büyüklerin ile cümle
büyüklerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu değişim merkezlerinden birisi aslında merkezlerinin en büyüklerinden birisi: Mt. Gox.Goxでしょうか ユーロや円、ドルなどに交換できます
Bu değişim merkezlerinden birisi aslında merkezlerinin en büyüklerinden birisi: Mt.These exchanges include- the major one is called Mt.
Bu değişim merkezlerinden birisi aslında merkezlerinin en büyüklerinden birisi:Największa z nich to "Mt.
Bu değişim merkezlerinden birisi aslında merkezlerinin en büyüklerinden birisi:Серед таких обмінників є один з найголовніших "Mt.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Aici este un drum marcat de plăci de calculatoare în unul din cele mai mari orașe unde se reciclează.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Diese Straße ist mit Computer-Boards nur so übersät, das ist eine der größten Städte, wo recyclet wird.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Dit is een weg die met printplaten van computers overspoeld is in een van steden met de meeste recycling.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Isto é uma estrada consolidada com placas eletrónicas, numa das maiores cidades em que estão a reciclar.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.여긴 컴퓨터 보드에 의존해 생계를 이어가는, 대규모로 재활용이 이뤄지는 마을 중 한 곳의 도로입니다.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Questa è una strada inondata di schede dei computer in una delle più grandi città in cui riciclano.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Ta droga została zbudowana na układach komputerowych, w jednym z największych recyclingujących miast.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Toto je silnice obsypaná počítačovými deskami v jednom z největších měst, kde je recyklují.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.זוהי דרך שגושרה על ידי לוחות מחשב באחת הערים הגדולות שבה הם ממחזרים.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.هذا هو الطريق الذي عبد من قبل لوحات الكمبيوتر في واحدة من أكبر المدن حيث يقومون بإعادة التدوير.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.コンピューターボードで固められた道です 以上がお見せしたかった写真です
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Cô bé giao cho những đứa trẻ lớn hơn chăm sóc những đứa bé hơn.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."E ha assegnato uno dei bimbi più grandi a ciascuno dei bimbi più piccoli.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Et elle a assigné à chacun des plus jeunes un enfant plus âgé.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."I do każdego z młodszych przydzieliła jedno starsze.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."그리고 큰 아이들에게 각자 담당할 작은 아이들을 정해 주었고
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Și a pus câte-un copil mare să aibă grijă de unul mic.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi." "Sonra bir de görev dağılımı listesi yaptı.""com os nomes de todos os miúdos mais velhos e mais novos.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Und sie teilte jedem älteren eines der jüngeren Kinder zu.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Y a cada uno de los niños mayores le asignó uno de los pequeños.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Ze koppelde elk van de oudere kinderen aan een van de jongere.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Και ανέθεσε το κάθε μεγάλο παιδί σε κάποιο μικρό.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."За всяко от по-малките деца имаше по едно по-голямо дете.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."И поручила каждому ребенку постарше ухаживать за ребенком помладше.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."והיא מינתה לכל ילד קטן ילד גדול.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."وقد عهدت بواحد من الأطفال الصغار لكل طفل كبير.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."それから彼女は仕事の担当表をつくりました
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.Dia mengendarai scooternya ke gereja meskipun para tetua menentang
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.Ela vai de scooter à igreja apesar da oposição do pastor.
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.이 장로들한테 잔소리를 들으면서도 꾸역꾸역 교회에 오토바이를 타고 오는 거
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.Va en scooter a la iglesia aunque los mayores se oponen.
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.Не дивлячись на заборону приїжджає в церкву на скутері.
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.إنها تقود الدراجة النارية إلى الكنيسة بالرغم من معارضة الكبار
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Debes escuchar a los mayores con más atención.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Deverias ouvir com mais atenção o que dizem os mais velhos.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Dovresti ascoltare di più quando ti parlano i più anziani.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Du borde lyssna när de äldre talar.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Du burde lytte, når de ældre taler.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Kuuntelisit vanhempiasi tarkemmin.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Powinieneś bardziej uważać, kiedy mówią starsi.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Άλλη φορά να ακούς τους μεγαλύτερούς σου.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Надо внимательнее слушать, когда говорят старшие.
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?Enkö ole käskenyt kuuntelemaan vanhempiasi?
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?Har jag inte sagt till dig- -att lyssna när de äldre talar?
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?Jeg har sagt til dig, - - du skal lytte, når de ældre taler.
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?Não te disse sempre para ouvires atentamente o que dizem os mais velhos?
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?Non ti ho sempre detto di ascoltare quando parlano i più anziani?
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?¿No te he dicho siempre que escuches con atención a los mayores?
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?Zawsze powtarzałem: kiedy mówią starsi, słuchaj uważnie.
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?Δεν σου είπα να ακούς τους μεγαλύτερους;
Her zaman büyüklerin konuşurken... ...dikkatle dinle demiyor muyum?Разве я не говорил тебе, что надо внимательно слушать старших?
Operatörler tasarımı severler ve dünyanın en büyüklerinde bazıları bizim danışma gurubumuza katıldı.Gli operatori amano il design ed alcuni dei più grandi gruppi hanno preso parte al gruppo consultivo.
Operatörler tasarımı severler ve dünyanın en büyüklerinde bazıları bizim danışma gurubumuza katıldı.Les opérateurs adorent le design. et certains des plus grands ont rejoins notre groupe consultatif.
Operatörler tasarımı severler ve dünyanın en büyüklerinde bazıları bizim danışma gurubumuza katıldı.Netzbetreiber mögen das Design und einige der Größten der Welt sind unserem Beratungsgremium beigetreten.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.A młode szympansy spędzają dużo czasu obserwując starsze.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.E i giovani scimpanzé passano molto tempo a osservare quello che fanno gli adulti.