Burada annesi, amcası ve teyzesi Livia Drusilla ile birlikte büyüdü.Fu allevata dalla madre, dallo zio e dalla zia Livia Drusilla.
Kamp, başlangıçta 80 çocuğu ağırladı ve daha sonra hızla büyüdü.Il campo all'inizio ospitava solo 80 bambini, ma in poco tempo crebbe .
O zamandan beri, şirket giderek büyüdü.Nel frattempo, la compagnia cresceva sempre di più.
Bu nedenle, 1940'a gelindiğinde, Sovyetler Birliği, kurucu dört cumhuriyetten, 15 cumhuriyete doğru büyüdü.Pertanto, nel 1940 l'Unione Sovietica crebbe dalle quattro repubbliche fondatrici a quindici.
Claudia Black Avustralya, Sidney'de doğdu ve büyüdü.Claudia Lee Black è nata e cresciuta a Sydney, Australia.
Wilkens, Roma Katolik inancına bağlı olarak büyüdü.Wilkens è stato cresciuto secondo la fede Romano-Cattolica.
Paraschos Zardinidis büyüdü ve Yunan Hava Kuvvetlerinde üst düzey bir subay oldu.Paraschos Zardnidis divenne poi in età adulta un alto ufficiale dell'Aeronautica Militare greca.
Masters Omaha, Nebraska'da doğdu ve Asheville, Kuzey Carolina'da büyüdü.Masters è nata a Omaha, nel Nebraska, ed è cresciuta ad Asheville, nel North Carolina.
Bennett Arizona'da büyüdü.Brea Bennett è cresciuta in Arizona.
New York’ta Scarsdale’de büyüdü.Venne girato a Scarsdale, New York.
Babaları Yaşlı Gratianus'un Britanya ve Afrika'da edindiği mülklerde büyüdüler.Passarono la loro infanzia in tenute comprate dal padre, Graziano il Vecchio, in Africa e in Britannia.
Richard Timothy Jones Kobe, Japonya'da doğdu ve Carson, Kaliforniya'da büyüdü.Richard T. Jones è nato a Kōbe, in Giappone ed è cresciuto a Carson, in California.
Göteborg'da doğup büyüdü.È cresciuta a Göteborg.
GSYİH yılda ortalama %7 büyüdü.La produzione è aumentata in media del 7% all'anno.
Kardeşi, aynı zamanda bir aktör olan Lars Mikkelsen ile Nørrebro'da büyüdü.Insieme al fratello maggiore, Lars Mikkelsen, anch'egli attore, viene cresciuto a Nørrebro.
O ve kızkardeşi Wendy, San Fernando Valley'de doğup büyüdüler.È figlia unica ed è cresciuta a San Fernando Valley.
Büyüdüğünde profesyonel bir beyzbol oyuncusu olmak istiyordu.Una volta cresciuto divenne un giocatore di baseball professionista.
New York'ta doğan Leung, başta Manhattan'da sonra ise Brooklyn'de büyüdü.Nasce a New York, dove cresce prima a Manhattan e poi a Brooklyn.
Rickards Kanada'nın batı kıyısında doğdu ve büyüdü.Emily Bett Rickards è nata e cresciuta sulla costa occidentale canadese.
Ailesi daha sonra Feore büyüdüğü Windsor, Ontario'ya taşındı.La famiglia si trasferì a Windsor, Ontario, dove è cresciuto Feore.
Daniels, Metodist olarak büyüdü.Si scoprì che Tom è un metaumano.
Sonrasında dış ödemeler dengesindeki açık daha da büyüdü.Il debito nei confronti dei paesi esteri non fece altro che aumentare.
Spears, McComb, Mississippi'da doğdu ve Kentwood, Louisiana'da büyüdü.Britney Spears è nata a McComb ed è cresciuta a Kentwood, in Louisiana.
Grenoble'de büyüdü.È cresciuto nelle giovanili del Grenoble.
Richard Wright, Jackson'da büyüdü ve buradaki devlet okulunda okudu.Qui Richard Wright crebbe e frequentò la scuola superiore pubblica.
İstasyonun etrafındaki şehir daha sonra büyüdü.A poco a poco, la città è cresciuta intorno alla stazione.
Malezya'da doğmuş Wells, San Francisco'da büyüdü.Nata in Malaysia, è cresciuta a San Francisco.
Élise ile Arno birlikte büyüdüler.Ernesto ed Alberto vennero cresciuti insieme.
Ancak film endüstrisindeki kariyeri çok daha yoğun bir şekilde büyüdü.Pertanto la sua produzione su scala industriale apparve più promettente.
Shakespeare Stratford-upon-Avon'da doğdu ve büyüdü.È ambientata a Stratford-upon-Avon.
Simon Curtis Michigan'da doğdu ve Tulsa, Oklahoma'da büyüdü.Simon Curtis è nato nello stato del Michigan, Stati Uniti e cresciuto a Tulsa, Oklahoma.
İşçi bir ailenin oğlu olarak Essex'te büyüdü.È cresciuto in Essex in una famiglia della classe operaia.
Hepburn, Conneticut'ta zenginlik içinde büyüdü ve oyunculuğa Bryn Mawr College'da eğitim görürken başladı.Cresciuta in Connecticut, Katharine Hepburn ha incominciato a recitare mentre studiava al Bryn Mawr College.
İtalya'da doğan Alcántara, İspanya'da büyüdü.Originaria dell'Asia, è coltivata anche in Italia.
New York'taki Hudson Vadisi'nde büyüdü.Attualmente vive alla Hudson Valley, New York.
Sabi Dönemi’nde Baekje kültürü Budizm’in büyüdüğüne tanık oldu.Il periodo Sabi testimoniò il fiorire della cultura Baekje, di pari passo con la crescita del Buddhismo.
Katolik bir ailede büyüdü.È cresciuto in una famiglia cattolica.
Nielsen, Danimarka'da, Elling adında bir köyde büyüdü.Connie crebbe in un piccolo villaggio mormonico chiamato Elling.
Im Kwon-taek, Jangseong'da doğdu ve Gwangju'da büyüdü.Im Kwon-taek nasce a Jangseong, Jeollanam-do e cresce a Gwangju.
Yavaş yavaş büyüdü.Ha una crescita lenta.
Bunlardan bir tanesi de bizim doğup Büyüdüğümüz YUVA Köyü idi.È questo l'ambiente dove sono cresciuto e dove vivo.
Guinee Los Angeles, Kaliforniya'da doğdu ve Illinois, Teksas'ta büyüdü.È nato a Los Angeles, ma è cresciuto nell'Illinois e nel Texas.
Ancak 14 Haziran'da protestolar büyüdü ve daha fazla şiddet içerir hale geldi.Il 4 giugno ripresero le manifestazioni, con nuovi incidenti.
Nevada'da doğdu, Los Angeles'ta büyüdü.Nata a New York, ma cresciuta nella zona di Los Angeles.
"Liverpool'dan nefret eden bir Everton taraftarı olarak büyüdüm.È stata vinta dal Liverpool contro l'Everton.
Sparks, Cincinnati, Ohio'da doğdu fakat Peaks Mill, Kentucky'de büyüdü.Nasce a Cincinnati, nello stato dell'Ohio, ma cresce a Peaks Mill, nel Kentucky.
Milwaukee'de büyüdü.È bagnata dal Milwaukee.
Tanith Belbin Kingston, Ontario'da doğdu ve Kirkland, Quebec'de (Montreal yakınları) büyüdü.Tanith è nata a Kingston, Ontario ed è cresciuta in Kirkland, Québec.
Buna rağmen bir katolik kilisesinin üyesi olarak büyüdü.È membro della Chiesa cattolica.
Sackhoff, Portland, Oregon'da doğdu ve St. Helens, Oregon'da büyüdü.Nata a Portland e cresciuta a St. Helens, in Oregon, Sackhoff si è diplomata nel 1998.
Kardeşleriyle birlikte boşanmış annesinin yanında büyüdü.Dopo il divorzio dei genitori è cresciuto con la madre.
De Gray, İngiltere'de Londra'da doğup büyüdü.May è nato e cresciuto a Londra in Inghilterra.
Doğduğu kent olan Seul'de büyüdü.Nacque a Siena dove si formò.
San Francisco'nun Excelsior bölgesinde Moskova St. de büyüdü.Era cresciuto a San Francisco, nell'Excelsior District.
Dogen, aristokrat bir ailede büyüdü ve yedi yaşında öksüz kaldı.Gould nacque in una famiglia del popolo e rimase orfano all'età di tredici anni.
Ascendio: Kişiyi yükseğe sıçratan büyüdür.Landeav: una magia che rende la persona più grande in termini di dimensioni.
Belle sıkı bir Katolik ailede büyüdü.Bella venne allevato in una famiglia cattolica.
Anne Artık Ben Büyüdüm!Il ragazzo è stato cresciuto da Anne.
Bu lekeler hayvan büyüdükçe silindiği için yaş tayinine yarar.Questi sintomi si aggravano ulteriormente se l'animale viene sottoposto a sforzi.
Burada büyüdü.Le crescendo.