büyüklerin ile cümle
büyüklerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.(笑)
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Gedraag je zo bij je vrienden en vooral de oudere leden van je familie.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Hãy như thế với bạn của mình đặc biệt là với những người lớn tuổi trong gia đình bạn.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.친구와 함께 있을 때나 특히 가족 중에 어른들과 함께 할 때 말이지요.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Sean de esa manera con sus amigos y particularmente con los miembros mayores de su familia.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Seien Sie einfach so zu ihren Freunden und besonders zu den älteren Mitgliedern Ihrer Familie.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Siate così con i vostri amici e in particolare con i membri più anziani della vostra famiglia.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Soyez comme ça avec vos amis et particulièrement avec les membres plus vieux de votre famille.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Vă recomand să faceţi asta cu prietenii şi în special cu membrii mai în vârstă ai familiei dumneavoastră.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Właśnie tacy bądźcie ze swoimi przyjaciółmi zwłaszcza ze starszymi członkami swej rodziny.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Απλά να είστε έτσι με τους φίλους σας και ιδιαίτερα με τα ηλικιωμένα μέλη της οικογένειας σας.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Просто будьте такими с вашими друзьями, и особенно со старшими членами семьи.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Просто бъдете такива с приятелите си и особено с по-възрастните членове от семейстото си.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.פשוט היו כך עם חבריכם. ובמיוחד עם החברים המבוגרים יותר במשפחתיכם.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.فقط كونوا كذلك مع أصدقائكم و خصوصا كبار السن من عائلاتكم.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.共感を持って接して下さい どうもありがとうございました
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Az embernek ajándéka szabad útat szerez néki, és a nagyoknak orczája elé viszi õt.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Của lễ của người nào dẹp đường cho người , Và dẫn người đến trước mặt kẻ sang_trọng .
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Của lễ của người nào dẹp đường cho người, Và dẫn người đến trước mặt kẻ sang trọng.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar človeka upriestranňuje mu a vedie ho pred veľkých.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar člověka uprostranňuje jemu, a před oblíčej mocných přivodí jej.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar človekov mu razširi pot in ga pripelje pred obličje mogočnikov.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar człowieczy plac mu czyni, i przed wielmożnych przywodzi go.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Darurile unui om îi fac loc, şi -i deschid intrarea înaintea celor mari. -
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Das Geschenk des Menschen macht ihm Raum und bringt ihn vor die großen Herren.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Een goed geschenk geeft iemand de ruimte en opent deuren naar vooraanstaanden.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.El dar regalos le abre camino a un hombre, y le conduce a la presencia de los grandes
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Et menneskes gave gir ham rum og fører ham frem for store herrer.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Gaver åbner et Menneske Vej og fører ham hen til de store.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Gåvor öppna väg för en människa och föra henne fram inför de store.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Hadiah membuka jalan dan mengantar orang kepada orang-orang besar
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Il dono fa largo all'uomo e lo introduce alla presenza dei grandi
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.선물은 그 사람의 길을 너그럽게 하며 또 존귀한 자의 앞으로 그를 인도하느니라
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Lahja avartaa alat ihmiselle ja vie hänet isoisten pariin.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Les présents d`un homme lui élargissent la voie, Et lui donnent accès auprès des grands.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.O presente do homem alarga-lhe o caminho, e leva-o � presença dos grandes.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Το δωρον του ανθρωπου ανοιγει τοπον εις αυτον, και φερει αυτον εμπροσθεν των μεγαλων.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Подарок у человека дает ему простор и до вельмождоведет его.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Подаръкът, който дава човек, отваря място за него, И го привежда пред големците.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.מתן אדם ירחיב לו ולפני גדלים ינחנו׃
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.هدية الانسان ترحب له وتهديه الى امام العظماء.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.人 的 禮 物 、 為 他 開 路 、 引 他 到 高 位 的 人 面 前
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.人 的 禮物 、 為他開路 、 引 他 到 高位 的 人 面前
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Cuando logremos hacerlo así de pequeño será mucho más fácil ampliarlo.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Dacă-l putem face atât de mic, va fi mult mai ușor să-l facem mai mare.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Jeśli uda się stworzyć małą protezę, o wiele łatwiej będzie zrobić większe.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.일단 작은 의수를 만들 수 있으면 큰것을 만드는 것은 훨씬 더 쉽지요.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Một khi chúng ta có thể làm nó nhỏ đến vậy thì việc làm nó to ra cũng dễ hơn nhiều.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Se riusciamo a farne di piccoli, sarà molto più facile farne di più grandi.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Sobald wir ihn so klein machen können, ist es viel leichter ihn größer zu machen.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Une fois qu'on pourra le faire aussi petit, ce sera plus facile de les faire plus gros.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Zodra we het op zo klein formaat kunnen, is het veel eenvoudiger om ze groter te maken.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Αφού μπορούμε να το κάνουμε μικρό, είναι πολύ πιο εύκολο να το κάνουμε μεγαλύτερο.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Как только мы научимся делать такие маленькие руки, сделать их крупнее будет гораздо проще.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.След като я направим толкова малка, ще ни бъде много по-лесно да я направим по-голяма.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.ברגע שנוכל לעשות אותה כזו קטנה, קל בהרבה להגדיל אותן.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.وعندما نتمكن من جعلها صغيرةً بذلك الحجم ، سيكون من الأسهل علينا جعلها بأحجام أكبر.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.それを大きくするのは簡単です これらが我々の目標です
Bizler de içtenlikle babaların ve aile büyüklerinin artık yetişkin olmuş çocuklarıylaמתוך רגשות אהבה, נוכל לדמיין אבות ואפוטרופוסים עם בניהם שהפכו זה עתה לבוגרים
Bizler de içtenlikle babaların ve aile büyüklerinin artık yetişkin olmuş çocuklarıylaيمكننا تصور الآباء وأولياء الأمور يمشون بمحبة مع أولادهم الذين بلغوا سن الرشد