Ana içeriğe geç
Sözlük

büyü ile cümle

büyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bugünün küçük restoranı, yarın büyük bir otel olabilir.The small restaurant of today may be a big hotel tomorrow.
Çocuğun başında büyük bir yumru var. O kadar çok ağlamasına şaşmamalı.The boy has a huge bump on his head. No wonder he cried so much!
İran dünyada on sekizinci en büyük ülkedir.Iran is the eighteenth largest country in the world.
Güneşimizden daha büyük bir sürü yıldız var.There exist several stars which are larger than our Sun.
Güneşimizden büyük bir sürü yıldız var.There are a lot of stars which are larger than our sun.
Para büyük bir sıkıntı: Ne onunla yaşayabilirsin ne de onsuz.Money is a big bother: you can live neither with it nor without it.
Büyük şehirlerde gece yarısından sonra hep olay olur.There is always trouble after midnight in big cities.
Belçika Fransa kadar büyük değildir.Belgium is not as big as France.
Onun programı büyük bir başarı sağladı.His program had enormous success.
İhracaat vergilerini düşürme müzakerelerimiz büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı..Our negotiations to lower export taxes suffered a big setback.
Merhaba. Benim adım John Reindle. Prag'daki Amerikan Büyükelçiliği'nde çalışıyorum.Hello. My name is John Reindle. I work at the American Embassy in Prague.
Burası Amerikan Büyükelçiliği.This is the American Embassy.
Mari büyük bir firmada çalışır.Mari works for a large firm.
Onlar büyük bir uzaklıkla ayrılırlar.They are separated by a great distance.
Kahire, Afrika'daki en büyük şehirdir.Cairo is the biggest city in Africa.
Deprem muazzam büyüklükte bir tsunamiye neden oldu.The earthquake caused a tsunami of immense size.
Büyük düşünceler kalpten gelir.Great thoughts come from the heart.
Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.At present they are working for a big company in England.
Titanik ilk seferinde battı. O büyük bir gemiydi.The Titanic sank on her maiden voyage. She was a large ship.
Çukur yeterince büyük.The hole is big enough.
Büyükbaba doksan altı yaşında olmaktan mutlu değil.Grandpa is not glad to be ninety-six.
1970'te büyük bir rock konseri vardı.There was a big rock concert in 1970.
Mary onların büyük bir hayranıdır.Mary is a big fan of theirs.
Ona, gömlek cebine sığmayacak kadar büyük bir kamera aldım.She bought him a camera that was too big to fit in his shirt pocket.
O, ona büyük bir gülücük verdi.She gave him a big smile.
O, ona odasını temizlemesini buyurdu.She ordered him to clean up his room.
Kız, oğlandan büyük.She's older than him.
O, ondan iki yaş daha büyüktür.She's two years older than him.
Vay canına, bu çok büyük.Wow, that's so big.
Getter Jaani'nin büyük bir hayranıyım.I'm a big fan of Getter Jaani.
Samanyolu çok büyük.The Milky Way is huge.
Büyük bir hata yaptık.We made a huge mistake.
Evi temizlemem için geçen zamanı büyük ölçüde azaltmak istiyorum.I would like to drastically decrease the amount of time it takes me to clean the house.
O, her Pazar büyük annesi ile zaman geçirir.She spends time with her grandmother every Sunday.
Büyük sanatçıların vatanı yoktur.Great artists have no country.
Duvarda büyük bir delik var.There's a huge hole in the wall.
Bu onun kadar büyük müydü?Was it so large as that?
Poyang Gölü Çin'deki en büyük tatlısu gölüdür.Poyang Lake is the largest freshwater lake in China.
En büyük kızım Magdalena Zarębówna'dır.My elder daughter is Magdalena Zarębówna.
En büyük oğlum Lech Zaręba'dır.My elder son is Lech Zaręba.
Büyük kızım Magdalena bir melek gibidir.My elder daughter Magdalena is like an angel.
Polonya büyük bir ülkedir.Poland is a big country.
Bandy ve florbal arasındaki en büyük fark, bandynin buzda oynanmasıdır.The biggest difference between bandy and floorball is that bandy is played on ice.
O kadar büyük bir yazar değil ve onun bunu bildiğini düşünüyorum.He's not such a great writer and I think he knows it.
Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
Patrona o şekilde karşı çıkman bayağı büyük cesaretti.It was pretty ballsy of you to stand up to the boss like that.
Birçok büyük Japon şirketi ihracata bağlıdır.Many large Japanese companies depend on exports.
Büyükbabamız ve büyükannemiz hakkında kaygılanıyoruz.We're worried about Grandpa and Grandma.
Tokyo Roma'dan daha büyüktür.Tokyo is bigger than Rome.
Avustralya, Japonya'dan yaklaşık yirmi kat daha büyüktür.Australia is about twenty times larger than Japan.
Filler, dünyanın en büyük kara hayvanlarıdır.Elephants are the world's largest land animals.
Afrika filleri, Asya fillerinden daha büyüktür.African elephants are larger than Asian elephants.
Afrika fillerinin, Asya fillerinden daha büyük kulakları vardır.African elephants have bigger ears than Asian elephants.
Büyükannem bile SMS gönderebilir.Even my grandma can send an SMS.
Onunla kıyaslarsak, ben hâlâ daha büyüğüm.In comparison to him, I am still older.
Çocuklar genellikle büyük atletlere saygı duyarlar.Children usually look up to great athletes.
Çocuklar genellikle büyük atletlere hayranlık duyarlar.Children usually look up to great athletes.
Buyur. Bunu yanına al. Faydalı olabilir.Here. Take this with you. It might come in handy.
Bir saat önce bir arkadaşla birlikte büyük bir pizza yedim.I ate a large pizza with a friend an hour ago.
Büyük gruplarda seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't enjoy traveling in large groups.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod