büyükanne ile cümle

büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Büyükannesinin görevini devralmıştır.祖母の後を継いである事をしている。
Büyükannesi Lily Potter'in gözlerine sahiptir.エヴァンズはリリー・ポッターの旧姓である。
Eğitimini tamamladıktan sonra büyükannesi ile yaşamak için Saratov şehrine taşındı.完成学业后,她搬到萨拉托夫,与祖母住在一起。
(Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)(你常去探望祖父祖母嗎?
Büyükannem namazını kılıyor, sonra evin önünde oturuyor.后以母老告退,卒于家中。
Aynı yılın 3 Eylül'ünde amcası, dedesi, büyükannesi ve kuzeni Pavlik ile beraber küçük kardeşni öldürdü.1932年9月3日,他的叔叔、祖父、祖母和一位堂兄弟联手将他和他的弟弟杀害。
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.他自小父母双亡,祖母把他养到7岁,然后把他送到了一个孤儿院。
Büyükannem gibi biraz.長的很像爺爺。
Ayrıca oyuncu Sharon D. Clarke, Ryan'ın büyükannesi ve Graham'in eşi Grace rolünde yer aldı.女演員莎倫·D·克拉克飾演格雷姆的妻子格蕾絲。
Çocukluğu döneminde büyükannesi sayesinde resim ve karikatür çizmekle ilgilenmiştir.他在童年時即對繪畫表現出天賦和興趣。
Sobieski'nin adı "Liliane" büyükannesinin ismiydi.索碧斯基的第一個名字「莉莉安(Liliane)」是她的祖母的名字。
Mako, babasının atkısını büyükannesine hediye etmiştir.他帶著他祖母的手錶。
Büyükannelerinden birinin Polonyalı olduğunu ifade etmiştir.할머니 한 분이 폴란드인이다.
Büyükannesi Helen Horton, Amerikalı aktristir.할머니인 헬런 호튼은 미국 출신의 배우였다.
Henüz 5 yaşındayken büyükannesinin dolabında gördüğü gitarı çalmaya çalışıyordu.다섯 살 때부터 그의 할머니의 방안에 있는 통기타를 연주하기 시작했다.
Büyükannem gibi biraz.할머니와 달리 절대노안이다.
Bir büyükannesi de gibi bir büyücüdür.그녀와 마찬가지로 마법소녀.
Büyükannesi ile yaşamaya devam etti.그러나 할머니와 함께 목숨을 잃고 말았다.
Büyükannesinin evinde yaşar.어머니 집에 있다.
(Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)하루의 아버지와 새어머니가 입양한 것임.)
Muhina büyükannesi Anna İvanova tarafından büyütüldü.이후 가정부인 안나 이바노브나 크라머에 의해 자랐다.
Şehrin adını hatta büyükannesinin soyadını bile tam olarak hatırlayamaz.전주 이씨 선천공조의 딸은 아버지의 이름이 정확히 전하지 않는다.
Büyükannemler Piedmontese’li idi ancak Sicilya ve Roma ile de yakın ilişkileri vardı.신관(pontifex)은 정무관은 아니지만 로마 정치와 긴밀한 관계를 가지고 있었다.
Oğlu Arthur okula gittiği için büyükannesi ile birlikte kaldı.알렉스는 부모님에게 학교를 갔다며 거짓말을 한다.
Dede ve büyükannesi Fransa'ya 1920'lerde yerleştiler.סבו וסבתו התיישבו בצרפת בשנות ה-20.
Baba sözcüğü çoğu Slav dillerinde "yaşlı kadın" ya da "büyükanne" anlamına gelir.משמעות המילה "באבה" במרבית השפות הסלאביות היא "סבתא" או "אישה זקנה".
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.בגיל 7 התייתם מאביו וגדל בבית יתומים עד גיל 17.
Bakımını büyükbabası ve büyükannesi üstlenmiştir.מאוד קשור לסבו וסבתו.
Bu arada Anna çok sevdiği büyükannesini kaybetti.למרות זאת ג'יין סולחת לדודתה.
Zamanla kendini evin büyükannesine sevdirir.רוצה את דירתה של סבתה בכל מחיר.
Büyükannesinin evinde yaşar.גר אצל סבתו.
III. Vasili'nin annesi, Korkunç İvan'ın büyükannesidir.רב סבתא של איוואן האיום.
Picardo'nun büyükannesi İspanyoldur.שפת אמה של מריה תרזה היא ספרדית.
Bir büyükannesi de gibi bir büyücüdür.Също като внучка си е вещица.
Büyükannem gibi biraz.Майката на Мак, като баба.
Büyükannesi ve büyükbabası bakımını üstlenir.Бабата и дядото на Сам поемат грижата за него.
Danslarını büyükannesinden öğrenmiştir.Израства с приказките на баба си.
Çocukluğunun büyük bir bölümünü Tulungagung köyünde büyükbabası ve büyükannesinin yanında geçirdi.Той прекарва по-голяма част от детството си, заедно с майка си и баба си на плантацията за памук.
Ailesi babası, annesi, büyükannesi ve bir ablasından oluşur.Семейството ѝ се състои от дядо ѝ, баба ѝ и баща ѝ.
Baba sözcüğü çoğu Slav dillerinde "yaşlı kadın" ya da "büyükanne" anlamına gelir.U većini slavenskih jezika to su "bapske vlasi" (od baba = stara žena, vještica).
Büyükbabası ve büyükannesinin yanında büyüdü.Odrastao je s djedom i bakom po majci.
Büyükannesinin evinde yaşar.Býval u matkinej rodiny.
Büyükannesinin görevini devralmıştır.Pochod bol vedený Babićom.
Emege/Emegen büyükanne ve yaşlı kadın demektir.Podľa babky je to pobehlica a štetka.
Zamanla kendini evin büyükannesine sevdirir.Obľúbi si ju profesorova matka, ktorá ju prijme do svojho domu.
Bu sıralarda Alexander'ın büyükannesi Betty öldü.V tem času se je možila tudi Filipova hči Kleopatra.
Bir büyükannesi de gibi bir büyücüdür.Imela je sestro, ki je bila čarovnica.
Bu kadınlardan biri Vladimir Monomakh'ın büyükannesidir.Bil je oče Vladimirja Monomaha.
Kavabata, Osaka'da doğdu ve iki yaşında yetim kaldığından büyükbaba ve büyükannesi yanında yaşadı.Kavabata gimė Osakoje ir tapo našlaičiu sulaukęs dvejų metų ir gyveno su seneliais.
İlk kez beş yaşındayken büyükannesi ona bir akordiyon verdi ve çalmayı öğretti.Kai jai buvo penkeri, tėvas padovanojo šachmatus ir pamokė kaip žaisti, vėliau ir treniravo.
Büyükbabası ve büyükannesinin yanında büyüdü.Augo tėvo ir motinos giminių globojamas.
Céline, yazarın büyükannesinin ismidir.Céline oli tema vanaema eesnimi.
Annesi, büyükannesinin ilk evliliğinden, beş kardeşin en küçüğü idi.Nedeljko oli oma isa esimese abielu viiest lapsest vanim.
Halası Meave ise şarkıcı Dido’nun büyükannesidir.Tema vend on laulja Mikk Dede.
Büyükbabası ve büyükannesinin yanında büyüdü.Ta kasvas orvuna onu ja vanaema juures.
14. doğum günümde, büyükbabam ve büyükannem, bana o güne kadarki en güzel hediyeyi verdi:저의 14번째 생일에, 조부모님께서 제 인생 최고의 선물을 주셨습니다:
14. doğum günümde, büyükbabam ve büyükannem, bana o güne kadarki en güzel hediyeyi verdi:Op mijn 14e verjaardag gaven mijn opa en oma mij het beste verjaardagscadeau ooit:
14. doğum günümde, büyükbabam ve büyükannem, bana o güne kadarki en güzel hediyeyi verdi:Vào sinh nhật thứ 14, ông bà đã tặng tôi món quà tuyệt vời nhất:
14. doğum günümde, büyükbabam ve büyükannem, bana o güne kadarki en güzel hediyeyi verdi:כשהייתי בן 14, סבא וסבתא שלי נתנו לי את מתנת היומולדת הכי טובה בעולם:
14. doğum günümde, büyükbabam ve büyükannem, bana o güne kadarki en güzel hediyeyi verdi:في عيد ميلادي الرابع عشر، جدي وجدتي أعطوني أفضل هدية ميلاد على الإطلاق

İlgili Sayfalar