büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Büyükanne, hiçbir Batılının onu görmesine izin vermemişti. ne zaman köye Batılı biri gelse kızı saklamıştı.Jej babcia nie pozwalała nikomu z Zachodu jej zobaczyć. Gdy ktoś taki był w wiosce, ukrywała dziewczynkę.
Büyükanne, hiçbir Batılının onu görmesine izin vermemişti. ne zaman köye Batılı biri gelse kızı saklamıştı.그 할머니는 서양인에게 한번도 아이를 보여 준 적이 없었고 서양인이 마을에 들어오기만 하면 아이를 숨긴다고 했습니다.
Büyükanne, hiçbir Batılının onu görmesine izin vermemişti. ne zaman köye Batılı biri gelse kızı saklamıştı.והסבתא מעולם לא הרשתה לאף אדם מערבי לראות אותה. בכל פעם שאדם מערבי הגיע לכפר, היא החביאה את הילדה.
Büyükanne, hiçbir Batılının onu görmesine izin vermemişti. ne zaman köye Batılı biri gelse kızı saklamıştı.西洋人が町に来る度 少女を隠してしまうのです そして勿論 すぐさま私はこの話に興味をそそられました
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıBabcia była niesamowicie czuła i kochana dla tej małej dziewczynki. Nocą spały na podłodze.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıBunica o iubea mult pe fetița asta. Noaptea dormeau pe jos.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıDe oma was ongelofelijk gesteld op het meisje. Ze sliepen 's nachts op de grond.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıDie Großmutter war hin und weg von ihrem kleinen Mädchen. In der Nacht schliefen die beiden auf dem Boden.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıElles dormaient sur le sol la nuit.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardı외할머니는 매우 다정했고 소녀에게 많은 애정을 가지고 있었죠. 둘은 밤에 마루에서 잤습니다.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıLa abuela realmente amaba profundamente a esta niña. Dormían juntas en el piso de su hogar.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıNgười bà cực kỳ yêu thương cháu gái mình. Ban đêm, họ ngủ trên sàn nhà.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıΗ γιαγιά λάτρευε το κοριτσάκι. Κοιμόντουσαν στο πάτωμα τη νύχτα.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıБабата беше невероятно любяща, дълбоко обичаща това малко момиченце. През нощта те спяха на земята.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıБабушка обожала, безгранично любила ту маленькую девчушку. Ночью они спали на полу.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıהסבתא הייתה מאוהבת ומלאת חיבה כלפי הילדה הקטנה הזו. הם ישנו על הרצפה בלילה.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıكانت الجدة مغرمة بهذه الفتاة الصغيرة بشكل لا يصدق و تحبها بشدة. كانتا تنامان على الأرض في الليل.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardı彼らは夜には床の上で眠りました 韓国では床の下にレンガを置くことで家の中を暖めていて
Büyükanneler her zaman sorundurlar.Las abuelas siempre traen problemas.
Büyükanneleri eğitmek.Grossmütter ausbilden.
Büyükanneleri eğitmek.할머니들을 훈련시키는것이었습니다
Büyükanneleri eğitmek.leid grootmoeders op.
Büyükanneleri eğitmek.Melatih para perempuan tua.
Büyükanneleri eğitmek.Να εκπαιδεύσουμε γιαγιάδες.
Büyükanneleri eğitmek.להכשיר את הסבתות.
Büyükanneleri eğitmek.وهو تدريب الجدات
Büyükanneleri eğitmek.今の世界で最善の
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Du weißt schon, was Omas so machen."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Je weet wel, zoals oma's altijd doen."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Kamu tahu apa yang nenek-nenek lakukan."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.할머니들이 어떤 일을 하는지 아시죠."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Mấy câu mà các bà cụ hay nói đó."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Powtarzaj, że sama nigdy byś na to nie wpadła. Tak robią babcie.
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Přeci víš, co babičky dělají."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin."Sabe o que as avós fazem."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Sapete come fanno le nonne."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Știți cum fac bunicile."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Tiedäthän, mitä isoäidit tekevät."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin."Tudod a nagyik folyton ezt csinálják."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Tu vois, c'est ce que font les mamies."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Veď vieš, čo robia staré mamy."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Ya sabes lo que hacen las abuelas".
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Ξέρεις, ό,τι κάνουν οι γιαγιάδες".
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Говори з ними так, як це роблять бабці".
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Ну, вы знаете, как бабушки делают".
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.Сещаш се, като баба."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.את יודעת, מה שסבתות עושות."
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.كما تفعل الجدات"
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.それを2ヶ月続けてもらったところ
Büyükannem bana anlattı. Dedi ki, ben doğduğumda çok zayıfmışım.Babcia mi powiedziała. że byłam słaba od urodzenia
Büyükannem bana anlattı. Dedi ki, ben doğduğumda çok zayıfmışım.Bunica mi-a spus... ... cã eram slabã din naºtere.
Büyükannem bana anlattı. Dedi ki, ben doğduğumda çok zayıfmışım.Ma grand-mère m'a dit que j'étais très faible à la naissance.
Büyükannem bana anlattı.Meine Oma hat's mir erzählt.
Büyükannem bana anlattı.Η γιαγιά μου μου είπε.
Büyükannemden öğrendim.Am învăţat asta de la bunica mea.
Büyükannemden öğrendim.Ezt a nagymamámtól tanultam.
Büyükannemden öğrendim.Ich habe das von meiner Großmutter gelernt.
Büyükannemden öğrendim.Ik leerde dit van mijn grootmoeder.
Büyükannemden öğrendim.Jag lärde mig detta av min mormor.
Büyükannemden öğrendim.J'ai vraiment appris ça auprès de ma grand-mère.