Ana içeriğe geç
Sözlük

büyü ile cümle

büyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Büyükannem sadece biraz çorba içti.My grandma just drank a bit of soup.
Bir ispermeçet balinası, en büyük dişli balinadır.A sperm whale is the biggest toothed whale.
Herkes büyük pizzaları seviyor.Everyone likes big pizzas.
Ben büyük köpekleri sevmiyorum.I don't like big dogs.
Fransa'da büyük miktarda şarap tüketildi.In France, a great amount of wine is consumed.
Açlık en büyük sosyal felaketlerden biridir.Hunger is one of the largest social misfortunes.
Büyükbabam bankamatikten para çekmesini bilmiyor.My grandfather doesn't know how to take money out of an ATM.
Luis Bonfa büyük bir müzisyendir.Luis Bonfa is a great musician.
Okumak, yaşamın büyük keyiflerinden biridir.Reading is one of life's great pleasures.
Büyük bir oda değil ama güzel.It's not a big room, but it's beautiful.
Büyükannem bizimle yaşadı..My grandmother lived with us.
Bizim büyük bir köpeğimiz var.We have a big dog.
İncil tüm zamanların büyük best selleridir.The Bible is the great best seller of all times.
Büyük annem yaşlandı.My grandmother has become old.
Bu yıl büyükbabamı kanserden kaybettim.I lost my grandfather to cancer this year.
Takımımız büyük bir zaferden sonra yuvaya döndü.Our team returned home after a huge victory.
Yani, babam annemden iki yaş büyüktür.That is, my dad is two years older than my mom.
O yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.That old man caught a large fish.
Oo! Ne büyük bir kutu!Wow! What a big box!
Martılar büyük mesafeler katedebilirler.Seagulls can fly over great distances.
O büyük bir iş adamı.He's a tycoon.
Eminim ki ondan büyük bir şarkıcı olacak.I am sure that she will become a great singer.
Benim için çok büyük bir şok.It's a huge shock to me.
Büyük bir şair olduğunu düşünüyor.He thinks that he is a great poet.
Onun büyük bir evi ve iki arabası var.He has a large house and two cars.
Eskiden büyük bir atletmiş gibi görünüyor.It seems that he used to be a great athlete.
Bu iki ya da üç yıl içinde, büyük miktarda servet sahibi oldu.In these two or three years, he acquired a large amount of wealth.
O büyük bir politikacı olma hırsını asla unutmadı.He never forgot his ambition to become a great politician.
Ben Amerikan kültürünün büyük bir hayranıyım.I am a great admirer of American culture.
O gömlek benim için çok büyük.That shirt is too large for me.
"Büyükbabanla konuşmak istiyorum." "Bu olanaksız, çünkü o birkaç yıl önce öldü. ""I want to talk to your grandfather." "That's not possible, he died a few years back."
O büyük oranda içeriğe bağlı.It depends largely on the context.
Keşke sana büyük bir doğum günü sarılması verebilsem.I wish I could give you a big birthday hug.
Özür dilemek büyük bir erdemdir.Apologizing is a great virtue.
Yeni teleskop büyük bir ahşap kutu içinde gönderildi.The new telescope was shipped in a huge wooden box.
Büyükannem TV izlemeyi gerçekten çok sever.My grandmother really likes watching TV a lot.
Büyük annem TV izlemeyi sever.My grandmother loves watching TV.
Bu arada, Almanların büyük çoğunluğu Wulff'ın istifasını talep ediyor.In the meantime, the majority of the Germans demand Wulff's resignation.
Bugün büyükbabamı ziyaret etmesen iyi olur.It'd be better if you didn't see my grandpa today.
Bugün büyük babamı ziyaret etmemelisin.You shouldn't visit my grandfather today.
São Paulo ülkedeki en büyük yumurta üreticisi.São Paulo is the biggest producer of eggs in the country.
George benden beş yaş daha büyüktür.George is five years older than I am.
George benden beş yaş büyük.George is five years older than me.
Jack benden üç yaş daha büyük.Jack is three years older than me.
O, benden iki yaş daha büyüktür.She's two years older than me.
Bu büyük!That's big!
Jane büyük ihtimalle gelecek.Jane is very likely to come.
Jane büyük bir olasılıkla gelecek.There's an eighty to ninety percent chance that Jane will come.
Büyük olasılıkla Jane gelecek.It's quite likely that Jane will come.
O, büyük olasılıkla gelecektir.He's very likely to come.
Büyük olasılıkla gelecek.There's a good chance that he'll come.
O, büyük ihtimalle gelecek.He's more than likely to come.
Büyük olasılıkla geç kalacak.It's quite likely that he'll be late.
Büyük olasılıkla o geç kalacak.It's very likely that he'll be late.
O, büyük ihtimalle geç kalacak.He's very likely to be late.
O, büyük olasılıkla seçilecek.It's very likely that he'll be chosen.
Jane'den sadece iki yaş daha büyük.He's only two years older than Jane.
Ben büyüğüm.I'm big.
Kate büyük bir köpek gördüğünde şaşırdı.Kate was surprised when she saw that big dog.
Kate kız kardeşi kadar büyüleyici.Kate is as charming as her sister.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
büyü ile cümle - Sayfa 37 - büyü kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App