Ana içeriğe geç
Sözlük

büyüdü ile cümle

büyüdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Modadan çok iyi anlıyor ve büyüdüğünde muhabir olmak istiyor.Es también muy sobresaliente en sus estudios y quiere ser doctora cuando crezca.
State College, Pennsylvania'da büyüdü.Murió en State College, Pensilvania.
18 Temmuz'da Seul'de doğdu ve Seul'de büyüdü.Nació el 17 de febrero y creció en Osaka.
Kurt orada büyüdü.Uno de sus miembros creció allí.
Brooke Ballentyne, Kuzey Carolina'da kısıtlayıcı ve dini bir ortamda büyüdü.Ben Badis creció en un entorno religioso y piadoso.
Greenwich, Londra'da doğan Aldred, Blackheath'te büyüdü.Aldred nació en Greenwich, Londres, pero creció en la cercana Blackheath.
Viyana'da büyüdü.Se educó en Viena.
Bu hikâye, doğup büyüdüğü mahalleyi ziyaret etmesiyle başlamaktadır.La Prove ha mostrado un fuerte compromiso con la ciudad que la vio nacer y crecer.
Laurent Lamothe akademik ve sanatsal ve aynı zamanda atletik bir ortamda büyüdü.Creció en un ambiente académico y artístico, también deportivo.
Los Angeles'ta büyüdü.Creció en Los Ángeles.
Hücum açısı büyüdükçe taşıma kuvveti de artar ancak bu aynı zamanda sürüklemeyi de arttırır.Como aumenta la potencia también aumenta el consumo, pero no en la misma medida.
Para ve ilgiden uzak olarak büyüdü.Lejos del lujo y el dispendio.
1870'ler boyunca sergilere katılmaya devam eden Breton'un 1880'ler ve 1890'larda ünü büyüdü.Durante toda la década de 1870, Breton continuó con sus exposiciones y en las de 1880 y 1890 su fama creció.
Makar, Luch adında küçük bir kasabada büyüdü.Creció en un pequeño pueblo llamado Ungía.
Bu olaylar sonrasında Destiny's Child, büyüdüklerini ve başarılı olduklarını kanıtlamak için uğraşmıştır.Destiny's Child volvería y así fue.
Yavaş yavaş büyüdü.Poco a poco fue creciendo.
Shakespeare Stratford-upon-Avon'da doğdu ve büyüdü.Se dice que Burbage nació en Stratford-upon-Avon.
New York'taki Hudson Vadisi'nde büyüdü.Radica en el valle Hudson de Nueva York.
North Carolina'da doğdu, New York'un Westchester County ilinde büyüdü.Cole nació en Chicago y se crio en el Condado de Westchester, del estado de Nueva York.
Aretha Franklin'i dinleyerek büyüdü.Selección musical de Aretha Franklin.
Böylece şehir genişledi, büyüdü.Es por esto por lo que la ciudad no se expandía sino que crecía hacia arriba.
Özgür, hoşgörülü bir ortamda büyüdü.Creció en un ambiente confortable, liberal y laico.
Birlikte büyüdüğü en yakın arkadaşı Merle Tuve da oldukça başarılı bir nükleer fizikçiydi.Su única hija Harriet quien al crecer se convirtió en productora fílmica nació ahí.
Mitscherlich orta sınıf ve otoriter bir evde büyüdü.Él creció en un modesto, hogar de clase media.
Ardından New Jersey'de büyüdü.Más tarde se estableció en Nueva Jersey.
Sanat dolu bir ailede ve Atina ile Napoli arasında gidip gelerek büyüdü.La actriz creció entre Atenas y Nápoles, en un ambiente artístico.
Büyüdükçe büyür ve dev kadar olur.Cuando creció fue alta y hermosa.
Florida'da büyüdü, genç bir kızken striptizciydi.En San Francisco vendía flores como una adolescente fugitiva.
Diğer çocukların hepsi büyüdüklerinde resimle ilgilendiler.Como todos ustedes saben, eran muy jóvenes cuando se tomó la foto.
Dogen, aristokrat bir ailede büyüdü ve yedi yaşında öksüz kaldı.Gould nació en el seno de una familia modesta y se quedó huérfano a la edad de trece años.
Ailesi iç savaş nedeniyle parasal sıkıntıya düştüğü için zor koşullarda büyüdü.Su familia atravesó por una difícil situación económica a causa de la guerra civil.
Genç erkekler gönlündeki kızlara seslerini duyurmaları yanında büyüdükleri de kabul edilmiş olur.El joven insiste en que simplemente son voces que suenan en su cabeza.
İlk eski IATA, küçük ölçekli olarak başladı ve yavaş yavaş büyüdü.El resto se vendió y comenzó a poblarse poco a poco.
Şikago, Illinois'de büyüdü.Creció en Chicago, Illinois.
Herkes benim bir çiftlikte büyüdüğümü sanıyor.Se crio en una granja.
Messer Washington'da doğdu ve büyüdü.Mézières nació y creció en París.
Los Angeles doğumlu Smiley, Webster Groves, Missouri, St. Louis, Missouri, St. Louis'in banliyösünde büyüdü.Smiley nació en Los Ángeles (California) y fue criada en Webster Groves, un suburbio de San Luis (Misuri).
New York kentinde büyüdü.Creció mayormente en la ciudad de Nueva York.
Owen annesi ve diğer 4 kardeşi ile birlikte büyüdü.Allí crecieron Elisabeth y sus 3 hermanos.
Yıllar geçti ve Parnavaz büyüdü.Los años pasaron y la devoción se fue desarrollando.
Ve Plano, Texas'ta büyüdü.Crece en Texas.
İşçi bir ailenin oğlu olarak Essex'te büyüdü.Hijo de una familia trabajadora, se crió en el condado de Essex.
Palfrey Pennsylvania eyaletinin Charleroi şehrinde doğdu, Florida eyaletinin Orlando şehrinde büyüdü.Palfrey nació en Charleroi, Pennsylvania, pero creció en Orlando, Florida.
Glencross, Glasgow, İskoçya'da doğup büyüdü.Nicola Glencross nació y se crio en Glasgow, Escocia.
Büyüdüğü sırada nakliye memuru olarak bir iş buldu.Mientras tanto, él se encontró un trabajo como camarero.
Kendi halinde hippi ebeveynleri yüzünden sürekli seyahat ederek büyüdüler ve evden-okul eğitimi aldırlar.Ellas viajaban frecuentemente y recibieron educación en el hogar por sus padres hippies.
O, Birleşik Devletler'de büyüdü fakat onun ana dili Japonca.È cresciuto negli Stati Uniti ma la sua lingua madre è il giapponese.
Avustralya'da büyüdü.Lui è cresciuto in Australia.
Babam, büyüdüğümde bir iş bulurken okulun ne kadar da önemli olacağı hakkında konuştu.Mio padre mi ha parlato di quanto sia importante la scuola per trovare un lavoro quando sarò grande.
Tom onu son gördüğünden beri Mary'nin ne kadar çok büyüdüğüne şaşırdı.Tom si stupì di quanto fosse cresciuta Mary dall'ultima volta che l'aveva vista.
Tom Boston'da doğdu ve büyüdü.Tom è nato e cresciuto a Boston.
Bu benim büyüdüğüm evdir.Questa è la casa in cui sono cresciuto.
Bensonhurst ve Red Hook'ta büyüdü.Crebbe nel Bensonhurst e nel Red Hook.
Büyüdükçe, o ve erkek kardeşi Ziyad Rahbani'nin çalışmalarından aşırı derecede etkilendi.Crescendo, lei e suo fratello erano fortemente influenzati dalle opere di Ziad Rahbani.
O sıralarda CNT bir milyon üyeye sahipti ve üzerinde büyüdüğü geniş bir tabana sahipti.In quel momento la CNT contava un milione di iscritti e l'infrastruttura che la sosteneva era ampia.
SMTP 1970 yılları boyunca bu standartlara göre büyüdü.SMTP nacque da questi standard durante gli anni 70.
Şah ağırlıklı olarak Londra yakınlarında büyüdü.Shah crebbe principalmente nelle vicinanze di Londra.
Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve 'süregelen bir büyüdür' derler.Se stai cercando altri significati, vedi Damned (disambigua) e The Damned (disambigua).
Bu andan itibaren parti muazzam biçimde büyüdü ve İran politikasında başlıca güçlerden biri haline geldi.Da questo momento in poi il partito crebbe immensamente e divenne la maggior forza politica iraniana.
2016’da, 2010’dan bu yana ilk kez ekonomi% 2’den fazla büyüdü.Nel 2016, per la prima volta dal 2010, l'economia e cresciuta di oltre il 2%.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod