Ana içeriğe geç
Sözlük

büyüdü ile cümle

büyüdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu oğlan, şurada oturan adam olmak için büyüdü.This child, grew up to be a man over there.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.We grew up interacting with the physical objects around us.
Büyüdükçe çalışmalarıma devam ettim.And as I got older, I continued.
Ancak günümüzde, çocuklar kalite ile büyüdüler.Today, kids have grown up with quality.
Bugünün çocukları kalite ile büyüdüler, dolayısıyla bu farklı bir pazar.Kids are growing up today with quality, so it's a different market.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.When she quickly realized the true state of affairs, her eyes grew large, she whistled to herself.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.From then on, I was raised as a single child by a single mother.
Aslında, iki ayrı çeşit kadınlığı gözlemleyerek büyüdüm.In fact, I grew up observing two different kinds of womanhood.
Hong Kong'da altı milyon insanla 100 kilometrekarede büyüdüm.Here's where I come from. I grew up in Hong Kong, with six million people in 40 square miles.
Bizim büyüdüğümüz şehirde, bize "kendini beğenmiş zenciler" derlerdi, ya daIn the city where we grew up, whites could refer to us as "those uppity niggers," or,
Berberice ve kuskusla büyüdüm ben.And I was nourished with kabyle language and couscous.
Şikago'nun güney kısmında büyüdüm.I was raised on the South Side of Chicago.
Ben, 70'lerde İngiltere'nin kıyı bölgesinde büyüdüm.I grew up on the coast of England in the '70s.
Ama ben, onların büyüdüğü zamanı görmek için can atıyorum.But I am looking forward to the time when they grow up.
Tabi gelecekte bunlar daha da büyüdüğünde başka hangi öğeleri yazdırmak mümkün olacak?But as these get bigger in the future, what other items will you be able to print?
Ve bazı çocuklar, biraz daha büyüdüklerinde, yalan söylemeye başlarlar.And some kids, when they get a bit older, start to lie.
Bu mercanların yarım senede yaklaşık 1cm. büyüdüğünü biliyoruz.We know these corals grow about a centimeter and a half a year.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.But somehow I grew merry again.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.But through it all, the family has grown stronger.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.I grew up in a musical family.
"Yani ben büyüdüğümde, bunu çocuklarıma gösterebilir miyim?""So that when I grow up, I can show this to my kids?"
Ben bu şekilde büyüdüm ve diğer üç kızkardeşimde öyle.I grew up like this, and so did my other three sisters.
Shinkichi yeterince büyüdü öğrenmek için.Shinkichi is old enough to know by now.
Beyinlerimiz büyüdüğü iin bu günlerde okul ücreti ödüyoruz.Because brains are expensive. Those have to pay tuition fees know.
Ulusal borç, Ulusal Borç Sayacı için bile çok fazla büyüdü.The national debt has grown too large for the National Debt Clock.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.And you can see, it's kind of pollinating, germinating, growing.
Ben bilim-kurguyla büyüdüm.I grew up on a steady diet of science fiction.
Evet bu yüzden yanýmdasýn - Büyüdüđümde senin gibi olmak istiyorumWell, I just want you guys to feel at home here. Mi casa es tu casa. Yo tambiano.
Hayatta pek çok garip şey duymuşsunuzdur. Peki kajuların elmada büyüdüğünü biliyor muydunuz?So you have heard many of life's curiosities, but did you know that cashews grow on apples?
Peki kajuların elmada büyüdüğünü biliyor muydunuz?Ask in the comments, or on facebook and twitter.
Bir şekilde onlara sığmadım, hep büyüdüm.I seem always to outgrow them, always outgrow.
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.My father was aboriginal, so we grew up in a mixed culture.
Biz çok utanıyorum büyüdü.We grew up very ashamed.
Büyüdüğünde de, benimle aşk hayatını paylaşırdı.And when she's older, to travel together.
ABD'nin orta batısında büyüdüm.I grew up in the Midwest of the United States.
Zayıfladıkça, büyüdüm.As I diminished, I grew.
Doğu Nijerya'da bir üniversite kampüsünde büyüdüm.I grew up on a university campus in eastern Nigeria.
Yaklaşık üç ay sonrasında, sinirler biraz büyüdü ve seğirme alabildik.And after about three months, the nerves grew in a little bit and we could get a twitch.
Yaşları büyüdü.They got older.
Sonsuz ilerledikçe, x sonsuz büyüdükçe çok yaklaşacak. .It will get infinitely close as you get infinitely far away, as x gets infinitely large.
Topluluk büyüdükçe, potansiyel yenilikçi sayısıda çok olacaktır.The bigger the crowd, the more potential innovators there are.
Burada, benim büyüdüğüm yere yakın bir yerde Pakistan'daki bir köydeki bir grup çocuk var.Here's a group of kids in a village in Pakistan near where I grew up.
Kız kardeşim ve ben burada büyüdük, ve sakin, mutlu birer çocukluk geçirdik.My sister and I grew up here, and we had quiet, happy childhoods.
Büyüdük ve yaşlandık.We grew up, and we grew older.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.This is what those of us of a certain age grew up with, and are used to.
Yıllar sonra, nihayet büyüdüğümde hayallerim gerçek oldu.Years later, when I finally grew up, my dream came true.
Ama hikayemde bir o kadar büyüdü.But my story is huge.
Bir çavuşun elinde büyüdüm... ...geri çekilmeden, teslim olmadan.I saw sergeant command raising his hand, no retreat, no surrender.
Türbinler büyüdü.So turbines grew.
Büyüdüğün yetimhanede bir kamu çalışması.It is to do community work at the orphanage you grew up in.
O 5 yaşındayken ailesini kaybettiğinde bu çocuğun nasıl büyüdüğünü merak ettim.I'd wondered how this kid would grow when she lost her parents, at the age of 5.
Şimdi büyüdükçe kendilerini orada mutlu hissediyorlar.Now they are growing up and feel good there.
Bu benim Doğu Lansing'de büyüdüğüm ortam.This is the neighborhood where I grew up in East Lansing, Michigan.
Ve büyüdükçe, daha da farklılaştı ve bu farklılıklar çok belirginleşti.And as he grew older, he grew more different, and the differences became more obvious.
Ben Limpopo'da büyüdüm, Limpopo ve Mpumalanga sınırında, Motetama adında küçük bir kasabada.So I grew up in Limpopo, on the border of Limpopo and Mpumalanga, a little town called Motetema.
Ulusal Borç Sayacına göre, Ulusal Borç çok büyüdü.The national debt has grown too large for the National Debt Clock.
Şimdi Nintendo büyüdü.Now I grew up on Nintendo.
Ben Bethlehem Çelik ile ünlü Bethlehem, Pennsylvania'da büyüdüm.See, I grew up in Bethlehem, Pennsylvania, the home of Bethlehem Steel.
Yeteri kadar büyüdü!Isto não é uma cama, vamos!
Etrafımda hayvanlarla büyüdüm. Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.I grew up surrounded by animals, and I would look in these eyes and wonder what was going on there?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod