bıçak ile cümle
bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana bir bıçak lazım.I need a knife.
Çocuğun bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Don't let the kid play with knives.
Keskin bir göz olmadan keskin bir bıçak işe yaramaz.A sharp knife is nothing without a sharp eye.
Bıçak bahçıvan aittir.The knife belongs to the gardener.
Bıçak ağzının ucu keskindir.The tip of the knife blade is sharp.
Bıçaklar nerede?Where are the knives?
O, onu bir bıçakla öldürdü.She killed him with a knife.
O, onu sırtından bıçakladı.She stabbed him in the back.
O, onu bir bıçakla bıçakladı.She stabbed him with a knife.
O onu bıçakladı.She stabbed him.
Bu gerçekten keskin bir bıçak.This is a really sharp knife.
Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.I heard that a woman stabbed a man for eating her lunch.
Bıçakta parmak izleri yoktu.There were no fingerprints on the knife.
Peyniri bir bıçak ile kesmek kolaydır.Cheese is easy to cut with a knife.
Tom lezzetli görünümlü eti kör bir bıçakla kesmeye çalıştı.Tom tried to cut the delicious-looking meat with a dull knife.
Tom bir bıçakla muzu dilimledi.Tom sliced the banana with a knife.
Tom, sırtında bir bıçakla öldü.Tom died with a knife in his back.
Tom paslı bir bıçakla elini kesti.Tom cut his hand with a rusty knife.
Tom bir tabanca ve bir bıçakla kendini silahlandırdı.Tom armed himself with a gun and a knife.
Polisler onun gırtlağı kesilmeden önce, Tom'un bıçaklandığını düşünmektedir.The police think that Tom was stabbed before his throat was slit.
Tom avcı bıçağı ile Mary'yi bıçakladı.Tom stabbed Mary with a hunting knife.
Tom Mary'yi sırtından bıçakladı.Tom stabbed Mary in the back.
Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Please don't let the children play with knives.
Tom metrodaki birisi tarafından öldüresiye bıçaklandı.Tom was stabbed to death by someone on the subway.
Tom mutfakta bir çekmeceden bir bıçak çıkardı.Tom took a knife out of a drawer in the kitchen.
Tom kolundan bıçaklandı.Tom got stabbed in the arm.
Tom bir bıçakla sakalını düzeltmeyi denemeye karar verdi, fakat çok başarılı değildi.Tom decided to try trimming his beard with a knife, but he wasn't very successful.
Tom pastayı Mary'nin ona verdiği yeni bıçakla kesti.Tom cut the cake with the new knife Mary had given him.
Tom bir bıçakla parmağını kesti.Tom cut his finger with a knife.
Tom keskin bir bıçakla kendini kesti.Tom cut himself with a sharp knife.
Mary bir bıçak tutuyorken onu kızdırmamak için Tom kesinlikle dikkatli olmalıdır.Tom certainly should be careful not to make Mary angry when she's holding a knife.
Herkesi bıçakla.Stab everyone.
Lütfen bana temiz bir bıçak getir.Please bring me a clean knife.
Bu bıçak yeterince keskin değil.This knife is not sharp enough.
O, bıçaklanarak öldürüldü.Tom was stabbed to death.
Tom Mary'nin boğazına bir bıçak dayadı.Tom held a knife to Mary's throat.
Bıçaklama: Bu her şeyi çözebilir.Stabbing: It can fix EVERYTHING.
O, elini bir bıçakla kesti.She cut her hand with a knife.
Ben bıçaklanmak üzereydim.I was about to be stabbed.
O, bıçak fırlatma konusunda bir uzmandır.He's an expert at throwing knives.
İmdat? Onlar beni bıçaklayacaklar.Help! They're going to stab me!
Tony bir bıçakla adını bir ağaca kazıdı.Tony carved his name in a tree with a knife.
Bıçak kör.The knife is dull.
Ona bir bıçak alacağım.I'll take a stab at it.
Tom bir bıçakla bıçaklandı.Tom was stabbed with a knife.
Rüyamda bir bebeğin bıçakla oynadığını gördüm.I had a dream where a baby was playing with a knife.
Ben tavuk yolamam. Bir bıçakla parmaklarımı kestim.I cannot pluck the chicken. I cut my fingers with a knife.
Sen hiç bir bıçakla parmağını kestin mi?Have you ever cut your finger with a knife?
"Kimin bıçakları bunlar?" "Onlar kasabın.""Whose knives are these?" "They are the butcher's."
Bıçakların nasıl keskinleştirileceğini bilir.He knows how to sharpen knives.
Eti bıçakla kes.Cut the meat with a knife.
Bir çatal ve bıçakla genellikle yediğin bazı yiyecekler nedir?What are some foods you usually eat with a knife and fork?
Tom, Mary'yi karnından bıçakladı.Tom stabbed Mary in the stomach.
Tom bir bıçak çekti.Tom pulled out a knife.
Tom bir bıçak tutuyor.Tom is holding a knife.
Tom Mary'ye bir bıçak uzattı.Tom handed Mary a knife.
Tom bir bıçakla bana geldi.Tom came at me with a knife.
Tom bana elindeki bir bıçakla saldırdı.Tom came at me with a knife in his hand.
Keskin bir dil, keskin bir bıçaktan daha tehlikelidir.A sharp tongue is more dangerous than a sharp knife.
Beni mutfağa kadar izleyip bir bıçak aldı.She followed me into the kitchen and picked up a knife.