Ana içeriğe geç
Sözlük

büyük ile cümle

büyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün gelmen büyük şanstı.It was very lucky that you came today.
Tom'un ülkesi için büyük bir sevgisi vardı.Tom had a great love for his country.
Büyük pencere bahçeye bakıyor.The big window looks out on a garden.
Bu büyük bir sorun.That's a big problem.
Büyükbabam Osakalı.My grandfather is from Osaka.
Büyük olasılıkla o gelecek.It's very likely he'll come.
Erkek arkadaşı ondan yaşça daha büyük.Her boyfriend is older than her.
Bana büyük bir iyilik yapar mısın?Could you do me a big favor?
Büyük bir kahvaltı yedim.I ate a huge breakfast.
Senin için böylesine büyük bir hayal kırıklığı olduğum için üzgünüm.I'm sorry I'm such a big disappointment to you.
Bunun tamamı sadece büyük bir yanlış anlaşılmaydı.It was all just a big misunderstanding.
Bu sadece büyük bir yanlış anlamaydı.It was all just a big misunderstanding.
Bu büyük bir hata.This is a big mistake.
Tom ve Mary büyük bir kavga yaptılar.Tom and Mary had a big fight.
Tom Mary'ye büyük bir öpücük verdi.Tom gave Mary a huge kiss.
Tom'un Mary'ye büyük bir aşkı var.Tom has a big crush on Mary.
Tom büyük bir patlama duydu ve ne olduğunu görmek için dışarıya koştu.Tom heard a big explosion and ran outside to see what had happened.
Tom büyük bir beyzbol hayranıdır.Tom is a big baseball fan.
Tom büyük bir hendeği atladı.Tom jumped over the big ditch.
Tom az önce büyük bir hata yaptığını biliyordu.Tom knew he'd just made a big mistake.
Tom büyük bir evde yaşıyor.Tom lives in a big house.
Tom çok büyük bir evde yaşıyor.Tom lives in a huge house.
Tom ne olduğunu Mary'ye söylemenin büyük bir hata olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought that it would be a big mistake to tell Mary what had happened.
Burada büyük bir hata yapıyor olabiliriz.We could be making a big mistake here.
Burada çok büyük bir hata yapıyor olabiliriz.We could be making a huge mistake here.
Büyük bir akşam yemeği yedik.We had a big dinner.
Büyük bir dövüş yaptık.We had a big fight.
Çok büyük bir akşam yemeği yedik.We had a huge dinner.
Çok büyük bir dövüş yaptık.We had a huge fight.
Önümüzde büyük bir işimiz var.We have a big job ahead of us.
Önümüzde çok büyük bir işimiz var.We have a huge job ahead of us.
Hâlâ verecek birkaç büyük kararımız var.We still have a couple of big decisions to make.
Hâlâ verecek birkaç çok büyük kararımız var.We still have a couple of huge decisions to make.
Sadece büyük bir hata yaptın.You just made a big mistake.
Sadece çok büyük bir hata yaptın.You just made a huge mistake.
Çok büyük bir hata yapıyorsun.You're making a huge mistake.
Sen tamamen doğru söylüyorsun; alışkanlıklar insanların hayatında çok büyük rol oynar.You are entirely correct; habits play a very large role in people's lives.
Evren gerçekten büyük ve biz gerçekten küçüğüz.The universe is really big and we're really small.
Gergedanlar büyük hayvanlardır.Rhinoceroses are large animals.
Büyük boy yataklar gerçekten büyüktür.King size beds are really big.
Tom'un büyükannesi çok yaşlı bir kadın.Tom's grandmother is a very old woman.
Büyük bir mazeretin var.You have a great alibi.
Ne yapabileceğini göstermen için bu büyük bir fırsat.This is a big opportunity for you to show what you can do.
Napoli Güney İtalya'nın en büyük şehridir.Naples is the largest city in southern Italy.
Napoli Güney İtalya'daki en büyük şehirdir.Naples is the largest city in southern Italy.
Napoli İtalya'nın güneyindeki en büyük şehirdir.Naples is the largest city in southern Italy.
Atlar köpeklerden büyüktür ama kediler köpeklerden küçüktür.Horses are bigger than dogs, but cats are smaller than dogs.
Portakallar mandalinalardan daha büyüktür.Oranges are bigger than tangerines.
Büyük elçi geri döndü.The ambassador has returned.
Soya sütü, süt için büyük bir alternatiftir.Soy milk is a great substitute for milk.
Soya sütü, süt için büyük bir ikamedir.Soy milk is a great substitute for milk.
Bu çok büyük bir sosyal sorun.It's a very big social problem.
Alkolizmden kaynaklanan maliyetler çok büyüktür.The costs resulting from alcoholism are enormous.
Ulus devletlerin varlığı, dünya'nın geri kalanında Avrupa'ya büyük bir avantaj sağladı.The existence of nation-states gave Europe a great advantage over the rest of the world.
Bu büyük bir yanlış anlaşılmaydı.It was a big misunderstanding.
Bu tamamıyla büyük bir yanlış anlaşılmaydı.It was all a big misunderstanding.
Ev büyüktü.The house was big.
Kral Darius, Büyük İskender tarafından yenilgiye uğratıldı.King Darius was defeated by Alexander the Great.
Büyük bir proje üzerinde çalışıyorum.I'm working on a big project.
Bazı sayılar çok büyüktür.Some numbers are very large.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod