Ana içeriğe geç
Sözlük

büyü ile cümle

büyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O benden iki yaş daha büyük fakat daha kısa.He's two years older than me, but he's shorter.
O benden iki yaş büyük ama boyu benden kısa.He's two years older than I am, but he's shorter than I am.
Bu şarkıyı dinlediğim zaman büyüdüğüm yeri düşünüyorum.When I hear that song, I think about the place where I grew up.
Sao Paulo'daki büyük bir eğlence parkını ziyaret ettik.We visited a huge amusement park in São Paulo.
Ondan sadece üç yaş daha büyüğüm.I'm only three years older than he is.
Bay Aoyama'nın geçindirecek büyük bir ailesi var.Mr. Aoyama has a large family to support.
Büyük şehirlerde çok miktarda suç var.There is a lot of crime in big cities.
Dünya Ay'dan çok daha büyüktür.The earth is much larger than the moon.
Manila ve Filipinler'in büyük kentleri dışında, insanlar fazla İngilizce konuşmazlar.Outside Manila and the big cities of the Philippines, people don't speak much English.
O, senden on yaş daha büyüktür.He's ten years older than you.
Büyük değişiklikler ayakta.Big changes are afoot.
UBS, Avrupa'daki en büyük özel varlık yönetimi bankasıdır.UBS is the largest bank in private wealth management in Europe.
O, yaklaşık olarak büyük kız kardeşimle aynı yaşta.She's about the same age as my older sister.
Tom'un büyük bir horozu var.Tom has a huge cock.
Tom büyük bir kaza geçirdi.Tom had a major accident.
Rusya çok büyük bir ülkedir.Russia is a very big country.
O büyük olan.It's the big one.
Amerika dünyanın en büyük ekonomisine ve en güçlü ordusuna sahiptir.America has the world’s largest economy, and its army is the most powerful.
Bay Brown'ın çocuklarla büyülü bir yöntemi var.Mr. Brown has a magical way with children.
Sana büyük bir klasör vereceğim.I will give you a large folder.
Büyükannem mektubu bu sabah postaladı.My grandmother mailed the letter this morning.
Büyükbabam kitap okumayı sever.My grandfather likes reading books.
Samanyolunda Jüpiter kadar büyük olan birçok gezegen var.There are many, many planets in the Milky Way which are just as big as Jupiter.
Genellikle büyük adam kazanır.The bigger man often wins.
Büyük olasılıkla, onlardan önce varacağız.In all probability, we'll arrive before them.
Büyük olasılıkla, onlar varmadan önce varırız.In all probability, we'll arrive before they do.
Tom ülkesinin dünyadaki en büyük ülke olduğunu düşünüyor.Tom thinks his country is the greatest country in the world.
Bay Hill'in evinin önünde yatan büyük bir köpek gördüm.I saw a big dog lying in front of Mr. Hill's house.
O büyüleyiciydi.It was mesmerizing.
Sana büyük bir şey göstermek istiyorum.I want to show you something great.
Tom'un başı büyük dertte.Tom is in deep trouble.
Tom bir büyücü doktor.Tom is a witch doctor.
Ben ailemin tavsiyesini önemsemeye başladığımda büyüdüğümü fark ettim.I realized that I had grown up when I started heeding my parents' advice.
Onun büyükannesi seksen sekiz yaşına kadar yaşadı.Her grandmother lived to be 88 years old.
Tom benim büyük babam.Tom is my grandfather.
Ben bunu büyük bir sorun olarak görmüyorum.I don't see this as a major issue.
Büyükannem hasta.My grandmother is sick.
Saatli bomba büyük bir gürültüyle patladı.The time bomb exploded with a loud noise.
Büyük Herod, Masada kalesini inşa etti ve tapınağı yeniden inşa etti.Herod the Great built the Masada fortress and rebuilt the Temple.
Sir Humphry Davy- en büyük kimyagerlerden biri.Sir Humphry Davy - one of the greatest chemists.
Onlar büyük olasılıkla önümüzdeki hafta gelecekler.They're very likely to arrive next week.
Onların büyük olasılıkla önümüzdeki hafta geleceklerini düşünüyorum.I think it's very likely that they'll arrive next week.
Japonya'daki en büyük dağ nedir?What is the largest mountain in Japan?
En büyük projen nedir?What is your greatest project?
Tom bir büyücü.Tom is a sorcerer.
Mary bir büyücü.Mary is a sorceress.
Bu büyük bir fark yaratıyor.It makes a big difference.
Bu, ileriye yönelik büyük bir adımdır.This is a big step forward.
Büyüyünce aynı babam gibi olmak istiyorum.When I grow up I want to be just like my Dad.
O çok büyük bir organ.That's a huge organ.
Mary kilisedeki büyük orgdan etkilenmişti.Mary was impressed by the big organ in the church.
O bana büyük bir hayranlıkla bakıyor.He looks to me with much admiration.
Bu alışveriş merkezi o kadar büyük ki çıkışı bulamıyorum.This mall is so big that I can't find the exit.
Talep çok büyük.The demand is huge.
Bundan daha büyük köpek bulamazsın.You won't find a dog bigger than this one.
Tom'un büyükannesi salmonelladan öldü.Tom's grandmother died from salmonella.
İsviçre'deki en büyük göl Cenevre Gölü'dür.Lake Geneva is the largest lake in Switzerland.
İsviçre'nin en büyük gölü Cenevre Gölü'dür.Lake Geneva is the largest lake in Switzerland.
Bunun o kadar büyük olmasını beklemiyordum.I did not expect it to be that big.
Amerika, Avrupa'dan büyük mü? - Evet, Amerika, Avrupa'dan daha büyüktür.Is America larger than Europe? - Yes, America is larger than Europe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod