bıçak ile cümle
bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bükme yeteneğine sahip olmamasına rağmen bıçak fırlatarak düşmanlarını etkisiz hale getirebilir.殺傷能力はないものの、敵を転がし体勢を崩すことも可能。
Patologlara göre katil bu yaralanmaları bıçakla yapıyordu.外科医はナイフで人に傷をつける。
Sünnetçi aleti mengeneli çok keskin bir bıçaktır.頑丈なナイフが必需品。
Ancak Allah'ın emriyle bıçak çocuğu kesmez.しかし、父の希望に反して、聖子は一人の子女も生まなかった。
Uzun Bıçaklar Gecesi Alman hükümeti için bir dönüm noktasıydı.こうした尖った意匠は当時のドイツ甲冑における著しい特徴でもあった。
Oluk bıçaklarda da kullanılmıştır.一部のナイフで使用されている。
Genelde trajik bir maske, nadiren bir bıçak tutarken resmedilir.倒すと巨大肉切り包丁を稀に落とす。
Ellerinde iki bıçak bulunmaktadır.さらに両刀使いでもある。
Ellerinde iki bıçak bulunmaktadır.身上配備兩把刀。
Ford 1992 yılında Bıçak Sırtı'nın favori filmlerinden biri olmadığını açıkladı.1992年,福特透露说:“《银翼杀手》不是我最喜欢的电影之一。
Bıçak Sırtı, 25 Haziran 1982 tarihinde 1,290 sinema salonunda gösterime girdi.《银翼杀手》於1982年6月25日在1290家影院上映。
Burada köle, altın, bıçak, boncuk, ayna, rom ve silah ticareti yaptılar.他们以此为基地进行奴隶、黄金、刀子、项链、镜子、朗姆酒和枪支贸易。
İlk bıçak darbesini vurdum.欲爭奪天下第一刀。
Cheri Jo Bates(18): 30 Ekim 1966 tarihinde Riverside Koleji yakınında bıçaklanarak öldürüldü.契里·喬·貝提斯(Cheri Jo Bates,18歲),於1966年10月30日在加州河濱市的河濱社區學院(Riverside Community College)被刺殺身亡,並幾乎遭到斷頭斬首。
Bu bıçak orta sınıf şeytanları öldürebilmektedir.可以打败下级恶魔等级的魔族。
15 Mart MÖ 44 tarihinde, Cassius yandaşlarıyla beraber harekete geçti ve Sezar'ı yüzünden bıçakladı.公元前44年3月15日,卡西乌斯敦促他的解放者同伙们开始行动,并当面刺杀了恺撒。
Göğsüme birçok bıçak darbesi almıştım.胸部有一道大大的刀傷。
Çatal be bıçak kullanılmaz.在外面不會帶著笨重的刀。
Kadınlar için ilk beş bıçaklı tıraş bıçağıdır.君臨武裝女子之首的五位女劍士。
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.若是動了棍子,它也就是死定了。
Aniden yaşamlarını -ve koparılmış alemlerin kaderini- bıçak sırtında bulurlar.部下搬運武器時,被神威用獅嶺自己的武器從背後偷襲一刀劈死。
Zayatülek şam Huhılu mezarın üzerine bir mızrakla kendini bıçakladı bu sorun aktarmak için açılamıyor.做出此事又想在坟墓的这边呼吸清新的一口气,还没人能做的出来呢。
Çatal bıçak takımı, yemek yemede kullanılan aletlerdir.菜刀、廚刀是指在處理食物時所使用的刀具。
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.2人被刀子刺死。
İki yanı da bilenmiş bir çeşit bıçaktır.서식지와 크기에 기반하여 두 아종이 알려져있다.
Hartnell 8 bıçak yarasıyla kurtulabildi, Shepard ise iki gün sonra hastanede öldü.하트넬은 등을 6차례 찔렸음에도 살아남았으나, 셰퍼드는 이틀 후에 사망함.
Bütün köşeler sırt haricinde üç bıçakla kesilir.뒷면을 제외한 3면에는 난간을 돌렸다.
Canio Silvio'ya dönerek onu da bıçaklar ve sonra seyircilere dönerek "La commedia è finita!카니오는 실비오도 찌르고 "코메디아는 이제 끝났다"라 외친다.
Cheri Jo Bates(18): 30 Ekim 1966 tarihinde Riverside Koleji yakınında bıçaklanarak öldürüldü.셰리 조 베이츠(18세): 1966년 10월 30일 리버사이드의 리버사이드 커뮤니티 대학에서 거의 목이 잘릴 정도로 베여 살해당함.
Burada köle, altın, bıçak, boncuk, ayna, rom ve silah ticareti yaptılar.여기에서 그들은 노예, 금, 칼, 구슬, 거울, 럼주, 총 등을 교역했다.
Bıçak kullanılıp bilendikçe çelik kaybeder.숙련되면 강철도 두부 베듯 절단하는 무공이다.
Bir bıçak çekip karısını tehdit eder ama Beppe hemen bıçağı elinden alir.카니오는 칼로 네다를 위협하나, 베페가 그를 말린다.
Bunun yerine, bıçaklar başka normal ışık demetleri yapmak yerine birinden geçerdi.가끔 사진작가들이 특별한 조명 대신에 반사판을 보조광으로 쓸 때가 있다.
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.(통상) 나는 밝혀냈다, 보물이 있는 곳을.
Daha önce de bahsettiği bıçak tarafından arkasından vurulmuş.또한 그가 사표로 받들던 안창호도 이미 사망한 뒤였다.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .한편 이재선에 대한 탄핵은 계속되었다.
Ve Bıçak Ali geri döndü!'강골 윤석열'이 돌아왔다!
Ellerinde iki bıçak bulunmaktadır.전투시에는 3개의 칼이 붙은 자마다르를 양손에 든다.
Bıçakla çırpılır.소녀가 칼에 찔린다.
Bunlardan bazıları şunlardır: Açiyalatopa tüy yerine bıçakları olan bir canavardır.이 휘장의 다른 형태로는 검은 십자 대신 검은 독수리 무늬가 그려져 있는 형태가 있다.
Bıçak Prense değil, kıza saplanır.여자들은 왕자가 필요 없습니다.
Sniper tüfeği yakın savaş için uygun olmayıp, ancak tabanca veya bıçak ile biraz etkili olabilir.기관단총은 완전자동 사격이 가능하고 슬라이드가 없는 데 반해, 권총은 반자동 사격만 가능하고 슬라이드를 가지고 있다.
Tüm bunlardan sonra, Bıçak 3 filminin yönetmeni Roman kendisine ait büyük bir doğumgünü partisi verir.따라서 영화궁주와 왕공의 혼인은 친계 6촌간에 이루어진 근친혼이다.
Cheri Jo Bates(18): 30 Ekim 1966 tarihinde Riverside Koleji yakınında bıçaklanarak öldürüldü.צ'רי ג'ו בייטס, 18: נדקרה למוות ב-30 באוקטובר 1966, בקולג' ריברסייד.
Bıçakçılık ise, piyasaya ucuz Çin mallarının girmesinden sonra terk edilmeye başlanmıştır.המפעל נסגר לאחר שהשוק הוצף במאווררים זולים מסין.
Sonra bunun için bıçakta kullanabilirsin der.אטב נייר יכול לשמש להשחזת סכין עליו.
Potasyum bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.הקדמיום רך כל כך, עד שניתן לחתוך אותו בסכין.
Ayrıca tanto adı verilen bıçaklara sahiptiler.נמצאו בה גם חותמות חתיות רבות.
Uzun Bıçaklar Gecesi'nde Berlin'de Gestapo tarafından 30 Haziran 1934'te öldürüldü.הוא נרצח על ידי הנאצים בברלין ב-30 ביוני 1942.
Bıçak ile köşe yuvarlatma.ותוקע בו את הסכין.
Victorinox, merkezi Schwyz, İsviçre'de bulunan bir bıçak üreticisidir.ויקטורינוקס (Victorinox) היא חברה לייצור סכינים שבסיסה בעיר איבאך שבשווייץ.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.חלק מהילדים נרצחו בעזרת כידונים.
İki asker dövüldü, bıçaklanarak karınları deşildi ve cesetlerden biri yakıldı.שניים מתושבי נשר נדקרו בסכינים ומכוניתם נשרפה.
Bıçak, gerçek bıçak ve kan kandır.”במקום העט נשתמש בסכינים, ובמקום הדיו - בדם".
Çığlık atarken, bir figür, annesinin elbiselerini giymiş bir bıçak Norman Bates ile odaya fırladı.כשהיא צורחת, נורמן בייטס נכנס לחדר עם סכין.
Potasyum bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.Литият е достатъчно мек, за да бъде срязан с нож.
Bu olay, Uzun Bıçaklar Gecesi olarak tarihe geçti."Night of the Long Knives" се отнася за нощта на дългите ножове.
İki gün sonra Uzun Bıçaklar Gecesi olarak anılan SA'nın tasfiyesi başlandı.Нощта на дългите ножове започва два дни по-късно.
Martha Tabram ise 7 Ağustos 1888 tarihinde 39 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür.Тейбрам е убита на 7 август 1888 г. като претърпява 39 прободни рани.
Ocak 2007'de Aix-en-Provence'de bir güvenlik görevlisini bıçaklayarak cinayete teşebbüsten suçlandı.През януари 2007 е обвинен в опит за убийство след намушкване на пазител на реда в Екс ан Прованс.