bıçak ile cümle

bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kadınlar için ilk beş bıçaklı tıraş bıçağıdır.Тя е 5-кратна шамипонка при жените.
Bıçak Prense değil, kıza saplanır.Сюжетът се върти не около историята на девойката, а на съдбата на принца.
Bu yaraya ek olarak aynı bıçakla açılmış başka kesikler de tespit edilmiştir.Няколко други разрези на корема са причинени от същия нож.
Yaman'ın annesi eşini bıçaklamış ve tutuklanmıştır.Баща му Йоан е арестуван и депортиран.
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.Ще си отида у дома и ще измисля някакъв начин да си го върна.
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.Kad bi se Najadino vodeno tijelo osušilo, ona bi umrla.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Kao projektile zračna puška ili pištolj može rabiti kuglice, tupo zrno ili strelice.
Bu olay, Uzun Bıçaklar Gecesi olarak tarihe geçti.30. lipnja je obilježen kao početak Noći dugih noževa.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Unatoč tome sakaćenje se nastavilo.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.Oboje su ubijeni iz vatrenog oružja.
O sahnede söz ettiği bıçak, ilişkinin kesilmesi anlamına geliyor.Ukošeni tekst označava pjesmu para koji je u toj emisiji ispao.
Artık çok geçtir ne kelepçeyi açabilir, ne de bıçakla bileğini kesip kurtulabilir.Ali ona ipak ne može podnijeti sramotno poniženje i nožem si oduzima život.
İlk bıçak darbesini vurdum.Pucačina iz prvog lica.
Kafasına bir kılıç darbesi almıştır ve 23 kez bıçaklanmıştır.Utŕžil mečom ranu do hlavy a 19 rán dýkou.
Bu olay, Uzun Bıçaklar Gecesi olarak tarihe geçti.Táto udalosť vstúpila do dejín ako „Noc dlhých nožov“.
Bir kaza sonucu kendi kardeşini bıçaklayarak öldürmüştür.V jednej misií ste mali zabiť svojho brata.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Môže používať pušku, brokovnicu a kopiju.
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.Ak by človek skočil do jazera, za pár okamihov by bol mŕtvy.
Ahular o kadar güzel işlenmişlerdir ki yontma taş plakalarının arasına bıçak sırtı bile sığmaz.Mnogi stiki so tako popolni, da med kamne ne gre niti nož.
Alex'in parmak izleri artık bıçaktadır.Anna opazi Alex z nožem vendar pade v nezavest.
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.Če si vanjo vrgel kamen je globoko donelo.
Bu yaraya ek olarak aynı bıçakla açılmış başka kesikler de tespit edilmiştir.Razpokam so se polagoma pridružile še druge poškodbe.
Bu dört şövalye Becket'i katedral içinde dua ederken buldular ve onu bıçaklayarak öldürdüler.Štirje vitezi so to razumeli dobesedno in so umorili Becketa v njegovi stolnici.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Izkopavanja še občasno nadaljujejo.
Adam bıçak çıkardı ve ikisini defalarca bıçakladı.Jis staiga užpuola juos su peiliu ir Semas kelis kartus jam smogia.
Fakat Bıçak Ali yaşıyordu.Raktą nuo šachtos turėjo Liza.
Bu olay, Uzun Bıçaklar Gecesi olarak tarihe geçti.Šitas įvykis įstrigo į liaudies atmintį kaip „Ilgų peilių naktis“.
Sonra bunun için bıçakta kullanabilirsin der.Vėliau, tuo ryšiu, gali pasinaudoti ir pasąmonė.
Bıçakla çırpılır.Lengvai pjaustomas peiliu.
Orada tarak ve bıçak saklanır.Durklų ir peilių makštys įvairesnės.
Silah ve bıçak taşırlardı.Būdavo ginkluoti ietimi ar peiliu.
Göğsüme birçok bıçak darbesi almıştım.Ant krūtinės yra daug išilginių ilgų raukšlių.
Ne var ki, bıçak vakizaşi kadar da uzun olabilir.Ant kaklo kailis gali būti saikingai ilgesnis.
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.Atlikti tyrimai parodė, kad, jei bokštas būtų nors truputį aukštesnis, jis būtų nuvirtęs iš karto.
"Uzun Bıçaklar Gecesi" deyimi Almanca'da katliamdan önce de kullanılıyor ve intikam gecesi anlamına geliyordu.Väljend "pikkade nugade öö" oli olemas juba enne seda veresauna ja tähendas kättemaksu.
Potasyum bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.Naatrium on pehme, seda saab noaga lõigata.
Erişim tarihi: 9 Eylül 2017. Resmî site IMDb'de Blade Runner 2049: Bıçak SırtıVaadatud 29. september 2017. Ametlik kodulehekülg "Blade Runner 2049" IMDb-s "Blade Runner 2049".
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.Kui auto oleks pargitud seinale veidi lähemale, siis oleks see arvatavasti korda läinud.
Göğsüme birçok bıçak darbesi almıştım.Tõin sulle mõned noad ihuda.
Bunlardan bazıları şunlardır: Açiyalatopa tüy yerine bıçakları olan bir canavardır.Mõnedel keelpillidel on puidust kõlalaua asemel kõlakastile tõmmatud loomanahk, nt bandžol.
Orada tarak ve bıçak saklanır.Sinna suubuvad Nitelva ja Leira.
1886 yılında , Göran aynı yüksek kalite çelikten testere bıçaklarının üretimine başladı.1898. aastal hakati pikendama kitsarööpmelist raudteed Viljandist Tallinna.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Võitluses võidakse kasutada üht või kaht mõõka, mõõka ja kilpi, mõõka ja pistoda või muid kombinatsioone.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Vahepeal jätkusid dünastilised tülid.
200 tahta saplı bıçak.- 200 nožů s dřevěnou rukojetí.
200 tahta saplı bıçak.200 ξύλινα μαχαίρια.
200 tahta saplı bıçak.200 дървени дръжки за ножове.
200 tahta saplı bıçak.20 paczek kart. Tak.
200 tahta saplı bıçak.20 paketov kart. Da.
Açık kaynak daire testere yavaşça dönen bıçaklara sahip ve soğutma sıvısı içine daldırılmıştır.Холодная пила с открытым источником имеет медленно вращающееся лезвие, погружающееся в охлаждающую жидкость.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım. Evin altına tünel açmaya bile hazırlandım.Entführungen. selbst habe ich geübt unter das haus gegraben.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım. Evin altına tünel açmaya bile hazırlandım.Mi sono esercitato a pugnalare, rapire e a scavare fosse sotto casa.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım. Evin altına tünel açmaya bile hazırlandım.Я был жертвой, заложником, даже рыл землю, как собака.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım. Evin altına tünel açmaya bile hazırlandım.あたし肉体労働は苦手なのにさ
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım.Je me suis entraîné à poignarder. Enlever des enfants.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım.Έκανα πρακτική στο μαχαίρομα. Στην απαγωγή ανηλίκου.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert belenyúl a zsebébe, hogy kivegye ezt a fekete gumiszalagot, de helyette egy kés kerül elő.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert når i fickan för att ta ut, ni vet, den där svarta gummisnodden men ut kommer istället en kniv.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert plonge la main dans sa poche pour attraper l'élastique noir mais il en sort en fait un couteau.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert sięga do kieszeni po gumkę, ale wyciąga nóż.

İlgili Sayfalar