Ana içeriğe geç
Sözlük

büyü ile cümle

büyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Büyük sanat insana bir şey hissettirir.Great art makes people feel something.
Yazılım şirketi ekonomik durgunluk sürecinde büyük başarısızlığa uğradı.The software company collapsed during the recession.
Büyük bir kalabalık caddede durdu.A big crowd stood in the street.
Büyük bir fırtına sırasında büyük bir tehlike vardır.There's a lot of danger during a big storm.
Ulusal borç büyüyor.The national debt is growing.
Büyük Buhran 1929'da başladı ve 1930'larda sona erdi.The Great Depression started in 1929 and ended in the 1930's.
Onlar büyük bir öğle yemeği ve küçük bir akşam yemeği yer.They have a big lunch and a small dinner.
Haiti'de büyük bir deprem vardı.In Haiti, there was a large earthquake.
Haiti'de büyük bir deprem oldu.In Haiti, there was a large earthquake.
O ülkenin ekonomisi büyüyor.That country's economy is growing.
En büyük yatak odası güneye bakıyor.The largest bedroom faces south.
Büyükbabamın kuşağındaki birçok insan çiftliklerde büyüdüler.Many people in my grandfather's generation grew up on farms.
Mariah Carey'in en büyük doğuştan yeteneği, onun sesidir.Mariah Carey's greatest gift is her voice.
Oprah Winfrey'in kendi fanatikleri üzerinde büyük bir etkisi vardır.Oprah Winfrey has great influence over her fans.
Burada olmak büyük bir zevk.It's a great pleasure to be here.
Büyük bir kalabalık başkanın konuşmasını bekledi.A great crowd waited for the president to speak.
Bitkiler bu toprakta büyümez.Plants don't grow in this soil.
Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.Moving a huge boulder is going to be very hard.
Büyük annem başına buyruk birisidir.My grandma is a very independent person.
Diz vücudun en büyük eklemidir.The knee is the body's largest joint.
Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.I accidentally kicked a large rock and broke my toe.
Büyük annemin hemşiresi çok nazik.My grandmother's nurse is very kind.
Büyük bir kuş pencerenin pervazına indi.A large bird landed on the window sill.
Büyük babamın hayatı uzun ve mutluydu.My grandfather's life was long and happy.
Bu bizim büyük ulusal sorunlarımıza kıyasla küçük bir sorundur.This is a minor issue compared to our big national problems.
Küçük bir şeyden büyük bir sorun yaratma.Do not make a major problem out of a minor one.
Tom büyük bir hata yapmış gibi görünüyor.Tom seems to have made a big mistake.
Onlar büyükannelerinin evini yenilediler ve modern mobilyalar getirdiler.They renovated their grandmother's house and brought in modern furniture.
Mary çocuğa büyük annesinin adını verdi.Mary named the baby after her grandmother.
Okyanusun büyük alanları kirletildi.Large areas of the ocean are polluted.
Keşke Tom'un daha büyük bir ofisi olsa.Tom wishes he had a larger office.
Yara atletin büyük acı çekmesine sebep oldu.The injury caused the athlete great pain.
Nüfus büyüyor.The population is growing.
Tom yoksulluk içinde büyüdü.Tom grew up in poverty.
Büyük basınç nedeniyle boru patladı.The pipe burst due to great pressure.
Yeni yasa büyük bir reformdu.The new law was a major reform.
Büyükbabam mide ağrısı için yardım aramak için hastaneye gitti.My grandfather went to the hospital to seek help for his stomach pain.
Anneannemin ölümü büyük bir şok oldu.My grandmother's death was a big shock.
Dünyanın en büyük teleskobu Kanarya Adalarındadır.The world's largest telescope is in the Canary Islands.
Bu küpeleri büyük annemden aldım.I got these earrings from my grandmother.
Benim doğduğum yer büyük bir şehre yaklaşık 20 dakikalık mesafede yer almaktadır.My hometown is located about 20 minutes from a large city.
Sokak büyük bir kamyon tarafından tıkanmıştı.The street was blocked by a huge truck.
Bir sanatçı, büyük bir resim yapmak için birçok boya tüpü kullanır.An artist uses many tubes of paint to make a large painting.
Senin dostluğunun benim için büyük değeri var.Your friendship has great value to me.
Seçimi kazanmak adayın siyasi partisi için büyük bir zaferdi.Winning the election was a great victory for the candidate's political party.
Büyükannemi ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to visit my grandmother.
Büyük dalgalarda yüzmeye korkuyor.She's afraid to swim in large waves.
Tom büyük bir servete sahip ama mutlu değil.Tom has great wealth, but he is not happy.
Büyük bir servete sahip olsan, ne yaparsın?What would you do if you had great wealth?
Büyük bir şehirde yaşama isteğim yok.I have no wish to live in a large city.
Dünyanın en büyük hayvanat bahçesi Berlin, Almanya'da yer almaktadır.The world's largest zoo is in Berlin, Germany.
Tokyo'da büyüdüm.I was raised in Tokyo.
O Tokyo'da doğup büyüdü.He was born and raised in Tokyo.
Biz bütün büyük şehirleri gezdik.We toured all the major cities.
Hangi oyuncak büyük?What toy is big?
Büyükannen nerede yaşıyor?Where does your grandmother live?
Sen çok büyüksün.You are too big.
Büyük bir çanta içine çamaşırlarını doldurdu.He stuffed his laundry into a large bag.
Kitap büyük.The book is big.
Beni büyüledin, aşkım.You captivated me, dear.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod