büyükanne ile cümle

büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Baobab ağacında bulduk. Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.Affenbrotbaum in Afrika gefunden, und in dem gleiche Baum fanden wir auch ihre Mutter und ihre Großmutter.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Azt mondta, "Nem" Másnap a kabinet fele elindult, hogy megnézze a nagymamákat.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.El a spus, "Nu." Jumătate din cabinet a mers pentru a vedea bunicile a doua zi.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.E lui: "No." Metà dei ministri sono andati a trovare le nonne il giorno successivo.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Er sagte, "Nein." Das halbe Kabinett sah sich am nächsten Tag die Grossmütter an.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Han sagde, "Nej." Halvdelen af staben tog hen for at se bedstemødrene dagen efter.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Hän sanoi: "En." Puolet hallituksesta meni tapaamaan isoäitejä seuraavana päivänä.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Hij zei: 'Nee.' De helft van het kabinet ging de volgende dag naar de oma's.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Il a répondu, "Non." La moitié des ministres sont allés voir les grands-mères le lendemain.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.몰랐다는 답변 직후 내각의 절반이 다음날 할머니 두분을 뵈러 갔습니다
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş."Não." Metade do governo foi visitar as avós no dia seguinte.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş. "Nasıl oldu bu iş?"Nie wiedział, więc pół Rady Ministrów przyjechało zobaczyć babcie.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Ông ta nói "Không". Một nửa phòng nội các đã đi thăm những cụ bà vào ngày hôm sau.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Prezident řekl, "Ne." Polovina kabinetu se hned druhý den jela na babičky podívat.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Respondió: "No". La mitad del gabinete fue a ver a las abuelas al día siguiente.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Εκείνος απάντησε: "Όχι". Το μισό υπουργικό συμβούλιο πήγε την άλλη μέρα να δει τις γιαγιάδες.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Он ответил: "Нет". Половина кабинета поехала посмотреть на этих бабушек на следующий день.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Президент не знав. Наступного дня пів кабінету міністрів з'їхалось подивитись на бабусь.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.Президентът отвърна. "Не." Половината кабинет отиде да види бабите на следващия ден.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.הוא ענה "לא." למחרת חצי מהקבינט נסעו לראות את הסבתות.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.فأجاب: "لا" ذهب نصف مجلس الوزراء ليرى الجدتان في اليوم التالي
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.「この電気はどうしたんだ?」
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.總統話:「唔知道。」 第二日內閣一半嘅成員 都去拜訪呢啲阿婆
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu. Burada 150 büyükanne eğitim aldı.On zbudował pierwszy ośrodek Barefoot w Sierra Leone, w którym wyszkolono 150 babć.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Dám dítě bábě.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Dovrò affidare bebko, il bambino, alla nonna.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Eu vou dar o "bebko" à babá. (Risos)
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Ich lasse mein Baby bei der Großmutter.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Ik ga bebko aan baba geven.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Je vais donner bébé à Mamie.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.전 아기에게 [불분명]을 주려고 합니다.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Oddam dziecko babci.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Saya akan pergi untuk menitipkan bebko kepada baba.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Se lo dejo a mami.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Tehát odaadom a babát a "banyának".
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Voi da bebelușul în grija babei.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Θα δώσω bebko στο baba.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Отдам-ка я ребенка бабушке.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Тож я віддам "бебко" до "баби".
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.Ще оставя бебето на баба.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.או כי אני צריך לקדם את הקריירה או שאני סתם רוצה ללכת לשתות קפה.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.سوف أذهب لتقديم ال"بيبكو" الى الأب.
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.しかし大事なのは
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.我要將BB畀嫲嫲睇著。
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Azt mondtam neki: "Tudod mit? Használd a nagyi módszert!"
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Dissi, "Sai che ti dico. Usa il metodo della nonna."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Eu disse-lhe: "Vou-lhe dizer uma coisa. Use o método da avó."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Ich sagte: "Ich sage dir was. Setze die Großmutter-Methode ein."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Ik zei: "Weet je wat? Gebruik de grootmoedermethode."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Je lui ai dit, "Je sais ce que tu vas faire. Utilise la méthode des grands-mères."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.제가 말했습니다. "제가 알려드리죠. 할머니가 하던 방법을 쓰세요."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Le dije: "Te diré qué. Usa el método de la abuela".
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Mówię na to: "Skorzystaj z metody babci".
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Odvetil som: "Poviem ti, čo urobíš. Použi metódu starej mamy."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Řekl jsem jí: "Víš co? Použij metodu babička."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Sanoin: "Tee näin. Käytä isoäitimetodia."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Saya bilang, "Saya katakan kepadamu. Gunakan metode nenek."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Și eu: "Îți spun eu cum să faci. Folosește metoda bunicii."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim.Tôi nói: "Thế này nhé, Cô dùng phương pháp của các bà cụ ấy."
Ben de "Sana ne diyeceğim, büyükanne yöntemini kullan." dedim."Να σου πω κάτι" πρότεινα. "Χρησιμοποίησε τη μέθοδο της γιαγιάς".

İlgili Sayfalar