Ana içeriğe geç
Sözlük

büyüdü ile cümle

büyüdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Boston'da doğdum, ama Chicago'da büyüdüm.I was born in Boston, but I grew up in Chicago.
Sami Doğu Avrupa'daki küçük bir Müslüman toplulukta büyüdü.Sami grew up in a small Muslim community in Eastern Europe.
Tom, Boston'dan uzakta olmayan küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town not far from Boston.
Tom bu çiftlikte büyüdü.Tom grew up on this ranch.
Sami hareketli bir üniversite kasabasında büyüdü.Sami grew up in a vibrant college town.
Tom'un şirketi hızlı biçimde büyüdü.Tom's company grew rapidly.
Tom'un işi hızla büyüdü.Tom's business grew rapidly.
Sami zenginlik içinde büyüdü.Sami grew up in wealth.
Sami ve Leyla Kahire'de büyüdüler.Sami and Layla raised in Cairo.
Sami, New York Long Island'da büyüdü.Sami grew up on Long Island, New York.
Sami güvenli bir şehirde büyüdü.Sami grew up in a safe city.
Sami güvenli bir kentte büyüdü.Sami grew up in a safe city.
Sami o şekilde büyüdü.Sami was raised that way.
Sami burada büyüdü.Sami grew up here.
Sami ve Leyla birlikte büyüdüler.Sami and Layla grew up together.
Sami annesi, üvey babası ve altı kız kardeşiyle birlikte büyüdü.Sami grew up with his mother, stepfather, and six sisters.
Sami, Kuzey Carolina yüksek sosyetesinde büyüdü.Sami grew up in North Carolina high society.
Sami Mısır'da doğdu ve Toronto, Ontario'da büyüdü.Sami was born in Egypt and grew up in Toronto, Ontario.
Sami büyüdü.Sami has grown up.
Sami bu evde büyüdü.Sami grew up in this house.
Tom muhafazakâr bir ailede büyüdü.Tom was raised in a conservative family.
Sami iki dilli büyüdü.Sami grew up bilingual.
Sami çift dilli büyüdü.Sami grew up bilingual.
Boston'da doğdum ama Chicago'da büyüdüm.I was born in Boston, but grew up in Chicago.
Tom orta sınıf bir semtte büyüdü.Tom grew up in a middle-class neighborhood.
Sami, Saint Augustine adlı küçük bir Florida kasabasında büyüdü.Sami grew up in a small Florida town called Saint Augustine.
Büyüdüğümde Tom gibi olmak istiyorum.When I grow up, I want to be just like Tom.
Büyüdüğüm zaman tıpkı Tom gibi olmak istiyorum.When I grow up, I want to be just like Tom.
Tom büyüdüğünde marangoz olmak istiyor.Tom wants to be a carpenter when he grows up.
Tom ve erkek kardeşleri Boston bölgesinde büyüdüler.Tom and his brothers grew up in the Boston area.
Sami Müslüman bir toplumda büyüdü.Sami grew up in a Muslim community.
Tom kitapların arasında büyüdü.Tom grew up surrounded by books.
Tom kitaplarla çevrili bir ortamda büyüdü.Tom grew up surrounded by books.
Sami'yle Leyla aynı mahallede büyüdüler.Sami and Layla grew up in the same neighborhood.
Sami'yle Leyla aynı mahallede büyüdü.Sami and Layla grew up in the same neighborhood.
Tom'un doğup büyüdüğü yer neresi?Where was Tom born and raised?
İnekler bir sığır çobanı olmadan buğdayın büyüdüğü bir tarlada dolaşıyorlardı.Without a cowherd, the cows wandered in a field where wheat was growing.
Tom 90'larda büyüdü.Tom grew up in the 90s.
Tom 90'lı yıllarda büyüdü.Tom grew up in the 90s.
Sami sıradan bir ailede büyüdü.Sami grew up in an ordinary family.
Kabiliye'deki aynı köyde büyüdük.We grew up in the same village in Kabylie.
Irkçı bir çevrede büyüdü.He grew up in a racist environment.
Büyüdüğümde polis olmak istiyorum.I want to be a police officer when I grow up.
Büyüdüğümde polis memuru olmak istiyorum.I want to be a police officer when I grow up.
Büyüdüğümde doktor olmak istiyorum.When I grow up, I want to be a doctor.
Boston'da büyüdük.We were raised in Boston.
Bu dizilerle büyüdüm.I grew up with these TV shows.
Küçük bir köyde doğdum ve büyüdüm.I was born and raised in a small village.
Küçük bir köyde doğup büyüdüm.I was born and raised in a small village.
Tanina bu yıl tatilini büyüdüğü köyde geçirdi.Tanina has spent her holidays this year in the village where she grew up.
İlk önce köleler için bir tatil günüydü ve bölgenin kutlamasıyla büyüdü.It was at first a holiday for slaves, and grew to be a celebration of the region.
Sonraları kasaba tekrar büyüdü ve 2012 yılında 309.050 nüfusuna ulaşmıştı.Today the town has grown again and had reached 309,050 inhabitants in 2012.
Eylül 1943 tarihine gelindiğinde, Neddermeyer'in ekibi beş kişiden elli kişiye büyüdü.By September 1943, Neddermeyer's team had grown from five people to fifty.
Onun yarı kardeşi Adolf Hitler altı yıl sonra doğdu ve çok yakın büyüdüler.Her half-brother, Adolf Hitler, was born six years after her, and they grew very close.
Ben tam arabesk şarkılarla büyüdüm.I grew up with full arabesque songs.
Kamp, başlangıçta 80 çocuğu ağırladı ve daha sonra hızla büyüdü.The camp first hosted only 80 children but then grew rapidly.
Güney Alberta'da büyüdüğünden, HeavyShield iki nehre yakının yaşıyordu: the Oldman and the Belly.Growing up in southern Alberta, HeavyShield lived near two rivers: the Oldman and the Belly.
Maynard'ın tatlıları istikrarlı bir şekilde büyüdü ve 1896'da bir şirket olarak piyasaya çıktı.Maynard's sweets grew steadily and was launched as a company in 1896.
İlk başta, hastalar çok azdı ama uygulama gittikçe büyüdü.At first patients were scarce, but the practice gradually grew.
Ancak film endüstrisindeki kariyeri çok daha yoğun bir şekilde büyüdü.His career in the film industry however grew much more intensively.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod