büyüm ile cümle

büyüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kent birdenbire büyümeye başladı.Pouco a pouco a cidade começou a crescer.
Teksas eyaletinin Longview şehrinde doğan Jordan, aynı eyaletin Ore City şehrinde büyümüştür.Nascido em Longview, Texas, ele cresceu em Ore City, Texas.
Çiçekleri oluşumundan itibaren ters bir şekilde büyüme gösterir.As flores aparecem antes das folhas terem crescido completamente.
İstanbul'da büyümüştür.Cresceu em Estrasburgo.
Kentin büyümesi istila ve yerinden etme süreçlerinden oluşur.A população de El Alto, desenvolve e transforma recursos.
Yıllık büyüme ender olarak 30 cm.den fazla olur.Crescem cerca de um centímetro por ano.
Şikago'da büyümüştür, Evli olup 3 çocuk sahibidir.Ele vive em Pequim, é casado e tem três filhos.
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.Gradualmente, a importância do turismo na economia do país aumenta.
Katya yetimhanede büyümüştür.Ela cresceu em um orfanato.
Maidenhead, Berkshire yakınlarındaki Holyport kasabasında büyümüştür.Ela cresceu na aldeia de Holyport, perto de Maidenhead, Berkshire.
Büyümeye yardımcı olmaz.Eu não crescia.
Büluğ çağında erkek çocukların gırtlağı hızla büyümeye başlar.Neste estágio da vida, a criança cresce muito rapidamente.
Kasaba zamanla büyümüş ve şehir olmuştur.No seu entorno a vila cresceu e se tornou cidade.
Bundan sonra şehre yapılan demiryolları hatları şehrin gelişip büyümesinde gayet önemli rol oynadı.Posteriormente, as ferrovias desempenhariam um importante papel no desenvolvimento da cidade.
Powers Jenkins, Kentucky'de doğmuş fakat Virginia-Kentucky sınırındaki Pound, Virginia'da büyümüştür.Nasceu em Jenkins, Kentucky e cresceu em Pound, Virgínia, cidade na fronteira de Virgínia com Kentucky.
Ancak artık yaşlanmıştır ve Connor da büyümüştür.Não aparece mais quando Link se torna adulto.
Çok çabuk büyümüştür.Este cresceu rapidamente.
Aleksandr, Moskova'da doğmasına rağmen, küçük bir kasaba olan Kirsanov'da büyümüştür.Antonov nasceu em Moscou, mas cresceu na cidade de Kirsanov.
Sonra şehrin ikinci döneminde ikinci bir büyüme dönemi geldi.Depois desta etapa houve a segunda jornada de descanso.
Bu, MIA'nın büyümesinin çoğuna katkıda bulunmuştur.Então, estávamos falando muito com a geração do milênio.
Proto-onkogenler, hücre büyümesi ve farklılaşmasını düzenleyen proteinleri kodlar.Os proto-oncogenes codificam proteínas que ajudam a regular o crescimento e a diferenciação celular.
Wendy çocuklarını büyümeyi reddeden Peter Pan'ın hikâyeleriyle büyütmektedir.Wendy ainda conta histórias de seus filhos sobre o Peter Pan.
İtalyan asıllıdır; ancak Bronx'ta doğup büyümüştür.Ele nasceu em Nova York e cresceu no Bronx.
Bu da gösteriyor ki, büyüme oranı bölgedeki diğer ülkelere göre daha hızlıdır.Ele também assinalou que a produção do programa é superior a de outros da casa.
Ilıman bölgelerde birçok ağaç kabuğu her yıl bir büyüme halkası yapar.Algumas árvores produzem brotos anuais longos.
Kendisi Kanada'da doğmuş büyümüştür.Nascido no Canadá.
Samsung, 1990'lı yıllarda, Kore dışında hızlı bir büyüme göstermiştir.Como parte dos tigres asiáticos, a Coreia experimentou um rápido crescimento na década de 1990.
Kız çocuklarında gırtlağın büyümesi büluğ çağında da yavaştır.A capacidade de distinguir cores também diminui na velhice.
Yazar Oslo'da doğmuş, Molde'de büyümüştür.Nasceu em Oslo, Noruega e cresceu em Molde.
Çalışanın, şirketin büyümesine ve iyileştirilmesine yardım etmesini sağlar.Tem 'irmãos' que ajudam o grupo crescer, se fortalecer.
Maya yemek büyümeye yardımcı olmaz.Comer fermento não ajuda a crescer.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Peter Pan is een jongen die niet wil opgroeien.
Crispina, Roma ya da Volceii'de doğup büyümüştür.Crispina werd geboren en grootgebracht in Rome of Volceii.
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.Het is duidelijk dat radiobronnen eerst klein zijn en dan groter worden.
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.Het merk werd hierdoor een belangrijk merchandisingfenomeen.
Baker Indiana'da doğdu ve Greeley, Colorado'da büyümüştür.Baker is geboren in Indiana en groeide op in Greeley, Colorado.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.1989 markeerde de grootste economische groeispurt in de geschiedenis van Japan.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Molde, hızlı bir büyüme yaşadı.Na de Tweede Wereldoorlog heeft Molde een enorme groei doorgemaakt.
Protestan bir ailede büyümüş ve kariyerine kilise müzisyeni olarak başlamıştır.Hij groeide op in een protestants milieu en begon zijn carrière als kerkmusicus.
County'nin nüfusu giderek büyümeye devam etmektedir.Het graafschap bleef groeien.
Paul Ryan 29 Ocak 1970 tarihinde Wisconsin eyaletinin Janesville kasabasında doğmuş ve orada büyümüştür.Paul Ryan werd geboren op 29 januari 1970 in Janesville (Wisconsin), alwaar hij nog steeds woont.
Bu kasabamız 14.000 nüfusuyla çok hızlı bir şekilde büyümektedir.De stad groeide hierdoor spoedig naar meer dan 40.000 inwoners.
Riley Steele Escondido, Kaliforniya'da büyümüştür.Riley Steele groeide op in Escondido.
Dea Dia, Roma mitolojisinde büyüme, gelişmenin tanrıçasıdır.Dea Dia is in de Romeinse mythologie de godin van de groei.
1959'da Vanderbilt Üniversitesi'ne geçtikten sonra çalışmalarına hücresel büyüme faktörleri ile devam etti.Vanaf a1959 zette hij Aan de Vanderbilt University zijn onderzoek naar deze groeifactoren voort.
Paul Masvidal, Porto Riko'da doğmuş olmasına karşın Miami'de büyümüştür.Masvidal werd geboren in Puerto Rico, maar groeide op in Miami.
Annesi Ann Dunham ise Kansas eyaletinin Wichita kentinde doğmuş ve büyümüş bir Amerikalıdır.Zijn moeder, Ann Dunham, was een Amerikaanse uit Kansas.
Şehir çok hızlı kentleşmekte ve büyümektedir.De stad groeit en ontwikkelt zich in hoog tempo.
Firma Almanya'da büyümeye devam etti.Hij groeide op in Duitsland.
Hıristiyan bir ailede büyümüştür.Hij groeide op in een christelijk gezin.
Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce yıl sürebilir.Welwitschia mirabilis groeit langzaam en kan honderden jaren oud worden.
Londra Enfield'da doğmuş, Harpenden, Hertfordshire'da büyümüştür.Laura Haddock werd geboren in Enfield, Londen en is opgegroeid in Harpenden, Hertfordshire.
Prostat büyümesinden korunmak için nasıl beslenmek gerekir?.Het dient ter bescherming van de onvolgroeide sporangia.
Kydland, altı kardeşin en büyüğü olarak Søyland, Gjesdal'daki aile çiftliğinde büyümüştür.Kydland groeide op als de oudste van zes kinderen op de boerderij van zijn ouders.
Dizi ilerledikçe çizelge de büyümektedir.En als ik groter wordt, groeit mijn plasser ook.
Birçok ünlü büyücü burada doğmuş ve büyümüştür.Ontelbare heksen zijn er op deze manier ontstaan.
Annesi ise Mississippi'de büyümüştür.Ze groeide op in de delta van de Mississippi.
Oksin kelimesi yunan αυξειν (auxein) kelimesinde gelmedir ve 'büyüme' anlamına gelir.Het woord komt van het Griekse woord αυξειν (auxein), wat groeien betekent.
Bitkide büyümeyi sağlar.Ik kan het gras horen groeien.
2014 yılında ekonomisi %3,3, 2015 yılında ise %3,8 büyümüştür.De economische groei bedroeg 3,8% in 2015.

İlgili Sayfalar