büyüten ile cümle

büyüten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlahi gücün dişiliğini, besleyip büyüten yönünü araştırdılar.Exploring the feminine, nurturing side of divinity.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Just as the women in Hawaii that raised me predicted, the world is in trouble.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.It's got my compost in it, which is growing an orange tree, which is great.
Aslından onu büyüten kişi olarak... ...biyolojik ailesinin kim olduğunu birçok kez merak etmişimdir.Actually, as I raised her, I was very curious who her birth parents were.
Önemli olan, eken ya da sulayan değil, ekileni büyüten Tanrıdır.So then neither he who plants is anything, nor he who waters, but God who gives the increase.
Yavrusunu büyüten dişi kar parsları dışında bu hayvanlar genelde yalnız dolaşır.Mit Ausnahme von Muttertieren mit ihrem Nachwuchs tritt der Kleine Igeltenrek überwiegend allein auf.
Bu arada Rosalie onu büyüten annesinin katili olan Madam de Polignac'ın gerçek annesi olduğunu öğrenir.Per ironia della sorte, Rosalie scopre che la sua vera madre è proprio la contessa di Polignac.
Susan Mayer / Teri Hatcher: 17 yaşındaki kızını yalnız başına büyüten yalnız bir kadın.في السنة الأولى سوزان ماير هي امرأة مطلقة تقوم بتربية ابنتها الوحيدة البالغة من العمر أربعة عشر سنة.
17 yaşındaki kızını yalnız başına büyüten yalnız bir kadın.Filho de uma mãe solteira de 17 anos de idade.
Yavrusunu büyüten dişi kar parsları dışında bu hayvanlar genelde yalnız dolaşır.Anders dan de gevlekte hyena leeft dit dier meestal alleen.
İntihar eden kişinin gerçek annesi değil onu büyüten kişi olduğunu öğrenir.În urma unui test genetic află că mama care l-a crescut nu este mama lui adevărată.
17 yaşındaki kızını yalnız başına büyüten yalnız bir kadın.17歳の娘をもつシングルマザーであることを公表。
Avrupa’daki çocuğunu yalnız başına büyüten anne veya baba oranının en yüksek olduğu ülke Estonya’dır.Естония има един от най-високите проценти самотни родители в Европа.
Aslından onu büyüten kişi olarak... ...biyolojik ailesinin kim olduğunu birçok kez merak etmişimdir.En fait, comme je l'ai élevé, j'étais très curieuse au sujet de l'identité de ses parents biologiques.
Aslından onu büyüten kişi olarak... ...biyolojik ailesinin kim olduğunu birçok kez merak etmişimdir.Igazából, miközben felneveltem, mindig is kíváncsi voltam, kik az igazi szülei.
Aslından onu büyüten kişi olarak... ...biyolojik ailesinin kim olduğunu birçok kez merak etmişimdir.في الحقيقة عندما ربيتها تسألت دائما عن هوية والديها الحقيقيين
"Bence ekonomiyi büyüten bu", dedi.Er sagte: \'93I That\'92s denken was wächst die economy.\'94\
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.10배 돋보기 입니다.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.10倍です
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Această lupă mărește de 10 ori.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Ça agrandit 10 fois.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Det er et forstørrelsesglas, der forstørrer 10 gange.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Eine 10-fache Vergrößerung.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Es una lupa de 10 aumentos.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.É uma lente de aumentar 10 vezes.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.E' un ingrandimento di 10 volte.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Ini adalah kaca pembesar, 10 kali lipat.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Một cái kính lúp có độ phóng đại 10 lần
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.To lupa o 10-krotnym powiększeniu.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.To zvětšuje 10x.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Zie je? Dat is een x10 vergrootglas.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Αυτός ο φακός μεγεθύνει 10 φορές.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Това е десетократно увеличение.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.Это десятикратное увеличение.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.זו זכוכית מגדלת של פי 10.
Bu sadece 10 kat büyüten bir büyüteç.هذه العدسة تكبر الصورة بـ 10 مرات.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Ahogyan az engem felnevelő hawaii nők megjósolták, a világ bajban van.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Como predijo la mujer que me crió en Hawai, el mundo está en problemas.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Così come avevano presagito le donne nelle Hawaii che mi hanno allevata, il mondo è in pericolo.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Cũng như phụ nữ ở Hawaii đã nuôi tôi lớn nên dự doán hế giới đang gặp khó khăn
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Exact după cum au prezis femeile din Hawaii care m-au crescut, lumea se află la ananghie.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Genau wie die Frauen auf Hawaii, die mich aufzogen, vorausgesagt haben, ist die Welt in Schwierigkeiten.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Jak předpovídaly havajské ženy, které mne vychovávaly, svět je v nesnázích.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.저를 길러줬던 할머니들이 예견했던 대로 세상은 곤경에 처했습니다.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Sebagaimana diperkirakan oleh wanita yang membesarkanku di Hawaii, dunia berada dalam masalah.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Tak ako ženy na Havaji, ktoré ma vychovali, predpovedali, svet má problémy.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Tak jak hawajka, która mnie wychowała, przewidziała - - świat jest w tarapatach.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Tal como previram as mulheres havaianas que me criaram , o mundo está em dificuldades.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Tout comme les femmes de Hawaï qui m'ont élevée l'ont prédit, le monde a des problèmes.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Zoals de vrouwen, die me in Hawaii opvoedden, hadden voorspeld is de wereld in de problemen geraakt.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Όπως προέβλεψαν οι γυναίκες που με μεγάλωσαν στη Χαβάη, ο κόσμος αντιμετωπίζει προβλήματα.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Как и предсказывали те гавайские женщины, воспитавшие меня, мир попал в беду.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Точно както жените в Хавай, които ме отгледаха, предсказаха, светът има проблеми.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Як і передбачали жінки, які ростили мене на Гаваях світ в небезпеці
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.בדיוק כמו שהנשים בהוואי שגידלו אותי צפו, העולם בצרות.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.وكإمرأة في هاواي هذا يدفعني لكي أتنبأ ان العالم في خطر
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.女性の予言の通り 世界は問題を抱えています 我々は溢れかえるデータを
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Ada kompos saya di dalamnya, yang menumbuhkan pohon jeruk ini, sesuatu yang hebat.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.All'interno c'è il mio concime, che sta facendo crescere un arancio, una gran cosa.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Are compost în el, ceea ce crește un portocal, ceea ce e grozav.

İlgili Sayfalar