büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Exact cum il stim.. Bunicul mi-a dat asta. Mama a primit-o de la bunica.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Ez nagyon olyan mint ő Nagypapa adta ezt nekem. Ezt a nagyanyád adta az anyámnak.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.할아버지답다.... 할아버지가 주셨어. 할머니가 어머니 한테 주신 거였대.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Lui è fatto cosi. Il nonno me lo ha dato. Lo aveva regalato mia nonna a mia madre.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Memang dia begitu... Kakek memberikan ini kepada saya.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Niin hänen tapaistaan. Isoisä antoi minulle tämän. Sen antoi minun isoäitini äidilleni.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.So ist er halt... Der Opa hat mir das gegeben. Es ist was meine Oma meiner Mutter gegeben hatte.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Tak, to cały on... Dziadek dał mi to. Wcześniej babcia dała to mojej mamie.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Είναι πάντα έτσι.. Ο παππούς, μου έδωσε αυτό. Αυτό το είχε δώσει ο<br /> Παππούς στην μητέρα μου.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Так на него похоже... Дедушка дал мне это. Моя бабушка дала это моей маме.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.هكذا هو جدّي جدّي أعطاني إياها أعطتها جدّتي لأمي
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.お祖父さんが これをくれたんだ お祖母さんがお母さんに くださったものだって 先輩
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Heidän nimensä on Mummopilvi.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Họ được gọi là Granny Cloud (Người Bà trên mây).
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.사람들은 그들을 "구름 할머니"라 부릅니다.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Mereka disebut Granny Cloud (Nenek Awan)
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Nagyi Felhőnek hívják őket.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.On les appelle les Granny Cloud.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Říká se jim Granny Cloud (Babiččin obláček).
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.São chamadas de "a Nuvem das Avós".
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Se llaman la nube de abuelas.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Se numesc: Norul Bunicuțelor.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Sie sind die sogenannte Granny Cloud.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Sono chiamate Granny Cloud.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.To Babcie w Chmurze.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Volajú sa Babko-Cloud (=niečo ako Oblak starých mám).
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Ze worden de 'Omawolk' genoemd.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Ονομάζονται το Σύννεφο της Γιαγιάς.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Вони звуться Хмарою бабусь.
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.Они называются "Облако бабушек".
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.(Смях) Наричаме ги "Тhe Granny Cloud" (Облакът Баба)
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.קוראים להן "ענן הסבתות."
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.اسميناهم "سحابة الجدة"
Onlara Büyükanne Bulutu deniyor.お婆ちゃんたちはネット上にいて
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Azt felelték, "Ez a két nagymama...."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.De sagde, "Disse to bedstemødre ..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Ei au spus, "Aceste două bunici ..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Elas disseram: "Estas duas avós..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.E rispondono: "Queste due nonne..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.He sanoivat: "Nämä kaksi isoäitiä..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Họ nói "Hai cụ bà này..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.그들이 말하길 "이 두 할머니께서..."라고
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Le dicen: "Estas dos abuelas..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.On lui a répondu, "Ces deux grands-mères ... "
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Penduduk desa menjawab, "dua nenek ... ."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Řekli mu, "Tyhle dvě babičky..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Sie sagten, "Diese zwei Grossmütter ..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Usłyszał: "To te dwie babcie".
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Zij zeiden: 'Deze twee oma's ...'
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Του απάντησαν πως αυτές οι δύο γιαγιάδες...
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Они сказали: "Эти две бабушки..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.Отвръщат му, "Тези две баби..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.У відповідь: "Є такі дві бабусі.."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.והם אמרו "יש לנו שתי סבתות..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.فقالوا: "هاتان الجدتان..."
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.「お婆さんだって?」と大臣はとても驚きました
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.村民話:「就係呢兩位阿婆...」
Onunla ilk tanıştığımda, büyükannesinin kucağında oturuyordu.Als ich ihn das erste mal traf, saß er auf dem Schoß seiner Großmutter.
Onunla ilk tanıştığımda, büyükannesinin kucağında oturuyordu.Amikor először találkoztunk, a nagymamája ölében ült.
Onunla ilk tanıştığımda, büyükannesinin kucağında oturuyordu.Când l-am întâlnit prima oară, stătea în braţele bunicii sale.