bıçak ile cümle
bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.앨버트가 뭘 꺼내려고 주머니에 손을 넣었는데, 이런 검은 고무밴드인가 했더니, 그게 아니고 칼이더군요.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Tôi tưởng Albert lấy ra từ trong túi dây cao su màu đen nhưng thay vào đó là một con dao.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Албърт пъха ръка в джоба си, за да измъкне онази черна гумена лента но вместо това излиза нож.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Альберт лезет в карман за круглой резинкой но вместо этого достает нож,
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.אלברט רוכן כדי לשלוף מהכיס, אתם יודעים, גומייה שחורה אבל מה שיוצא במקומה הוא סכין.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.ألبرت يضع يده في جيبه ليسحب، كما تعلمون، ليظهر الشريط المطاطي الأسود ولكن ما خرج كان سكيناً بدلاً من ذالك.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.しかし代わりに出てきたのは ナイフだった 「バンドじゃない ナイフだ...」
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Älä välitä veitset", sanoi hänen vierailija, ja kyljys roikkui ilmassa, jossa ääni kalvava.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Jangan pisau pikiran," kata tamunya, dan sayatan yang digantungkan di udara, dengan suara menggerogotinya.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."신경 쓰지마 나이프,"자신의 방문자는 말했다, 그리고 커틀릿은의 소리와 함께, 중반 공중에 매달려
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Não importa facas", disse o visitante, e uma costeleta pendurado no ar, com um som de roer.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Nem baj kések," mondta a látogató és egy szelet lógott közepén levegőben, a hang rágcsáló.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Nevadí nože," uvedl svého hosta, a řízek visel ve vzduchu, se zvukem hlodavá.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Nevadí nože," uviedol svojho hosťa, a rezeň visel vo vzduchu, so zvukom hlodavá.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Never mind messen," zei zijn bezoekers, en een karbonade opgehangen in de lucht, met een geluid van knagen.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Nigdy nie noże umysłu", powiedział, że jego gościem, a kotlet wisiał w powietrzu, z dźwiękiem gryzienia.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Ni važno, noži," je povedal njegov obiskovalec, in zarebrnica visela v zraku, z zvokom gnawing.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Nu cuţite minte", a spus vizitatorul său, şi un cotlet de spânzurat în mijlocul-aer, cu un sunet de roadere.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Nunca cuchillos mente", dijo a su visitante, y una chuleta colgada en el aire, con un sonido de roer.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Strunt knivar", säger hans besökare, och en kotlett hängde i luften, med ett ljud gnagande.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Vergiß Messer", sagte der Besucher, und ein Schnitzel hing in der Luft, mit einem Klang Nagen.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Никогда не ножи виду", сказал, что его посетитель, и котлета повисла в воздухе, с звуком грызть.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Ніколи не ножі увазі", сказав, що його відвідувач, і котлета повисла в повітрі, з звуком гризти.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Няма значение ножове", каза негов посетител, и котлет висеше в средата на въздуха, с звука на дълбае.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."سكاكين اعتبارها أبدا" ، وقال ضيفه ، وكستلاتة معلقة في الجو ، مع صوت
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren.かじる。 "見えない!"ケンプ氏によると、に座って
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Ale poniżej znajduje się cudowny nóż.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Cependant, en-dessous se trouve un merveilleux couteau.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Dar dedesubt ese un cutit minunat.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Darunter ist ein wundervolles Messer.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Debajo de él hay un cuchillo maravilloso.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.De ott lenn, az egy csodálatos kés.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Di bawahnya adalah pisau yang cantik.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.En eronder ligt een prachtig mes.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.É uma faca Global feita no Japão.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak. Japonya'da yapılmış çok fonksiyonlu bir bıçak bu.Na obrázku vidíte i krásný nůž značky Global, byl vyroben v Japonsku.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak. Japonya'da yapılmış çok fonksiyonlu bir bıçak bu.Nhưng, phía dưới nó là một con dao tuyệt vời nó là một con dao cắt Global sản xuất ở Nhật Bản
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.쥬서기 아래에 정말 매력적인 칼이 하나 놓여 있습니다.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Ma sotto c'è un magnifico coltello.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Από κάτω είναι ένα πανέμορφο μαχαίρι.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.А ниже лежит замечательный нож.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Знизу лежить чудовий ніж.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.Но под нея има чудесен нож.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.אבל, מתחתיה יש סכין יפיפה.
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.ولكن يوجد تحتها سكين رائعة
Ama, alttaki müthiş bir bıçak.日本製のグローバルナイフです
Ama bıçaklar... olmaz dostum!Mais je n'aime pas les couteaux.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Ale kráľ Siamu, ten jedol hliníkovým príborom.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Ale král ze Siamu jedl pomocí hliníkového příboru.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Ám Sziám uralkodója alumínium evőeszközt kapott!
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Dar regele Siam-ului, era hrănit cu tacâmuri de aluminiu.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Der König von Siam jedoch bekam Aluminium-Besteck.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.샴 왕은 알루미늄 식기로 모셨지요.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Maar de koning van Siam kreeg aluminium tafelbestek.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Ma il re del Siam, lui utilizzava posate di alluminio.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Mais le roi de Siam était nourri avec des ustensiles en aluminium.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Mas para o Rei do Sião, arranjaram talheres de alumínio.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Men kongen af Siam, han blev bespist med aluminum bestik.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Nhưng vị vua của Siam, ăn với những dụng cụ bằng nhôm.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Pero el rey de Siam, comió con cubiertos de aluminio.