büyüm ile cümle
büyüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başlangıçta sekiz üye kulüp içeren lig zaman geçtikçe büyümüştür.Inițial aceasta conținea 8 cluburi, însă cu timpul numărul a crescut.
Yapılan elçilik binaları da yukarı kısmın büyümesinde etkili olmuştur.Atunci importanța locuinței pe care și o pregătise împărăteasa crescu.
2011 yılında Bulgaristan’da yıllık ekonomik büyüme % 1,7 olmuştur.În anul 2010, economia Irakului a avut o creștere de 7,9%.
Ekip gittikçe büyümektedir.Trupa este într-o continuă creștere.
Bu büyüme genellikle çok küçüktür, yılda sadece birkaç miliyay-saniye veya daha az olur.Aceasta ar putea fi foarte mică — doar câteva milisecunde de arc într-un an, sau chiar mai puțin.
Bu yüzden hep küçük ve asla büyümez.De când e se tot vorbește și deloc nu îmbătrânește.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Dar acestea încep să crească din ce în ce mai mari.
Roma'da doğup, büyümüştür.Maria s-a născut și a crescut la Roma.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.În anii '70 s-a dezvoltat într-un ritm accelerat.
Naruto büyümüştür ve eski sakarlıklarından arınmıştır.Shingo simte că îmbătrânește, că i se aproprie sfârșitul.
2012 yılında ülke ekonomisi %4 oranında büyümüş olup, 2013 yılında %4,2 büyüdüğü tahmin edilmektedir.În 2013 numărul nou-născuților a scăzut cu 4%, în comparație cu 2012.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Deoarece incisivii nu au rădăcini, ei cresc mereu.
Çocukların büyümesi için E vitamini gereklidir.Tatal trebuie să sprijine creșterea copiilor.
Çizgi romana göre, Cecily, varlıklı bir ailede büyümüştür.Născut în București, Rebengiuc a crescut într-o familie modestă.
Ekonomik büyüme 2004 yılında %5,1'e yükseldi ve 2005 yılında %5,6'ya ulaştı.Rata migrației în localitate reprezintă 4% și a crescut cu 5,6% în 2011 față de 2008.
Endüstrinin büyümesi ile radikal hareketler de ayrıca çoğalıyordu.Odată cu dezvoltarea industriei, au apărut și mișcările radicale.
Bu çılgınca büyüme 1873'te bütün dünyayı saran ekonomik bunalımla sona erdi.La nivel national panica din 1873 , de asemenea, încetinit de redresare economică.
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.Bătrânețea lui a fost liniștită, fără complicații și zguduiri bruște.
Bu uydu evrenin büyüme hızlanması oranını daha belirgin hale gelmesi sağlayacaktır.Aceasta este un indiciu ce sugerează că expansiunea universului accelerează.
Sanayinin büyüme oranı yaklaşık %1.5'tir.Producția agricolă a crescut abia cu 1.5%.
Şikago'da büyümüştür, Evli olup 3 çocuk sahibidir.Locuiește actualmente la Tel Aviv, este căsătorit și are trei copii.
Bu sırada desteklerde büyümekteydi.În perioada domniei sale a fost sprijinit de fanarioți.
Tolga Sarıtaş (d. 30 Mayıs 1991) Türk dizi oyuncusu.Aslen Sivaslıdır ancak İstanbul'da doğup büyümüştür.Tolga Saritas Este un actor turc originar din Sivas, Turcia, dar care s-a născut și a crescut în Istambul.
11 yaşında kendisine büyüme hormonu eksikliği teşhisi konuldu.11 éves korában növekedésihormon-hiányt diagnosztizáltak nála.
Her iki olayda da üç evre görülür ; çoğalma, büyüme ve olgunlaşma.SU(2) esetén hármat, SU(3) esetén nyolcat, általában SU(n) esetén n²-1-et.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Pán Péter egy repülő kisfiú, aki nem akar felnőni.
Viyana'da doğmuş, Avusturya ve İngiltere'de büyümüştür.Bécsben született, Ausztriában és Angliában nevelkedett.
Ülke ekonomisi böylece yavaş yavaş büyümeye başladı.Az ország gazdasága lassan fejlődni kezdett.
Çocuklarda yavaş büyümeye ve öğrenme güçlüğüne neden olabilir.Gyermekeknél gyenge növekedést és tanulási nehézségeket okozhat.
Bu yenilemelerden sonra mezarlık büyümüş ve 17 hektardan bugünkü haliyle 43 hektarı bulmuştur.A sírkertet többször is bővítették, napjainkban 43 hektár méretű.
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.A turizmus növekedése hozzájárul a térség fejlődéséhez is.
Yılmaz ve Elif aynı mahallede büyümüş ve birbirini seven iki aşıktır.Idegenek vagyunk, szeretetet tartunk Ahol összegyőlünk ketten szeretkezünk.
Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır.A finn alkotmány szerint az elnöknek születésével finn állampolgárnak kell lennie.
Sonrasında büyüme yavaşlamıştır.Ezután a növekedés üteme lelassult.
Bu da yıllık %38'lik bir büyümeye denk geliyor.Ez évi 38%-os inflációt jelentett.
Roma'da doğup, büyümüştür.Rómában született és nőtt fel.
1976 yılında yıllık ortalama GSYİH büyümesi kabaca %5.9 idi.1976-ben a GDP átlagos éves növekedése 5% volt.
Bu şube gittikçe büyümüş ve üniversite Lincolnshire ve Humberside Üniversitesi adını almıştır.Az újabb és nagyobb Lincolni Egyetem 1996-ban kezdte működését mint Lincolnshire és Humberside Egyeteme.
Büyümekle ilgili bir hikaye."Kattints a nagyításért."
Stockholm'de doğan şarkıcı, Nyköping ve Katrineholm'de büyümüştür.Stockholm Hägersten városrészében született, Nyköpingben és Katrineholmban nőtt fel.
Los Angeles ve Kuzey Kaliforniya'da büyümüştür.Északkelet-Los Angelesben és Észak-Kaliforniában nőtt fel.
Büyümenin ikinci evresi logaritmik faz (log fazı) veya üssel faz olarak adlandırılır.A második növekedési szakasz a logaritmikus fázis, más néven exponenciális fázis.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.Az 1970-es években a növekedés lelassult.
Diyabetin ortaya çıkma olasılığı büyümektedir.A valószínűségi ráta növekedni látszik.
Birincil metabolit normal büyümede, gelişmede ve üremede doğrudan bulunan bir metabolit çeşididir.Az elsődleges metabolitok közvetlenül szerepet kapnak a növény növekedésében, fejlődésében, szaporodásában.
Renji ve Rukia ayrı büyümeye başladılar ve bu arada Renji eğitimini arttırdı.Riki és Rin elfelejtik, hogy mi történt, de közben erősebbek lesznek mások segítésével.
Kendiside burada yaşamış ve büyümüştür.Érden él, itt nőtt fel.
I. Dünya Savaşı sonunda Coventry büyümeye devam etti.Az első világháború után a Coventry bekerült a másodosztályba.
Kalifornia eyaletinde doğmasına rağmen New York eyaletinde büyümüştür.Bár New Yorkban született, a kaliforniai Tustinban nőtt fel.
Melanie Fiona Hallim (doğum 4 Temmuz 1983) Toronto'da doğup, büyümüş Kanadalı R&B şarkıcısı.Melanie Fiona Hallim (Toronto, 1983. július 4. –) kanadai R&B-énekesnő és dalszerző.
Çok fazla salgılanması büyümeyi durdurur.Túl sok bór viszont akadályozza a növekedésüket.
Sanayinin büyüme oranı %3,8 kadardır.A növekedés üteme nagyjából 8,3%-os.
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.Uzziás király alatt az ország gazdasági fellendülést élt át.
Küçük bir kızın büyümesini konu almıştır.Egy beteg kislányról kérdezték a lányok.
Büyüme hücrelerini uyarır.Néhány tápanyag korlátozza sejtjeik növekedését.
Ayrıca bu uzaylı git gide büyümektedir.Az idegenek űrhajója ugyanakkor magasabbra emelkedik.
Bu olay sayesinde Grove Street büyümüştür.Culver Cityben nőtt fel.
Ancak asıl büyüme 19. yüzyılda yaşandı.Igazi virágkorát azonban a 19. században érte el.
Yunanistan ve Trakya 10. yüzyılfa daha refah içindeydi ve kasaba ile şehirler yeniden büyümeye başladılar.A 9. század közepére Görögország ismét görög volt, és a város kezdett talpraállni.
Bununla birlikte, o zamandan beri çift haneli yıllık büyüme oranları ile toparlanabildi.Ezen időtől kezdve, a nagyobb szabású műőrlésre berendezett malmok évről évre szaporodtak.