bıçak ile cümle

bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu bıçak benim için çok yararlıydı.This knife was very useful to me.
Ekmeği kesmek için kullandığımız bıçak keskindi.The knife we used to cut the bread with was sharp.
O beni sırtımdan bıçakladı!He stabbed me in the back!
Bıçaktaki parmak izleri onun suçunu ortaya çıkardı.The fingerprints on the knife attest to her guilt.
Bir bıçakla dikkatli olmalısın.You should be careful with a knife.
Bıçak ve çatal kullanımı ile ilgili olarak bir kural vardır.There is a rule concerning the use of knives and forks.
O bir bıçak olarak kullanılabilir.It can be used as a knife.
Bıçakla yemek kabalıktır.It is bad manners to eat with a knife.
Onları bir bıçakla kesin.Cut them with a knife.
Onu bir bıçakla kes.Cut it with a knife.
Pastayı bir bıçakla kes.Cut the cake with a knife.
Benim bıçak köreldi.My knife has lost its edge.
Lütfen bıçakla keki kes.Please cut the cake with a knife.
Kayıp bir bıçak var.There is a knife missing.
Tony adını bir ağacın üstüne bıçakla kazıdı.Tony carved his name on a tree with a knife.
Peynir bir bıçak ile kolayca kesilir.Cheese cuts easily with a knife.
Peynirin içine bıçak saplamayın.Don't thrust your knife into the cheese.
Çocuk bir bıçak ve çatalı çok iyi şekilde kullanabilir.The boy can handle a knife and fork very well.
Bıçak kanla kaplıydı.The knife was covered in blood.
Pastayı bıçakla kesmeyin.Don't cut the cake with a knife.
Bu bıçak seninse, o zaman benimkini kaybettim.If this is your knife, then I have lost mine.
Bana bu ipliği kesmek için bir bıçak verin.Give me a knife to cut this string with.
Bana bu armutu soymak için bir bıçak ödünç ver.Lend me a knife with which to peel this pear.
Bıçak keskin değil.The knife is not sharp.
Bu bıçak et kesmek için kullanılır.This knife is used to cut meat.
Bu bıçak iyi keser.This knife cuts well.
Bu bıçak o kadar kör ki kesemez.This knife is so dull that it can't cut.
Bu bıçak çok keskin.This knife is very sharp.
Bu bıçak iyi kesmez.This knife won't cut well.
Bu bıçak iyi kesmiyor.This knife won't cut well.
Üç adam bıçaklarla onu tehdit etti.Three men menaced him with knives.
İki adamın bıçak için mücadele ettiğini gördüm.I saw two men struggling for the knife.
Çocukları bıçaklardan uzak tutun.Keep the children away from the knives.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Biz genellikle bir bıçak, çatal ve kaşıkla yemek yiyoruz.We usually eat with a knife, fork and spoon.
Bir bıçakla kalemi yonttum.I sharpened a pencil with a knife.
Bir bıçakla kendimi kestim.I cut myself with a knife.
Ben bir bıçak ile parmağımı kestim.I cut my finger with a knife.
Kurşun kalemimi keskinleştirmek için bir bıçak istiyorum.I want a knife to sharpen my pencil with.
Lütfen bize iki bıçak ve dört çatal verin.Give us two knives and four forks, please.
Mutfakta bir bıçak var mı?Is there a knife in the kitchen?
O bıçak ile ağaçtan ince bir dal kesti.He cut a twig from the tree with his knife.
Bir bıçakla sol elini yaraladı.He hurt his left hand with a knife.
O, eti bir bıçakla kesti.He cut the meat with a knife.
Elinde bir bıçakla bana saldırdı.He came at me with a knife in his hand.
O, bir bıçakla elmayı kesti.She cut the apple with a knife.
Anne bir bıçakla peyniri kesti.Mother cut the cheese with a knife.
Elma bir bıçakla onun tarafından ikiye kesildi.The apple was cut in two by her with a knife.
O, polise bağırdı ve bir bıçak sallayarak tehdit etti.She shouted and threatened a policeman by brandishing a knife.
Onun seni sırtından ne zaman bıçaklayacağı hiç belli olmaz.There's no telling when she'll stab you in the back.
Bu oymacılık bıçağı, ünlü bir demirci tarafından yapılmış bir bıçaktır.This carving knife ... it's one made by a famous swordsmith.
O bir bıçak değildir, BU bir bıçaktır.That's not a knife. THIS is a knife.
Peyniri bıçakla kesmek kolaydır.It's easy to cut cheese with a knife.
O, bıçakla parmağını kesti.He cut his finger with the knife.
İpi kesmek için bir bıçak istiyorum.I want a knife to cut the rope with.
Onlar, bir bıçak ve çatalla yemek yerler.They eat with a knife and fork.
O bıçak iyi keser.That knife cuts well.
Dikkatli ol. O bıçak keskindir.Be careful. That knife is sharp.
Keskin bir bıçakla kendimi yaraladım.I injured myself with a sharp knife.
Lütfen bana temiz bir bıçak getirir misin?Could you please bring me a clean knife?

İlgili Sayfalar