büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Annem büyükannemin elini tutmamızı istedi.Моя мама сказала нам потрогать её руку.
Annem büyükannemin elini tutmamızı istedi.אימי ביקשה מאיתנו להרגיש את ידה.
Annem büyükannemin elini tutmamızı istedi.طلبت امي منا ان نتحسس يدها.
Annem büyükannemin elini tutmamızı istedi.僧侶に尋ねました
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Ibu, nenek, bibi saya berulang-ulang mengingatkan manakala suami saya baru saja lewat.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.저의 엄마, 할머니, 이모들은 "방금 네 남편이 지나갔어." 라며 계속 말해줬습니다.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Mama, bunica, mătușile îmi spuneau tot timpul că soțul meu trecuse pe la noi.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Ma mère, ma grand-mère, mes tantes, me rappelaient constamment que mon mari venait de passer.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Mẹ tôi, bà tôi, cô dì tôi, họ luôn nhắc nhở tôi rằng chồng con vừa đi qua đấy.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Mia madre, mia nonna, le mie zie, mi ricordavano sempre che mio marito era appena passato da lì.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Mi madre, mi abuela, mis tías, me recordaban constantemente que mi marido acababa de pasar.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Min mor, min mormor, mina mostrar och fastrar, påminde mig konstant att din make precis gick förbi.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Moja mama, moja stará mama, moje tety, všetci mi to stále pripomínali, keď môj budúci manžel prešiel okolo.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Moja matka, babcia, moje ciocie nieustannie przypominały mi, że tamten chłopak zostanie moim mężem.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Moje matka, moje babička, moje tety, všechny mě neustále upozorňovaly: "Tvůj manžel zrovna prošel kolem."
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Моя мама, бабуся, тітки - вони постійно казали мені: "Ось пройшов твій чоловік".
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Моя мама, моя бабушка, мои тётушки, они постоянно говорили мне: "Твой муж только что прошёл мимо".
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.אמי, סבתי, דודותי, הזכירו לי ללא הרף, "כרגע עבר פה הבעל שלך."
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.أمي، وجدتي، واعمامي، يذكّرونَني باستمرار أن زَوجَكِ مرّ من هنا.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.いつも私にこう言っていました 「ほら、あれが将来の旦那さんよ!」 (笑) すごいでしょう?
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.Jej matka jeszcze żyła. Nie wychowywała jej matka, tylko babka.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.그녀의 어머니는 아직 살아 있었습니다. 하지만 어머니가 아닌 외할머니가 기르고 있었죠.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.levantasse o braço e dissesse: "Stop" e eu parava de fotografar. A minha intérprete foi-se embora.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.Mẹ cô bé vẫn còn sống. nhưng không nuôi em mà để bà nuôi nấng em.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.Sa mère était encore en vie. Sa mère ne l'élevait pas, sa grand-mère l'élevait.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.Sua madre era ancora viva. Non si prendeva cura di lei, era sua nonna la cresceva.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.Zu diesem Zeitpunkt lebte ihr Mutter noch, aber nicht sie, sondern die Großmutter zog sie auf.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.Η μητέρα της ζούσε ακόμη. Δεν την μεγάλωνε η μητέρα της αλλά η γιαγιά της.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.Ее мать была еще жива. Но она ее не растила, этим занималась бабушка.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.Майка й все още беше жива. Не я беше отгледала майка и, а нейната баба.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.אמא שלה הייתה עדיין בחיים. אמא שלה לא גידלה אותה, סבתא שלה גידלה אותה.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.كانت أمها ما تزال على قيد الحياة. لم تكن أمها تقوم بتربيتها، كانت جدتها هي التي تربيها.
Annesi hayattaydı ama ona büyükannesi bakıyordu.母親ではなく祖母が彼女を育てていたのです そしてこの二人がお互いにどれくらい
Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.In dezelfde boom hadden we haar moeder en haar grootmoeder gevonden.
Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.같은 나무 안에서 어미와 할머니도 찾을 수 있었습니다.
Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.le même arbre dans lequel nous avons trouvé sa mère et sa grand-mère.
Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.lo stesso albero in cui avevamo trovato la madre e la nonna.
Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.Це те саме дерево на якому ми знайшли її матір та бабцю.
Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.וזהו אותו העץ שבו מצאנו את אמא שלה וגם את סבתא שלה.
Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.و في نفس الشجرة التي وجدنا عليها والدتها و جدتها.
Annesi ve büyükannesi de... ...aynı ağaçtaydı.同じ木にいたのです このヒョウは私たちをいざない
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Abuelas, maestras, tías, primas, vecinas, quienes me enseñaron acerca de la fortaleza y la dignidad.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Avós, professoras, tias, primas, vizinhas, que me ensinaram a força silenciosa e a dignidade.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Babičkami, učitelkami, tetami, sestřenicemi, sousedkami, které mě naučily síle a důstojnosti.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Babki, nauczycielki, ciotki, kuzynki, sąsiadki, uczyły mnie ukrytej siły i godności.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Bà tôi, các cô giáo, cô bác, em họ, hàng xóm, những người dạy tôi về sức mạnh thầm lặng và lòng tự trọng.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Bunici, profesoare, matusi, verisoare, vecine, care m-au invatat despre putere tacita si demnitate.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Grootmoeders, leerkrachten, tantes, nichten, buren, die me rustige kracht en waardigheid leerden.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Isoäitejä, opettajia, tätejä, serkkuja ja naapureita, jotka opettivat minulle lujuutta ja arvokkuutta.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.저의 할머니,선생님,이모님,조카와 이웃들은 저에게 조용한 믿음의 힘과 존엄을 가르쳐주었습니다
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Mormor, farmor, lärare, fastrar, mostrar, kusiner, grannar, som har lärt mig om tyst styrka och värdighet.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Nenek, guru, bibi, sepupu, tetangga, yang mengajari saya tentang kekuatan yang tersembunyi dan martabat.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Nonne, insegnanti, zie, cugine, vicine di casa, che mi hanno insegnato la sobria forza e dignità.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Starými mamami, učiteľkami, tetami, sesternicami, susedkami, ktoré ma naučili sile a dôstojnosti.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Γιαγιάδες, δασκάλες, θείες, ξαδέλφες, γειτόνισσες, που μου δίδαξαν τη σεμνή δύναμη και την αξιοπρέπεια.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Баби, учителки, лели, братовчедки, съседки, които ме научиха на тиха сила и достойнство.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Бабушки, учителя, тёти, двоюродные сестры, соседи учили меня тихой силе и достоинству.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.סבתות, מורות, דודות, בנות דודות, שכנות, שלימדו אותי מהם אצילות וכוח שקט.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.جداتي، معلماتي، خالاتي، بنات عمومتي، جاراتي، الذين علموني القوة والكرامة.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.内に秘めた強さと尊厳を教えてくれました そして私の母 人生で最も重要なお手本となる人です