büyüm ile cümle
büyüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Laurent, Paris'in 9. bölgesinde büyümüştür.멜라니 로랑은 파리 9번가에서 성장하였다.
Taş hemen ısınmaya ve büyümeye başlar.층의 온도는 증가하고 팽창하기 시작한다.
Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır.대통령은 핀란드 땅에서 태어난 핀란드 시민이어야 한다.
Büyümesi yavaştır.자라는 속도는 매우 느리다.
Nijerya'da doğan Onuoha İngiltere'nin Manchester şehrinde büyümüştür.오누오하는 나이지리아에서 태어나 잉글랜드 맨체스터에서 자랐다.
Şehir son beş yıl içinde hızla büyüm üşve 50 km²'lik bir kentsel alana sahip olmuştur.난퉁은 지난 25년간 장강 삼각주의 도시 중 하나로써 빠르게 발전하였다.
İspanya ekonomisi 2007 yılında tüm G7 ülkelerini geride bırakarak %3.8 büyümüştür.스페인의 경제 성장률은 2007년 3.8%로 모든 G8개국보다 높게 나타났으며 3년 연속 성장률 우위를 점했다.
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.모든 것이 아름답고 역동적이면서도 과도함이 없다.
Cossette büyümüştür.에크렐에 성장하였다.
Valencia, Kaliforniya'da büyümüştür.그는 캘리포니아주 발렌시아에서 자랐다.
Queens, New York'ta doğup büyümüştür.케이건은 뉴욕 시에서 태어나 자랐다.
Abisi Shannon ile birlikte yokluk içinde büyümüşlerdir.오빠 한스 숄과 같이 나치당에 희생됐다.
Malnütrisyondan oluşan bodur büyüme, 1990 yılında %33,1'den 2010 yılında %9,9'a azaldı.2015년에 세계 평균은 1990년의 9.1%에서 4.3%으로 줄었다.
Küçük bir kızın büyümesini konu almıştır.어린 소녀의 모습을 한 요괴.
Romanya'da komünizmin kurulmasının ardından, şehir büyümeye devam etti.고대 로마 시대부터 광업이 발전하면서 도시가 형성되었다.
Katya yetimhanede büyümüştür.신영철은 성남에서 자랐다.
Büyümesi oldukça hızlıdır.성장은 빠르게 진전될 수 있다.
Bakanlıkça 2014 için %0.5 büyüme öngörüldü.09 학교평가 상위 50% 선정 2014.
Daha sonra tanıştığı Yahiko ve Konan adlı yetimler ile birlikte büyümüştür.사후 그의 이름을 딴 요시카와 에이지상이 제정되었다.
Çünkü reddedilemez büyüme ve genişleme gücüne sahiptir.난이도가 올라간다고 해서 적이 강해지거나 구조물이 많아지는 것은 아니다.
Bitki 10 metreye kadar büyüme kapasitesine sahiptir.이 때 진흙은 약 10m 높이까지 솟았다고 한다.
Koşan çocuk imajı benim için büyümüş olmayı simgeliyordu.무녀인 주인공을 한결같이 따르며 성장전에는 소녀로 보일만큼 귀여운 모습이었으며 말을 더듬었다.
Farkın nedeni büyüme sırasında birbiriyle kaynayacak olan küçük kemiklerdir.뼈 개수의 차이는 성장 중에 서로 융합하기 때문이다.
Hindistan'ın azalan uranyum rezervleri ülkedeki nükleer enerjinin yıllarca büyümesini durdurdu.NPT 미가입과 핵무기 개발을 이유로, 미국이 30년 동안 인도의 우라늄 수입을 막아왔다.
"Intensive Growth Programs" (Yoğun Büyüme Programları).개발도상국 불균형성장 전략(en:Strategy of unbalanced growth)
Sanayinin büyüme oranı %3,8 kadardır.3차 산업인 서비스업은 38.10%로 높은 성장률을 이루어냈다.
Şehir çok hızlı kentleşmekte ve büyümektedir.이때에 도시는 흔들려 움직이고 진동할 것이다.
Hanzala 10 yaşında bir çocuktur, büyümez.활기차며 열 살도 안 되는 금발의 여자 아이.
Bu sırada desteklerde büyümekteydi.이 시간에 더 많은 지원이 있었다.
Anaerobik organizma, büyümek için oksijene ihtiyaç duymayan organizma.절대혐기성 미생물(obligate anaerobe)은 산소가 있는 곳에서 생장할 수 없는 미생물이다.
Vergi avantajları sebebiyle kentin nüfusu büyüme eğilimi göstermektedir.세금이 인상되자 주민들의 불만은 가속화되었다.
Bu sektörlerde önümüzdeki yıllarda da hızlı bir büyüme beklemekteyiz.최근 몇 년간 이들 지역에서 좋은 성적을 내는 팀들이 늘어나고 있다.
Bu büyümenin bir parçası.이는 탐욕의 일부분이다.
8 aylık olunca artık keseye sığmıyacak kadar büyümüş olur.그는 8세가 된 뒤 깅엔 안 데어 필스를 연고로 하는 깅엔에 입단하였다.
Laurent, Paris'in 9. bölgesinde büyümüştür.לורן גדלה ברובע התשיעי של פריז.
Protestan bir ailede büyümüş ve kariyerine kilise müzisyeni olarak başlamıştır.הוא גדל במשפחה פרוטסטנטית ומאוחר יותר החל בקריירה של מוזיקאי כנסייה.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.ללמד את הילדים להיות בריאים.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.שנת 1989 סימנה את שיא הפריחה הכלכלית של אחת מתקופות השגשוג הכלכלי הגדולות בהיסטורית יפן.
Patton Jackson, Mississippi'de doğmuş fakat Plano, Texas'ta büyümüştür.פאטון נולדה בג'קסון, מיסיסיפי אבל גדלה בפלאנו, טקסס.
Baker Indiana'da doğdu ve Greeley, Colorado'da büyümüştür.בייקר נולד באינדיאנה וגדל בגרילי, קולורדו.
Koruyucu ailelerin yanında büyümüştür.הוא גדל עם עוזרות בית.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.מאז 1970 עלה קצב הגידול.
Basit üstel büyüme olarak da bilinir.כולנו זוכרים מה זה להיות מתבגר.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.הסיפור מספר את סיפורו של פיטר פן, הילד שמסרב לגדול ולהתבגר.
Nazi Partisi hızla büyümeye başlar.אוכלוסיית פולין מזדקנת במהירות.
Jinekomasti erkek memesinin normalden fazla büyümesidir.בגבר, לעומת זאת, רמתו די קבועה.
1959'da Vanderbilt Üniversitesi'ne geçtikten sonra çalışmalarına hücresel büyüme faktörleri ile devam etti.בשנת 1959 עזב לאוניברסיטת ונדרבילט, שם המשיך במחקריו על גורמי גדילה תאיים.
Bize göre, yaratılmış imgelerle büyümenin metafor olmadığını; hayatımızın gerçek şartı olduğunu yazıyor.היא טוענת ש"בשבילנו, הסינוור על ידי הדימויים שנוצרים היא אינו מטאפורה, זהו המצב האמיתי של חיינו".
Kvaçi büyüme çağında onun yanında kalır.הספר מלווה אותו במהלך התבגרותו.
Kışyarı'nda doğup büyümüştür.נולדה וגדלה ברמת אביב.
Yavrular büyümeye devam ettikçe, daha uzun süre yalnız kalabilir hale gelmeye başlar.ככל שהתבגרתי, מצאתי את עצמי חושב עליו יותר ויותר.
Yazar Oslo'da doğmuş, Molde'de büyümüştür.נסבו נולד באוסלו וגדל במולדה.
Komünist dönemde, devlet yatırımıyla ekonomik büyüme görüldü.היה גידול משמעותי בהשקעות ממשלתיות.
Gaea, Tityos'a gönüllü annelik etmiştir ve çocuk, mağara küvöz haline gelene kadar büyümüştür.הם מגדלים את סימבה בג'ונגל עד שהוא נהפך למבוגר.
Bunlar bir şehirde ekonomik büyüme hamlesi yarattı.הפעלתה דרבנה את התפתחות הכלכלה בעיר.
1987’de Ekonomik Büyüme üzerine yaptığı çalışmalardan ötürü Ekonomi dalında Nobel Ödülü’nü kazandı.ב-1987 זכה בפרס נובל לכלכלה על "תרומתו לתאוריה של צמיחה כלכלית".
Methodist kilisesi geleneklerine göre büyümüştür.מילדות הוא גדל על פי המסורת הקאלויניסטית.
Kurusava doğduğunda, iki kardeşi büyümüştü ve biri de ölmüştü.גרוצקי נולדה וגדלה ביבנה ולה שני אחים.
Büyümesi yavaştır.עם זאת, הצמיחה שלו איטית.
Ben Buyum 06.בנאדיק (קוראת לך) 6.