büyüdük ile cümle

büyüdük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biraz büyüdüklerinde düzenli olarak geziye çıkarılmaları gerekir.Při vzlétnutí se často rozbíhají po hladině.
Büyüdükçe büyür ve dev kadar olur.Acceptă Întunericul și devine adult.
Çocuk büyüdükçe annesine daha da benzemeye başlar.Acea ființă va fi crescută ca și cum ar fi copilul lor.
Lig büyüdükçe iyi oyuncular getirdi.A színészek rögtönzésére épített játék.
Bu dikenler büyüdükleri omurlardan yedi ya da on bir kat daha büyüktür.Ezek a tüskék hétszer, de akár tizenegyszer is magasabbak voltak a csigolyáknál, amikből kiálltak.
Büyüdükçe büyür ve dev kadar olur.Se kasvaa kävyn kypsyessä suureksi ja meheväksi.
Ancak kodlu karakter kümesinin boyutu büyüdükçe bu yöntem giderek verimsizleşmektedir.Παράλληλα με την συνέχιση της σειράς, ο χαρακτήρας της εξελίσσεται.
İçeride kalan balıklar doğal olarak beslenir büyüdüklerinde avlanır. eski bir yöntemdir.Sæljagt var i gamlle dage en almindelig måde at skaffe kød på.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.De havde kendt hinanden siden barndommen og forholdet udviklede sig til kærlighed.
Ayrıca, büyüdükleri çevreden de fazla uzaklaşmazlar.Parret bevæger sig ikke langt væk fra deres territorie.
Ayrıca, büyüdükleri çevreden de fazla uzaklaşmazlar.繁殖の際もその周辺から遠く離れることはない。
Büyüdükçe büyür ve dev kadar olur.成長すると大型になり、人の背くらいになる。
Bronz çağında şehirler büyüdükçe, tuğla ve marangozlar gibi profesyonel ustaların bir sınıfı ortaya çıktı.在青铜器时期,随着城市的出现,也出现了砖瓦匠和木匠这些专业工匠。
Yavru erkekler büyüdüklerinde klandan ayrılarak diğer klanlara katılır ve kendi haremlerini kurarlar.雌性後代則會離開,加入別的氏族。
Diğer çocukların hepsi büyüdüklerinde resimle ilgilendiler.부모님이 모두 직장에 다녀 어린시절 외할머니(신애덕)의 손에 자랐다.
İçeride kalan balıklar doğal olarak beslenir büyüdüklerinde avlanır. eski bir yöntemdir.주식은 물고기로, 사냥할 때에는 자맥질을 하여 먹이를 먹는다.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.С годините тяхното приятелство се е превръща в любов.
Geliş açısı büyüdükçe, yansıma açısı da 90º‘ye yaklaşır.Изображението им се затъмнява изцяло когато се завъртят на 90º от изходното положение.
Bu erkek denizyıldızları yeteri kadar büyüdüklerinde tekrar dişiye dönüşürler.С развитие на астрономията тези величини постепенно се доуточняват.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.Nakon početnog prijateljstva, razvija se ljubavni odnos.
Biraz büyüdüklerinde düzenli olarak geziye çıkarılmaları gerekir.V pohybe sa musí predviesť pravidelným behom v kruhu.
Diğer çocukların hepsi büyüdüklerinde resimle ilgilendiler.Dar vaikystėje domėjosi drugiais, buvo surinkęs jų kolekciją.
Ailemizin evi. Burada büyüdük.- Esta é a casa da família?
Ailemizin evi. Burada büyüdük.La mia casa di famiglia, siamo cresciuti qui.
Ailemizin evi. Burada büyüdük.Môj rodinný dom, vyrastali sme tu.
Ailemizin evi. Burada büyüdük.Rumah keluarga saya, kami besar di sini,
Ailemizin evi. Burada büyüdük.Tak, dorastałem tutaj.
Ailemizin evi. Burada büyüdük.Это мой семейный дом, мы тут выросли
Ailemizin evi. Burada büyüdük..זה הבית של המשפחה. גדלנו כאן
Ailemizin evi. Burada büyüdük.ジョンヴィンクは世界を旅して アートオブジェクを収集している
Aksi takdirde, miktarlar büyüdükçe atık yönetiminin maliyetleri de önemli oranda artabilir.A hulladékgazdálkodás költségei egyébként a mennyiség növekedésével együtt jelentősen megnövekedhetnek.
Aksi takdirde, miktarlar büyüdükçe atık yönetiminin maliyetleri de önemli oranda artabilir.De outra forma, os custos da gestão de resíduos podem aumentar consideravelmente com o aumento do volume.
Aksi takdirde, miktarlar büyüdükçe atık yönetiminin maliyetleri de önemli oranda artabilir.En caso contrario, los costes de la gestión podrían incrementarse a medida que se incrementen los volúmenes.
Aksi takdirde, miktarlar büyüdükçe atık yönetiminin maliyetleri de önemli oranda artabilir.Inne korzyści z ograniczania lub powstrzymania wzrostu ilości odpadów
Aksi takdirde, miktarlar büyüdükçe atık yönetiminin maliyetleri de önemli oranda artabilir.Muuten jätehuoltokustannukset voivat nousta huomattavasti jätemäärien kasvaessa.
Aksi takdirde, miktarlar büyüdükçe atık yönetiminin maliyetleri de önemli oranda artabilir.Toto číslo nicméně představuje 40 % čistých emisí v roce 2020.
Aksi takdirde, miktarlar büyüdükçe atık yönetiminin maliyetleri de önemli oranda artabilir.Vendar pa bo ta vrednost predstavljala 40 % neto emisij v letu 2020.
Atomun büyük büyüdükçe, daha fazla boşluk var önceki orbitalleri arasında.원자가 점점 커지면서, 점점 더 큰 공간이 궤도들 사이에 생긴다는 것입니다.
Atomun büyük büyüdükçe, daha fazla boşluk var önceki orbitalleri arasında.بانه كلما اصبح حجم الذرة اكبر فاكبر، سيكون هناك فراغات اكثر بين الاوربيتالات السابقة
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Być może ona poprawić, jak ona dorasta," oficer żona powiedziała dobrej dobrodusznie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Có lẽ cô ấy sẽ cải thiện khi cô lớn lên", vợ của nhân viên cho biết naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ehkä hän paranee, kun hän vanhenee," upseerin vaimo sanoi hyvän- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Forse migliorerà come lei cresce," la moglie del funzionario ha detto good- umore.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Kanske hon kommer att förbättras när hon blir äldre", officerens hustru sade god naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Måske hun vil forbedre sig som hun bliver ældre," officer kone sagde farvel naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Misschien is ze zal verbeteren als ze ouder wordt," de officier zei de vrouw van goede gemoedelijk.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Morda se bo izboljšala, kot je ona raste starejših," je dejal častnik žena dobro- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možná, že se zlepší, když stárne," řekl důstojník manželka dobrou dobromyslně.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možno, že sa zlepší, keď starne," povedal dôstojník manželka dobrú dobromyseľne.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Mungkin dia akan meningkatkan saat ia tumbuh lebih tua," kata istri perwira baik- ramah.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."아마도 그녀가 나이가 성장함에 따라 개선,"경찰의 아내는 말했다 좋은가 naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Peut-être qu'elle permettra d'améliorer comme elle grandit", l'épouse du policier dit au revoir bonhomie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Poate că ea se va îmbunătăţi ca ea creste mai mari", soţia ofiţerului a spus bun- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Talán javulni fog, ahogy nő az idősebb," a tiszt felesége szerint jó naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Talvez ela vai melhorar à medida que ela envelhece," a esposa do policial disse boa- humorada.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Tal vez mejorará a medida que crece", dijo la esposa del oficial de buena humor.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Vielleicht wird sie zu verbessern, als sie älter wird," der Offizier sagte die Frau gut gutmütig.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ίσως θα βελτιωθεί καθώς αυτή μεγαλώνει," η σύζυγος του υπαλλήλου, δήλωσε ο καλός- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Може би тя ще се подобри, тъй като тя расте по-възрастните", каза съпругата на офицер добра усмивка.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Може бути, вона покращиться, як вона стає старше," Дружина офіцера попрощався добродушно.

İlgili Sayfalar