana içeriğe geç
Sözlük

bırakılma ile cümle

bırakılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yalnız bırakılmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to be left alone?
Tom yalnız bırakılmalı.Tom should be left alone.
Tom yalnız bırakılmaktan nefret ediyor.Tom hates being left alone.
Tom yalnız bırakılmak istiyor.Tom wants to be left alone.
Bazı şeyler olduğu gibi bırakılmalıdır.Some things should be left as is.
Tom geride bırakılmamalıdır.Tom must not be left behind.
Hiç kimse farklı hissetmek veya dışarıda bırakılmak istemiyor.No one wants to feel different or left out.
Tom bırakılmayı hak etti mi?Did Tom deserve to be let go?
Fadıl serbest bırakılma koşullarını ihlal etti.Fadil violated the terms of his release.
Tom yalnız bırakılmak istemedi.Tom didn't want to be left alone.
Hiç kimse böyle bir aşağılanmaya maruz bırakılmamalıdır.No one should be subjected to such humiliation.
Kimse böyle bir cezaya maruz bırakılmamalıdır.No one should be subjected to such a punishment.
Tom hapishaneden asla serbest bırakılmayacak.Tom will never be released from prison.
Tom gerçekten yalnız bırakılmak istiyor mu?Does Tom really want to be left alone?
Tom sadece yalnız bırakılmak istediğini söylüyor.Tom says he just wants to be left alone.
Tom'un istediği tek şey yalnız bırakılmak.All Tom wants is to be left alone.
Sami serbest bırakılma şartlarını ihlal etti.Sami violated the terms of his release.
Tom ve Mary sadece yalnız bırakılmak istiyor.Tom and Mary just want to be left alone.
Sami'nin serbest bırakılması ilk sayfa haberiydi.Sami's release was frontpage news.
Tom henüz serbest bırakılmadı.Tom hasn't been released yet.
Ben yalnız bırakılmak istedim.I wanted to be left alone.
Yalnız bırakılmaktan nefret ediyorum.I hate being left alone.
Tom asla hapishaneden bırakılmayacak.Tom is never going to be released from prison.
Tom'un istediği şey tek başına bırakılmaktı.What Tom wanted was to be left alone.
Tom yalnız bırakılmak istemiyor.Tom doesn't want to be left alone.
Sami'nin serbest bırakılması planlanıyordu.Sami was scheduled for release.
Tek istediğim yalnız bırakılmak.All I want is to be left alone.
Sami asla halka geri bırakılmayacak.Sami will never be released back to the population.
Gerçekten yalnız bırakılmak ister misin?Do you really want to be left alone?
Robert yalnız bırakılmak istedi.Robert asked to be left alone.
O kapı asla açık bırakılmadı.That door was never left open.
1 Haziran 1979'a kadar kalıcı olarak serbest bırakılmayacaktı.He would not be permanently released until June 1, 1979.
Speer'in destekçileri onun serbest bırakılması için sürekli çağrılar yaptılar.Speer's supporters maintained calls for his release.
İngiltere'de taşıyıcı Vodafone ile ilgili Avrupa'da planlanan serbest bırakılması iptal edildi.Its planned European release on UK carrier Vodafone was canceled.
Ancak, Office Web Apps Teknik Önizlemesi 2009 yılına kadar serbest bırakılmadı.However, the Technical Preview of Office Web Apps was not released until 2009.
Yakalandığında, serbest bırakılması için kardeşinin nüfuzunu kullandı.When he was caught, he used his brother's influence to gain his release.
Sonuçta, Microsoft, WSC'nin devre dışı bırakılmasına izin verdi.In the end, Microsoft allowed WSC to be disabled.
Ocak 2011'de İngiltere ve Galler Hukuk Cemiyeti de serbest bırakılması için bir çağrı yayınladı.In January 2011, the Law Society of England and Wales also issued a call for her release.
İki yıl sonra Zoe'nun ölümüne kadar serbest bırakılmadı.He was not released until after Zoe's death two years later.
1 Ağustos 1996 tarihinde, Priebke'nin derhal serbest bırakılmasına karar verildi.On 1 August 1996, orders were given for the immediate release of Priebke.
İmparatoriçe Pyotr'un masumiyetine inandırılmıştır ve Pyotr'un serbest bırakılmasını emreder.The Empress has become convinced of Pyotr's innocence and has ordered his release.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.In 1935 he requested to be released from official responsibilities, but Hitler refused.
27 Mayıs 2011, Deauville Bildirgesinde, G8 üyeleri, Şalit’in serbest bırakılmasını istedi.In its 27 May 2011 Deauville Declaration, the G8 demanded Shalit's release.
Çünkü bırakılması gereken bir esaret gerçekten mevcut muydu ki?Are there truths that should be kept from them?
Gölden hem baraja hem de şelaleye su bırakılmaktadır.Water and sewage are provided by the city.
Aralık ayında şirketten serbest bırakılması için anlaşma yaptı.In December, he worked out a deal for his release from the company.
Telefon, serbest bırakılması için çok yüksek bir özellik listesine sahiptir.The phone has a very high feature list for its time of release.
Sigara içiliyorsa bırakılmalıdır.It is prepared by being smoked.
Bu geçiş hatası, bir hafta sonra yapı 10149'un serbest bırakılmasıyla düzeltildi.This migration bug was fixed a week later with the release of build 10149.
Kız kardeşi Licia buraya gelmiş, serbest bırakılmasını istemiş ancak bir sonuç alamamıştır.Her sister Licia arrived and tried to sue her release, but to no avail.
Şalit’in babası, Amerika’yı, oğlunun serbest bırakılma müzakerelerini engellemekle suçladı.Shalit's father had blamed the U.S. for blocking talks on his son's release.
Augustus çocuğu reddetmiş ve terk edilmesini ya da ölmesi için dağa bırakılmasını emretmişti.Augustus rejected the infant and ordered it to be exposed, or left on a mountainside to die.
Sharp televizyonları 10 Haziran 2015'te iki model serbest bırakılması ile kullanılabilir hale geldi.Sharp's television sets became available June 10, 2015, beginning with the release of two models.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.To reduce that risk, a nitrogen gas purge was performed before launching the telescope into space.
Taraflardan biri Şalit’in Hamas koşullarıyla bırakılmasını destekledi.One camp supports the release of Shalit on Hamas's conditions.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Frightened, Walter orders Luisa to be freed.
Daha sonra müzakere ekibinin, bırakılması istenen 450 “ağır suçlu” mahkumla ilgili çıkmaza geldi.The negotiation team however deadlocked over the release of 450 "heavyweight" prisoners.
Licia'yı tanımayan direniş savaşçılarından biri Licia'nın serbest bırakılması için baskı yapmıştır.One of the fighters, an acquaintance of Licia, pleaded for her release.
Mayıs ortasında hükümetten hapisteki altı Yahudinin serbest bırakılması kararı çıktı.In mid-May, the government sent orders to release the six remaining Jewish prisoners.
Web sitesinin sistem altında bırakabilecek herhangi bir web servis API devre dışı bırakılması.Disabling any web service API that the website's system might expose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod