büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kendisi büyükannem.Nó là bà nội tôi đấy.
Kendisi büyükannem.To je moja babica.
Kendisi büyükannem.To je moje babička.
Kendisi büyükannem.To moja babcia.
Kendisi büyükannem.Това е моята прабаба.
Kendisi büyükannem.Это моя бабушка.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Đến với ngôi làng này. Tôi biết tôi nên chọn bà cụ nào.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Ebben a faluban voltunk. Már tudtam, hogy melyik nőt szeretném választani.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Fomos a uma aldeia. Eu sabia que mulher gostaria de levar.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Fuimos a la aldea. Yo sabía qué mujer elegir para llevar.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.In dit dorp. Ik wist welke vrouw ik wilde.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Kami pergi ke sebuah desa. Saya tahu perempuan mana yang ingin saya rekrut.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.이 마을로 가서 전 제가 어떤 여성을 훈련하고자 하는지 알고 있었지요
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.M-am dus în acest sat. Ştiam ce fel de femeie aş dori să aleg.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Menimme erääseen kylään. Tiesin minkä naisen halusin valita.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Nous sommes allés dans ce village. Je savais quelle femme je voulais prendre.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Pojechaliśmy do jednej wsi. Wiedziałem, którą kobietę chcę zabrać.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Přišli jsme do jedné vesnice. Věděl jsem, kterou ženu chci vzít.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Siamo arrivati nel villaggio. Sapevo che donna mi sarebbe piaciuto scegliere.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Tog til denne landsby. Jeg vidste hvilken kvinde, jeg ville tage med.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Wir gingen in dieses Dorf. Ich wusste, welche Frau ich gerne mitnehmen wollte.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Πήγαμε στο χωριό. Ήξερα ποια γυναίκα ήθελα να πάρω.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Поехали в эту деревню. Я знал какую женщину я взял бы.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Поїхали в село. Я знав, яку жінку хочу взяти з собою.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Пристигнахме в едно село. Знаех коя жена искам да взема.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.הלכנו לכפר הזה. ואני ידעתי איזו סבתא אני מעוניין לקחת איתי.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.ذهبنا إلى هذه القرية كنت أعرف أي جدة أريد أن آخذ
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.どの人が良いかはわかっていました 村人が集まり2人の女性の名を挙げましたが
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.我哋去咗呢條村 我好知道要揀邊個女性
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat! Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Mes amis les néons, machine à café, horloge à hoquet... vous n'avez pas vu le dentier de mamie ?
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat! Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Φώτα, μηχανή εξαερισμού, δημόσιο τηλέφωνο, ρολοϊ με λόξυγγα! είδατε τη μασέλα της γιαγιάς μου?
Meksikalı büyükanneler hakkında konuşurken ilk cümlelerinde "yemek" dediklerini duyarsınız..Geen Mexicaan praat over zijn oma zonder 'eten' te zeggen in de eerste zin.
Meksikalı büyükanneler hakkında konuşurken ilk cümlelerinde "yemek" dediklerini duyarsınız..멕시코 할머니를 얘기할 때 첫 마디에 음식을 말하지 않고는 얘기를 시작할 수 없죠.
Meksikalı büyükanneler hakkında konuşurken ilk cümlelerinde "yemek" dediklerini duyarsınız..la palabra "comida" en la primera oración.
Meksikalı büyükanneler hakkında konuşurken ilk cümlelerinde "yemek" dediklerini duyarsınız..מדבר על הסבתא המקסיקאית שלו בלי להגיד "אוכל" במשפט הראשון.
Meksikalı büyükanneler hakkında konuşurken ilk cümlelerinde "yemek" dediklerini duyarsınız..يتحدث عن جدته المكسيكيه بدون ذكر الطعام في الجمله الأولى
Meksikalı büyükanneler hakkında konuşurken ilk cümlelerinde "yemek" dediklerini duyarsınız..まず第一に「食事」のことに触れるのです 私にとって この美しい文化や美しい表現
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Bijvoorbeeld, dit is Herbert met zijn grootmoeder.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.그 예로, 이 사진은 허버트와 그의 할머니 모습입니다.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Kupříkladu, tady je Herbert se svojí babičkou.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Một ví dụ, đây là Herbert và bà của em.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Napríklad, Herbert so svojou starou mamou.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Par exemple, voici Herbert avec sa grand-mère.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Per esempio, questo é Herbert con sua nonna.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Pl. ez itt Herbert a nagymamájával.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Por ejemplo, éste es Herbert con su abuela.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Por exemplo, este é o Herbert com a sua avó.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Sebagai contoh, ini adalah Herbert dengan neneknya.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Spre exemplu, acesta este Herbert cu bunica sa.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.To na przykład jest Herbert ze swoją babcią.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Zum Beispiel, das ist Herbert mit seiner Großmutter.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Για παράδειγμα αυτός είναι ο Χέρμπερτ με την γιαγιά του.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.К примеру, это Герберт и его бабушка.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.Наприклад, це Герберт та його бабуся.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.לדוגמה, זה הרברט עם סבתא שלו.
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.على سبيل المثال، هذا هاربرت مع جدته
Mesela, bu Herbert ile büyükannesi.私が彼と初めて会ったとき、彼は祖母の膝の上に座っていました
Neredeyse insanı olmayan bir tesis. Sadece sağlık ve güvenlikle ilgilenecek. bir büyükanne olacak.Az intézetben lényegében nem dolgozna senki, csak egy nagyi, aki az egészségért és a biztonságért felelne.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.C'est tout à fait lui... Grand-père m'a donné ça. C'est ce que ma grand-mère a donné à ma mère.
O böyle iste... büyükbabam bunu bana vermişti. bu büyükannemin anneme verdiği birşeydi.Đúng là ông nhỉ? Ông đưa anh cái này Cái này bà đưa cho mẹ anh.