büyüm ile cümle

büyüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2006 ve 2007 yılında kredi büyümesi ortalama %73 olmuştur.1968年から2007年までの平均も37%と高い割合で推移している。
Oyuncu birçok alternatif araç ile büyümeye çalışır.多くの運河が複数の水車とともに開発された。
Üniversiteler Ekonomik Büyümeye Nasıl Katkıda Bulunur.専門は開発経済学。
Kendiside burada yaşamış ve büyümüştür.ここで生まれ、育った。
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.寡黙で無表情かつ無愛想、何事にも動じない。
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.到了1300年左右,歐洲幾世紀以來的繁榮與成長告一段落。
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.该业务已成长为一种重要的商品化权现象。
Geçtiğimiz yıllara kadar Estonya ekonomisi takdire değer oranlarla büyümeye devam etmiştir.直到最近幾年,愛沙尼亞經濟持續以令人欽佩的速度增長。
Dünya Bankası‘nın açıklamasına göre, büyüme 2017’de% 2, 2018’de% 3.5 olarak öngörülüyor.根据世界银行的声明,2017年的增长预计为2%和2018年的3.5%。
Büyümesi çabuktur.成熟快。
A.Ş.- istikrarlı büyümesine devam etmektedir.樸-樸以養生。
Ekip gittikçe büyümektedir.当团队日益壮大。
Ancak, on iki yıl sonraya döner ve adı Amy (Karen Gillan) olan büyümüş Amelia ile karşılaşır.然而,他迟到了12年,遇到了长大的艾美莉亚,并已经改名为“艾美”(凯伦·吉兰饰)。
Üstel büyüme modeli Malthus büyüme modeli olarak da bilinmektedir.指数增长模型也称作马尔萨斯增长模型。
Elde edilen bu şeker daha sonra bitkinin büyümesi için kullanılır.這些糖類接著被用來當做供植物生長的建材。
Bunların arasında yangı (enflamasyon), bunama (demans) ve tümör büyümesi (neoplazma) vardır.寇至,夜舉火,晝鳴炮,並力堅守。
Ekinlerin büyüme dönemi; ülkenin batı bölgelerinde 202 gün, doğu bölgelerinde ise 169 gündür.耕地主要集中在中部和西南,东部的农作物生长期只有169天,西部可达202天。
Para arzının büyümesi 1970'lerin yüzde 30'lu oranlarından yüzde 15'lere düşürülmüştür.工人的实际工资下降了1913年水平的大约50%。
2000 yılından 2007 yılına kadar, Ukrayna'nın reel büyümesi ortalama %7.4 olmuştur.从1979到2007的29年间,北京GDP年平均增长率为10.4%。
Anaerobik organizma, büyümek için oksijene ihtiyaç duymayan organizma.厭氧生物(Anaerobe organism):不需要氧氣生長的生物。
2013 yılı nüfus büyüme oranı %0,46 olarak tahmin edildi.2013年時,中國人口增長率估計為0.46%。
Malnütrisyondan oluşan bodur büyüme, 1990 yılında %33,1'den 2010 yılında %9,9'a azaldı.過去因營養不良而造成的阻礙生長(英语:Stunted growth)問題,則從1990年的33.1%下降到2010年的9.9%。
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.生长因子通常充当细胞间的信号分子。
Amegakure'de doğup büyümüş bir yetimdir.相傳因頭部為枭首,在埃及,曾被作為最高神阿蒙崇拜。
Sporlar oluşmadan mantarın büyümesi durdurulur.樹枝會在端芽停止生長時才會出現。
Nazi Partisi hızla büyümeye başlar.此时,纳粹党正悄然崛起。
Büyümeye yardımcı olmaz.不增不減。
Turizm büyümektedir.旅游业兴盛。
Büyüme faktörleri, ifade edilmez veya tekrar ifade edilir.生命值不可恢复或增加。
Büyük torunu Ratu Sir George Cakobau, Fiji'nin ilk doğma büyüme Genel Valisidir (1973 - 1983).他的曾曾孫,乔治·卡考鲍爵士,在1973年到1983年任斐济总督(他是斐濟第一位在本土出生的總督)。
Fakat çok geçmeden askerin olaya el koymasıyla olaylar daha da fazla büyümeden bastırılmış oldu.不過,在一些士兵傷到自己後,更多的試驗不再被鼓勵。
Don, tay büyümesini tamamlayıncaya kadar değişebilir.會大幅度調整體質,直到耗盡魔力為止。
Kent birdenbire büyümeye başladı.此后,博尔开始突然发展壮大。
Bu köyde doğmuş ve büyümüştür.在鄉間出生並成長。
Naruto büyümüştür ve eski sakarlıklarından arınmıştır.黑仔沒有生氣,他原諒了老戴的錯誤。
"Moment 4 Life: iki çocuğun da aynı yerde büyümesi ile ilgili.之后便寡居,独自抚养两人所生的四个女儿成人。
Başlangıçta kendi basım makinesinin olmaması gazetenin büyümesini sınırladı.在创刊初期,报纸发行量并不理想。
Asya ekonomisi genel olarak büyümeyi koruyacak.日本经济必须立足亚洲。
Çin'de ulaşım, son yıllarda büyük bir büyüme ve genişleme yaşamıştır.中国交通基础设施经过多年的建设和发展已经颇具规模。
Şikago'da büyümüştür, Evli olup 3 çocuk sahibidir.他居住在里昂,已婚,育有三个孩子。
Çalışanın, şirketin büyümesine ve iyileştirilmesine yardım etmesini sağlar.他赋权给员工来帮助促进公司的成长和进步。
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.1970年2月,測試速度開始向上提升。
Pyle, Linda ve Frank Pyle'nin kızıdır ve Houston, Teksas'ta doğup, Tennessee'de büyümüştür.派兒是琳達和法蘭克·派爾的女兒,出生於德克薩斯州休士頓。
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.無分別:心境平靜,無變化,沒有波動起伏。
Oyuncu birçok alternatif araç ile büyümeye çalışır.這些機車必須要經過大量改裝才能運作。
Aralarındaki sürtüşmenin büyümesiyle birlikte işler karışır.他们在混乱间获得了发展壮大的机会。
Bu nüfus büyümesi 20. yüzyılda da devam etti.它的人口在20世紀持續增加。
Nüfus artışı dururken, ekonomik büyüme yavaşladı.人口增長停頓,急劇的經濟發展放慢。
Loretto, Tennessee'de büyümüştür.克劳德在田纳西乡下长大。
Borsaya açılmak, büyümenin ilk adımlarını oluşturur.手割的創立被視為圍棋水準發展的第一次大躍進。
Kalküta'da büyümüştür ve ilk eğitimini bölgesel bir manastırda almıştır.她出生于法兰克福,早年在修道院接受教育。
Çöğürün başlangıçtaki büyümesi iki şekilde olur.在明代時逐漸演變出兩種形式。
Araştırmaları makroekonomi, iş ekonomisi, ekonomik büyüme ve ekonomik politika konularında yoğunlaşmaktadır.柯成兴教授主要致力于研究经济增长、经济发展、货币经济、宏观经济和失重经济。
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.그러나 1995년에서 2005년까지 아프리카의 경제성장률은 올라가서, 2005년에 평균 5%대이다.
Yaldızlı Çağ, özellikle Kuzey ve Batı'da hızlı bir ekonomik büyüme dönemiydi.도금 시대는 특히, 북부와 서부에서 진행된 급속한 경제 성장기이다.
Patton Jackson, Mississippi'de doğmuş fakat Plano, Texas'ta büyümüştür.캔디스 패튼은 미시시피주 잭슨에서 태어났으나 텍사스주 플레이노에서 성장하였다.
Büyümeye yardımcı olmaz.진화는 거슬러 올라가지 않는다.
Büyümekle ilgili bir hikaye."진화하는 신종사기 대처법!”.
İşi gittikçe büyümeye başladı.이는 점점 성장해가고 있다.
Kendisi Lee's Summit şehrinde büyümüştür.북 세인트 루이스 근교의 일명 '더 빌레(The Ville)'에서 자랐다.

İlgili Sayfalar