Ana içeriğe geç
Sözlük

büyüdü ile cümle

büyüdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Babası savaşta öldü, bu yüzden tek ebeveynli bir ailede büyüdü.His father died in the war, so he grew up in a single-parent family.
Büyüdüğümde sihirbaz olmak istiyorum.I wanna be a magician when I grow up.
Büyüdüğümde Jamal gibi akıllı bir adam olmak isterim.I wanna be a smart man like Jamal when I grow up.
Bu yaz iki inç büyüdüm.I've grown two inches this summer.
Gerçekten büyüdüğümde bir bakanın karısı olmak istediğimi düşünüyorum.I really think I'd like to be a minister's wife when I grow up.
Büyüdüğüm zaman bir doktor olmak istediğimi düşünüyorum.I think I'd like to be a doctor when I grow up.
Büyüdüğümde bir doktor olmak istiyorum.I want to be a doctor when I grow up.
Fadıl, Illinois eyaletindeki preride büyüdü.Fadil grow up in the prairie state of Illinois.
Üç kız kardeşimle şarkı söyleyerek büyüdüm.I grew up singing with my three sisters.
Tom bir balıkçı köyünde büyüdü.Tom grew up in a fishing village.
Geçen sene kaç inç büyüdün?How many inches did you grow last year?
Fadıl küçük bir kırsal kasabada büyüdü.Fadil was raised in a small rural town.
Fadıl gibi Leyla da Kahire'de büyüdü.Like Fadil, Layla also grew up in Cairo.
Ben Avustralya'da doğdum ve büyüdüm.I was born and raised in Australia.
Avustralya'da doğup büyüdüm.I was born and raised in Australia.
Fadıl, Mısır'daki küçük bir kasabada büyüdü.Fadil grew up in a small town in Egypt.
Sami'nin İslam'a ilgisi büyüdükçe arttı.As Sami grew older, he became interested in Islam.
Orası, büyüdüğüm yerden uzak değil.It's not far from where I grew up.
Bu büyüdüğüm yer değil.This isn't where I grew up.
Büyüdüğümde astronot olmak istiyorum.I want to be an astronaut when I grow up.
Tom banliyölerde büyüdü.Tom grew up in the suburbs.
Tom bir şehirde büyüdü.Tom grew up in a city.
Tom büyük bir şehirde büyüdü.Tom grew up in a big city.
Tom bir baba olmadan büyüdü.Tom grew up without a father.
Tom babasız büyüdü.Tom grew up without a father.
Sami Mısır'ın kırsalında büyüdü.Sami grew up in rural Egypt.
Sami Mısır'ın kırsal kesiminde büyüdü.Sami grew up in rural Egypt.
Tom, evlatlık yapılan üç erkek kardeşle büyüdü.Tom grew up with three adopted brothers.
Tom işlevsiz bir ailede büyüdü.Tom grew up in a dysfunctional family.
O yakışıklı genç bir adam olmak için büyüdü.He grew up to be a handsome young man.
Tom çok dindar bir ailede büyüdü.Tom grew up in a very religious family.
Tom ve ben her ikimiz de Boston'da büyüdük.Tom and I both grew up in Boston.
Bu büyüdüğüm evdir.This is the house where I grew up.
Annemle Fransızca ve babamla İngilizce konuşarak büyüdüm.I grew up speaking French to my mother and English to my father.
Ben iki dil konuşarak büyüdüm.I grew up speaking two languages.
Ben iki dilli büyüdüm.I grew up bilingual.
Leyla aristokrat dünyada büyüdü.Layla grew up in the aristocratic world.
Leyla, İngiltere kırsalında büyüdü.Layla grew up in rural England.
Leyla şüpheli büyüdü.Layla grew suspicious.
Leyla herkesin herkesi tanıdığı bir kasabada büyüdü.Layla grew in a town where everybody knew everybody.
Tom şüpheli büyüdü.Tom grew suspicious.
Okyanusa yakın büyüdüm.I grew up near the ocean.
Leyla, Philadelphia yakınlarındaki tarihi bir kasabada büyüdü.Layla grew up in a historic town near Philadelphia.
Leyla orta sınıf bir mahallede büyüdü.Layla grew up in a middle-class neighborhood.
Leyla zehirli bir ortamda büyüdü.Layla grew up in a toxic environment.
Buradan çok uzak olmayan küçük bir köyde büyüdüm.I grew up in a small village not too far from here.
Ben dağlık bir bölgede büyüdüm.I grew up in a mountainous area.
Leyla, Arabistan'da büyüdü ve develerle çok yakındı.Layla grew up in Arabia and was very familiar with camels.
Tom herkesin herkesi tanıdığı yerde bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a town where everybody knew everybody.
Tom'un onu kendi başına yapacak kadar büyüdüğünü düşünüyorum.Tom is old enough to do that on his own, I think.
Sami, mavi yakalı bir banliyöde büyüdü.Sami grew up in a blue-collar suburb.
Sami, New York'taki Brooklyn'de büyüdü.Sami grew up in Brooklyn, New York.
Tom bana Boston'da büyüdüğünü söylemedi.Tom didn't tell me that he grew up in Boston.
Tom Boston'un hemen dışında büyüdü.Tom grew up just outside Boston.
Tom, Mary'nin Boston'da büyüdüğünü söyledi.Tom said that Mary grew up in Boston.
Tom burada Boston'da büyüdü.Tom grew up here in Boston.
Ben Fransızca konuşarak büyüdüm.I grew up speaking French.
Boston yakınlarında büyüdüm.I was raised near Boston.
Ne Tom ne de Mary, Boston'da büyüdü.Neither Tom nor Mary grew up in Boston.
Sami tüm Müslümanları terörist gören bir anlayışla büyüdü.Sami grew up thinking that all Muslims were terrorists.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod