Ana içeriğe geç
Sözlük

büyük ile cümle

büyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Büyük bir güneş gözlüğü aldım.I bought a large pair of sunglasses.
Köpeğimin büyük patileri var.My dog has large paws.
Yerim olsa daha büyük bir TV alırım.I'd buy a larger TV if I had room for it.
Büyükbabamın bana verdiği araba galon başına 10 mil götürüyor.The car my grandfather gave me only got ten miles to the gallon.
Tom'un büyük bir adam olduğunu düşünmüyorum.I don't consider Tom a great man.
Büyük acı içindeydim.I was in great pain.
Bir ehliyet almak için henüz yeterince büyük değilsin.You're not old enough yet get to a driver's license.
Buradan uzakta olmayan büyük bir süpermarket var.There's a large supermarket not far from here.
Tom senden sadece üç yaş daha büyük.Tom is only three years older than you are.
Düşündüğümüzden daha büyük bir sorunumuz var.We have a bigger problem than we thought.
Tom karısından üç yaş daha büyük.Tom is three years older than his wife.
Tom'un Mary'den çok daha büyük olmayan bir oğlu var.Tom has a son not much older than Mary.
Tom benden üç ay daha büyük.Tom is three months older than me.
Tom, Mary'den daha büyük olamaz.Tom can't be older than Mary.
Tom göründüğünden daha büyüktür.Tom is older than he looks.
Tom senden daha büyüktür.Tom is bigger than you are.
Tom benden daha büyük olamaz.Tom can't be older than me.
Siz en büyüksünüz.You guys are the greatest.
Büyük ihtimalle haklısın.You're probably right.
Caoimhe'nin büyük bir köpeği var.Caoimhe has a big dog.
Büyük babam öldüğünden beri on yıl oldu.It's been ten years since my grandfather died.
O büyük bir ev ve bir büyük bir araba istiyor.She wants a large house and a big car.
Gence, Azerbaycan'daki en büyük şehirlerden biridir.Ganja is one of the biggest cities in Azerbaijan.
Gence, Azerbaycan'daki en büyük kentlerden biridir.Ganja is one of the biggest cities in Azerbaijan.
Bu büyük bankalar, iflas edemeyecek kadar büyük.These large banks are too big to fail.
Brezilya Güney Amerika'nın en büyük ülkesidir.Brazil is the biggest country in South America.
Toronto Uluslararası Film Festivali, Kuzey Amerika'daki en büyük film festivalidir.The Toronto International Film Festival is the largest film festival in North America.
Güvercin yeryüzüne hızla uçtu. O bir hindiden çok daha büyüktü.The pigeon flew swiftly down to the earth. He was much larger than a turkey.
Aniden büyük bir dalga geldi ve tekne kayboldu.Suddenly a huge wave came and the boat disappeared.
Mary her zaman Tom'un şiirsel mektuplarını okumaktan büyük zevk aldı.Mary always greatly enjoyed reading Tom's poetic letters.
Birinin size verebileceği en büyük armağan onların sevgi ve zamanlarıdır.The greatest gift that someone can give you is their love and their time.
O büyük bir oyuncak ayı gibi.He's like a big teddy bear.
Büyükannem bana bu kolyeyi verdi.My grandma gave me this necklace.
Biz çocukken etrafımızdaki her şey çok büyük görünür.When we're children, everything around us looks so big.
O büyük bir sorumluluk.It is a big responsibility.
Tom'un görev dağılımı için büyük bir yeteneği var.Tom has a great talent for the assignment of tasks.
Bu katedralin büyük bir orgu vardır.This cathedral has a large organ.
Sfenks, Mısırdaki en büyük heykeldir.The Sphinx is the largest statue in Egypt.
Ona kafası kadar büyük gümüş bir parça verdi.He gave him a lump of silver as big as his head.
Yeni bir daireyi döşeme büyük masraflar yüklemektedir.Furnishing a new apartment imposes large expenses.
Yeni bir daireyi döşemek büyük harcamalar gerektirir.Furnishing a new apartment requires large expenses.
Tom büyük bir tencerede gerçekten iyi kokan bir şey pişiriyordu.Tom was cooking something in a large pot that smelled really good.
Tom büyükannesi tarafından büyütüldü.Tom was raised by his grandmother.
Tom büyük ebeveynleri tarafından büyütüldü.Tom was raised by his grandparents.
Küçük bir araba büyük olandan daha ucuzdur.A small car is cheaper than a big one.
Sonunda sizinle tanışmak büyük bir onur.It's a great honor to finally meet you.
Tom'un bana verdiği kek parçası o kadar büyüktü ki onun hepsini yiyemedim.The piece of cake Tom gave me was so big that I couldn't eat it all.
Büyükbabam bir sulh hakimiydi.My grandfather was a justice of the peace.
Ekmeği kesmek için bana büyük bıçağı ver.Give me the big knife to cut the bread.
Büyük olasılıkla bugün yağmur yağacak.It will most likely rain today.
En büyük arzum biyolojik babamla tanışmaktı.My greatest desire was to meet my biological father.
Büyük kitabı görüyor musun?Do you see the big book?
Bana büyük bir su bardağı getirin lütfen!Please bring me a big glass of water!
Deneyin sonuçları bizi çok büyük hayal kırıklığına uğrattı.The results of the experiment have disappointed us very much.
Hala hayatta olan babam ve büyükbabam dil profesörleriydiler.My father, who's still alive, and my grandfather were language professors.
Hayvan hücresi, bitki hücresinden daha büyük bir protein oranına sahiptir.The animal cell has a greater percentage of proteins than the plant cell.
Tatil yerinin büyük bir yüzme havuzu var.The resort has large swimming pools.
Büyük şehirler kapkaççılarla doludur.A big city is full of snatchers.
Küçük tohum büyük bir ağaç oldu.The small seed became a large tree.
Kocasının kaybı Mary için büyük bir darbeydi.The loss of her husband was a great blow for Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod