bıçak ile cümle
bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kurban katil tarafından defalarca bıçaklandı.The victim was stabbed repeatedly by the killer.
Bıçaklar pas ile kaplı.The knives are covered with rust.
Tom'un vücudu otuz kereden fazla bıçaklanmıştı.Tom's body had been stabbed over thirty times.
Polis odaya girdiğinde Tom elinde kanlı bir bıçak tutuyordu.Tom was holding a bloody knife in his hand when the police entered the room.
Bu, Tom'dan haczettiğim bıçak değil.This isn't the knife I confiscated from Tom.
Kendine yeni bir bıçak almalısın.You should buy yourself a new knife.
Tom boğazıma bir bıçak soktu.Tom put a knife to my throat.
Bıçaklardan biri eksik.One of the knives is missing.
Tom bıçaklandı ve onlar onu bir hastaneye götüremeden önce öldü.Tom was stabbed and died before they could get him to a hospital.
Hiç bıçak yoktu.There were no knives.
Bir bıçak ve bir çatalım var.I have a knife and a fork.
O, sırtından bıçaklandı.She was stabbed in the back.
O bıçak çok işe yaradı, değil mi?That knife came in very handy, didn't it?
Tom bu sabah bir bıçakla kendini kesti.Tom cut himself with a knife this morning.
Tom bıçaklanarak öldürüldü.Tom has been stabbed to death.
O, bıçakları biledi.He sharpened the knives.
Bu bıçak neden çekmecede değil?Why is this knife not in the drawer?
O bıçak çok kullanışlı geldi.That knife came in very handy, didn't it.
Tom bıçak bilemede oldukça iyidir.Tom is pretty good at sharpening knives.
Mary bıçakları biledi.Mary sharpened the knives.
Biz bıçakları keskinleştiriyoruz.We're sharpening the knives.
Tom sırtından bıçaklandı.Tom was stabbed in the back.
Bıçakları bileyeceğiz.We will sharpen the knives.
Tom dün gece bıçaklanarak öldürüldü.Tom was stabbed to death last night.
Tom bir sustalı çıkardı ve Mary'yi bıçakladı.Tom pulled out a switchblade and stabbed Mary.
O beni arkadan bıçaklamaya çalıştı.He tried to stab me in the back.
O beni sırtımdan bıçaklamaya çalıştı.She tried to stab me in the back.
Hiç kimse çatal-bıçak takımlarını partiye getirmedi.Nobody brought eating utensils to the party.
Bir bıçak var.There is a knife.
Burada bir bıçak var.There is a knife here.
Bu bir bıçak.This is a knife.
Tom bir elinde silah ve diğerinde bir bıçak taşıyor.Tom is carrying a gun in one hand and a knife in the other.
Tom'un büyük bir bıçak kolleksiyonu var.Tom has a huge collection of knives.
Tom bıçak fırlatmada bir uzmandır.Tom is an expert at throwing knives.
Tom havuç doğrarken yanlışlıkla bıçakla parmağını kesti.Tom accidentally cut his finger with a knife while chopping carrots.
Onlar bıçaklarla silahlanmıştı.They're armed with knives.
Bıçakta parmak izlerin bulundu.Your fingerprints were found on the knife.
Dikkatli ol yoksa o seni sırtından bıçaklar.Be careful or she'll stab you in the back.
Dikkatli ol! Bıçak çok keskin.Be careful! The knife is very sharp.
Tom gümüş bir bıçakla vampire karşı koydu.Tom confronted the vampire with a silver knife.
Onu kimin bıçakladığını bulalım.Let's find out who stabbed him.
Onu kimin bıçakladığını öğrenelim.Let's find out who stabbed her.
Tom John'un çetesinin bir üyesi tarafından bıçaklandı.Tom was stabbed by a member of John's gang.
Tom kendini bir bıçakla kesti.Tom cut himself with a knife.
Tom kendini bir bıçakla silahlandırdı.Tom armed himself with a knife.
Tom bir bıçakla Mary'yi bıçakladı.Tom stabbed Mary with a knife.
Tom büyük bir bıçakla parmaklarını kesti.Tom cut his fingers off with a big knife.
O bir bıçakla karısını yaraladı.He wounded his wife with a knife.
Dan bıçağı ile Linda'yı defalarca bıçakladı.Dan stabbed Linda repeatedly with his knife.
Tom bıçağıyla Mary'yi bıçakladı.Tom stabbed Mary with his knife.
Tom bıçağıyla Mary'yi defalarca bıçakladı.Tom stabbed Mary repeatedly with his knife.
Dan'in cesedi elli tane bıçak yarasıyla birlikte bir kuyu içinde bulundu.Dan's body was found in a well with fifty stab wounds.
Dan kendini koruması için Linda'ya bir bıçak verdi.Dan gave Linda a knife to protect herself.
Tom bıçakla ipi kesti.Tom cut the rope with his knife.
Bıçak nerede bulundu?Where was the knife found?
Dikkatli ol, bu bıçak çok keskin.Be careful. This knife is really sharp.
Tom elektrikli bıçakla hindiyi kesti.Tom cut the turkey with an electric knife.
O, altın bir üç bacaklı zıpkınla onu bıçakladı.She stabbed him with a golden trident.
Bu Japon şefi sadece geleneksel Japon bıçakları kullanır.This Japanese chef only uses traditional Japanese knives.
Cinsel organlarını bıçakla parçaladı.He mutilated his genitals with a knife.