bıçak ile cümle

bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Όμως, ο βασιλιάς του Σιάμ έφαγε με αλουμινένια μαχαιροπίρουνα.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Но король Сиама вкушал из алюминиевой посуды.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.Но кралят на Сиам, той бил хранен с алуминиеви прибори.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.אבל המלך של סיאם, אכל בכלים עשויים אלומיניום.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.ولكن ملك سيام، أطعم بأواني مصنوعة من الألمنيوم.
Ama Siyam Kralı, o aluminyum çatal bıçaklarla yemiş.アルミニウムの食器で食事しました ご存知のように アルミニウムは
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Bạn không được phép có dao, gươm, rìu cao su và mọi thứ tương tự trong một phòng học nhà trẻ.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Du kan ikke have plastik knive, sværd og økser og den slags ting i en børnehave idag.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Du kan inte har plast knivar och svärd och yxor och den sortens grejer i en förskola klassrum.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.E' vietato avere coltelli di plastica, spade e accette e quel tipo di cose in un asilo.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.유치원 교실에서는 플라스틱 칼이나, 검, 도끼와 같은 위험한 장난감을 아이들이 갖고 놀면 안 되기 때문이죠.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Não podemos ter facas, espadas e machados de plástico e todo esse tipo de coisas numa sala de infantário.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Nem lehetnek kis műanyag kések, kardok, balták és hasonló dolgok egy óvodai teremben.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Nemůžete mít plastové nože a meče a sekery a podobné věci ve třídě ve školce.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Nie można mieć noży, mieczy i toporów itp. Nie można mieć noży, mieczy i toporów itp. w sali przedszkolnej.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Nu poți avea cuțite, săbii, securi din plastic și alte asemenea lucruri în sala de clasă de la grădiniță.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Plastic messen, zwaarden en bijlen en dat soort dingen wil je niet in een kleuterklas hebben.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Plastikmesser, Schwerter und Äxte und derartige Dinge haben im Kindergarten nichts verloren.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Адже пластмасовим ножам, шаблям і сокирам, та іншим подібним речам не місце у дитячому садочку.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Не можете да имате пластмасови ножове, шпаги и брадви и всякакви такива неща в детската градина.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.У нас не должно быть пластиковых ножей и мечей, и топоров, и т.п. в группе детского сада.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.אסור שיהיו לך סכיני פלסטיק וחרבות וגרזנים ודברים כאלה בכיתה של גן ילדים
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.فلا يجب ان يكون هناك في دار الحضانة أية من المسدسات او السيوف او الاسلحة البلاستيكية
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.これらのものは全て 幼稚園で禁じられています この少年がこれらのおもちゃを使い いったい何ができるでしょう?
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Ale akonáhle sa revolucionari dostali k mu, prebodli ho, odrezali mu hlavu, a napichli ho na kopiju.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Ale kiedy rewolucjoniści dopadli go, zasztyletowali go, obcięli mu głowę i włożyli ją na pikę.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."오 유혈 사태가 너무 많아!" 그런데 혁명가들이 한 번 그를 사로잡자 그들은 그를 찌르고 그의 머리를 잘라서 그것을 창에 꽂았습니다
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Αλλά μόλις οι Επαναστάτες τον έπιασαν, τον μαχαίρωσαν, αποκεφάλισαν και έβαλαν το κεφάλι του σε μια λόγχη
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Та коли революціонери до нього дісталися, його зарізали. Йому відрубали голову.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."הו, ישנה יותר מידי שפיכת דם" אבל ברגע שהמהפכנים הגיעו אליו, הם דקרו אותו, ערפו את ראשו ושמו אותו על כידון
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."أأه, هنالك الكثير من سفك الدماء" ولكن حين توصل له الثوار، طعنوه، قطعوا رأسه، ووضعوها على رمح.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.首を切り落とし、槍の先に刺しました。 それから彼らはパリ市長のところへ戻って、市長を撃ちました。
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Co więcej, trzyma go tak dobrze, że mogę nawet pomachać ręką, a nóż nie odpada.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.De facto, está tão bem segura que posso sacudi-la, e a faca não sai.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.De fapt este atât de bine înţepenit încât pot scutura mâna, şi cuţitul nu cade.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Drží tam vlastne tak silno, že ním môžem aj triasť, a ten nôž nespadne.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.En fait, il tient si bien que je peux le secouer et que le couteau ne tombe pas.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Es sitzt tatsächlich so fest an seinem Platz, dass ich es schütteln kann, ohne dass das Messer herunterfällt.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Faktisk, bliver den holdt så kraftigt på plads at jeg kan ryste den, og kniven falder ikke af.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Het mes wordt zelfs zo stevig vastgehouden, dat ik het kan schudden en dat het mes niet op de grond valt.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.In effetti rimane così saldo al suo posto che posso scuoterlo, e il coltello non cade.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.사실상 손바닥에 아주 단단하게 고정되었습니다 손을 흔들 수 있죠, 칼은 떨어지지 않습니다.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Menahannya dengan kuat pada tempatnya sehingga saya dapat menggoyangkan tangan saya dan pisau ini tidak jatuh.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Thực ra, nó được giữ chặt ở nơi tôi có thể lắc nó, và con dao không rơi ra.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Tulajdonképpen annyira szorosan áll a helyén, hogy megrázhatom, és a kés nem jön le.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Vlastně je držen tak pevně na místě, že jím mohu třást, a nůž neodpadne.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.На самом деле, он так прочно держится, что я могу потрясти рукой, и нож не упадет.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Насправді, він тримається так міцно на місці, що я можу трясти ним, і ніж не вийде.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.في الحقيقة لقد قبضت على السكين باحكام لدرجة يمكنني أن أهزها, ومع ذلك فالسكيـن لن تسقط أبداً.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.固定されていてこの様に ゆすっても離れませんね 袖もとからは何も出ていません トリックはなしです
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.Acum, în mare suntem cam în acelaşi punct ca şi la trucul cu cuţitul.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.Chúng ta đang ở trong vị trí tương tự như với trò con dao.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.Jetzt sind wir eigentlich in der gleichen Situation, die wir beim Messertrick hatten.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.자, 우리는 분명하게 이전에 했던 칼 마술에 있었던 것처럼 같은 상황에 있습니다.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.Nos, lényegében ugyanabban a helyzetben vagyunk, mint a késes trükkel.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.Nu er vi i bund og grund i den samme position som vi var med kniv tricket.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.On est en gros dans la même situation qu'avec le tour du couteau.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.Ora bem, estamos na mesma posição em que estávamos com o truque da faca.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.Ora, siamo nella stessa posizione in cui eravamo con il trucco del coltello.
Aslında şu an bıçak numarası ile aynı pozisyondayız.Sekarang, pada dasarnya kita berada pada posisi yang sama dengan tipuan pisau tadi.

İlgili Sayfalar