büyüttü ile cümle
büyüttü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Biz kendi laboratuvarımızda, üzerinde hücreleri büyüttüğümüz biyomalzemelerin içine mikro-kanallar açıyoruz.במעבדה, אנחנו מדמים מיקרו דוגמאות של ערוצים בחומר הביולוגי עליהם אנחנו מגדלים את התאים.
Biz kendi laboratuvarımızda, üzerinde hücreleri büyüttüğümüz biyomalzemelerin içine mikro-kanallar açıyoruz.في المختبر، ننمط القنوات مجهريا في المواد الحيوية التي نزرع عليها الخلايا.
Biz kendi laboratuvarımızda, üzerinde hücreleri büyüttüğümüz biyomalzemelerin içine mikro-kanallar açıyoruz.微細な経路網を作り込んだ 生体材料の上で細胞を育てています そうすることで 細胞の餌である細胞培養液を
Bu bakış açısını beslemek istedim. Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.Aby pielęgnować tę myśl, podobnie jak grzyby, założyłam Społeczność Decompiculture.
Burada da gördüğünüz gibi formüldeki n'i büyüttükçe o gizemli sayıya yaklaşıyorum. .Jak widać, jeśli powiększam n w tym równaniu, zbliżam się do tej magicznej liczby,
Burada da gördüğünüz gibi formüldeki n'i büyüttükçe o gizemli sayıya yaklaşıyorum. .n에 점점 큰 수를 대입하면 이 마법의 숫자에 근접해갑니다
Burada da gördüğünüz gibi formüldeki n'i büyüttükçe o gizemli sayıya yaklaşıyorum. .Όπως βλέπετε, καθώς αυξάνω το n σε αυτή την αρχική εξίσωση, προσεγγίζω αυτόν τον μαγικό αριθμό.
Burada da gördüğünüz gibi formüldeki n'i büyüttükçe o gizemli sayıya yaklaşıyorum. .كما ترى اذاً، كما جعلت n اكبر واكبر في هذه المعادلة الاصلية، فأنا اقارب هذا العدد السحري
Burada da gördüğünüz gibi formüldeki n'i büyüttükçe o gizemli sayıya yaklaşıyorum. .このnを大きくすればするほど、この魔法の数字に近づきます。 私はこの数字2.71..に近づき、..
Burayı büyüttüğümü düşünün.لذلك دعونا نقول إذا كان لي أن تتخذ، إذا كان لي حق التكبير هناك
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Chodzi o zbliżenie pary tak, by razem zaczęli wychowywać dzieci.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Cilj je, da se dva človeka povežeta skupaj zadosti močno, da začneta kot ekipa vzgajati otroke.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.El meollo de esto es unir a dos personas con la fuerza suficiente para empezar a criar bebés en equipo.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.목적은 두 사람이 함께 아이를 기르기 위해 서로 붙어있을 수 있게 하는 것입니다.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.L'enjeu est de créer un lien suffisamment fort entre deux personnes pour élever des enfants ensemble.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Lo scopo è tenere insieme due persone abbastanza saldamente da allevare dei figli insieme
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Podstatou je pritiahnuť k sebe dvoch ľudí dostatočne silno na to, aby začali spolu vychovávať deti.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Toàn bộ ý nghĩ của việc này là để kéo hai người lại gần nhau đủ mạnh để nuôi dưỡng đứa con như một đội.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Účelem je dát dva lidi dohromady natolik pevně, aby společně vychovali děti.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Ο στόχος είναι να ενωθούν δύο άνθρωποι με τέτοια δύναμη ώστε να μπορέσουν αν μεγαλώσουν τα μωρά τους ως ομάδα.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.И смысл в том, чтобы держать двух людей вместе достаточно сильно, чтобы сообща плодить детей.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.І цей сенс в тому, щоб з'єднати людей достатньо сильно, щоб вони разом виховували дітей.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.כל העניין הוא לקשר שני אנשים יחד חזק כל כך שיתחילו להביא לעולם תינוקות כצוות.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.فالقصد هنا هو أنجذاب شخصين لبعضهما البعض بشكل قوى للدرجة التى تدفعهم لتربية أطفال وكأنهم فريق واحد
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.子を育てる親として機能させることです けれども 恋愛のメインの特徴は切望です
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.整個目的就係將兩人拉埋一齊 等佢地可以一齊開始照顧嬰兒
Büyüttüğümde, o kutu böyle görünürdü. Burada krista olsun. Biraz kalın olacak, oldukça yakınlaştık.Colour it con verde sólo como y luego tienes la membrana externa y esta membrana externa, pude hacerlo aquí
Büyüttüğümde, o kutu böyle görünürdü.Obrót osi jest możliwy dzięki energii powstałej podczas wyrównywania stężeń protonów wodoru.
Büyüttüğümde, o kutu böyle görünürdü.Pokud se pozorně podívám sem, bude to vypadat takto:
Büyüttüğümde, o kutu böyle görünürdü.إذا كان الأمر كذلك كان لي أن كبرها هذا الصندوق سيكون كهذا
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.A crescut pe unul din puii ei, care s'a făcut un leuţ, învăţat să sfîşie prada; şi a mîncat oameni.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.A gdy odchowała jedno z szczeniąt swoich, stało się lwem, tak, że nauczywszy się chwytać łupu pożerał i ludzi.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.A vychovala jedno zo svojich ľvíčat; bol to mladý lev a naučil sa lúpežiť; žrával ľudí.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.Enalteció a uno de sus cachorros, el cual se hizo león. Aprendió a arrebatar la presa y devoró hombres
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.En Unge voksede til, en Ungløve blev den; den lærte at røve Rov, Mennesker åd den.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.És fölnevele egyet kölykei közül; fiatal oroszlánná lõn, és megtanula ragadományt ragadozni, embereket evett.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.Essa innalzò uno dei cuccioli che divenne leone, imparò a sbranare la preda, a divorare gli uomini
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.In vzredila je enega mladičev svojih, ta je postal mlad lev in se je navadil plen loviti, požiral je ljudi.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.ja sai ylenemään yhden poikasistaan: siitä tuli nuori jalopeura, se oppi saalista raatelemaan, se söi ihmisiä.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.그 새끼 하나를 키우매 젊은 사자가 되어 식물 움키기를 배워 사람을 삼키매
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.Nuôi nấng một con trong các con nó, trở nên một sư tử tơ; tập bắt mồi, và nuốt người ta.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.Nuôi_nấng một con trong các con nó , trở_nên một sư_tử tơ ; tập bắt mồi , và nuốt người_ta .
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.Και ανεθρεψεν εν εκ των βρεφων αυτης και εγεινε σκυμνος και εμαθε να αρπαζη το θηραμα ανθρωπους ετρωγε.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.И вскормила одного из львенков своих; он сделался молодым львом и научился ловить добычу, ел людей.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.Тя изхрани едно от лъвчетата си, Което, като стана млад лъв, И се научи да граби лов, ядеше човеци.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.ותעל אחד מגריה כפיר היה וילמד לטרף טרף אדם אכל׃
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.ربّت واحدا من جرائها فصار شبلا وتعلم افتراس الفريسة. اكل الناس.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.在 他 小 獅 子 中 養 大 一 個 、 成 了 少 壯 獅 子 、 學 會 抓 食 而 喫 人
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.在 他 小獅子 中 養大 一 個 、 成了 少壯獅子 、 學會 抓 食 而 喫人
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Also hat er den Orchestergraben vergrößert, damit mehr tiefstimmige Instrumente hineinpassten.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Aşa că a lărgit fosa orchestrei ca să poată aduce mai multe instrumente.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Así que aumentó el tamaño del foso donde va la orquesta para poder meter más instrumentos bajos dentro.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Così aumentò le dimensioni del gruppo d'orchestra così che ci potesse inserire i bassi.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Dus vergrootte hij de orkestbak zodat hij er meer lage instrumenten in kon krijgen.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Il a donc agrandi la taille de la fosse d'orchestre pour pouvoir ajouter plus d'instruments dans les basses.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.logo aumentou o tamanho do fosso da orquestra para caber mais instrumentos de baixo custo lá.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.그래서 그는 오페라의 핏의 크기를 늘여서 그 안에 low-end 악기들은 넣을수 있게 하기 위함 이었지요.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Tak nechal zvětšit orchestřiště, aby měl více nástrojů.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Úgyhogy megnövelte a zenekari árok méretét, hogy több alacsonyabb hangfekvésű hangszert tudjon idetenni.
Bu yüzden orkestranın yerini büyüttü, böylece daha fazla tiz sesli enstrüman koyabilecekti.Для этого он увеличил размер оркестровой ямы, чтобы в ней поместилось больше инструментов нижнего регистра.