Bu bitkiler çok küçük. Ben onların büyüyeceklerini sanmıyorum.These plants are too small. I don't think that they'll grow.
İlgili büyük bir risk var.There's a large risk involved.
Güzel bir gece için büyük teşekkürler.Great thanks for a lovely night.
Dünya, içindeki büyük bir mıknatısla bir top gibidir.The Earth is like a ball with a large magnet inside.
Bu ayakkabılar benim için çok büyük.These shoes are too big for me.
Nar tohumları nispeten büyüktür.Pomegranate seeds are relatively big.
İngiltere üzerindeki Norman zaferinin İngilizce dili üzerinde büyük bir etkisi vardı.The Norman victory over England had a big impact on the English language.
Benim başından beri büyük bir şehirde yaşamaya hiç niyetim yoktu.I had no intention of living in a large city from the start.
Hangisi daha önemlidir, ekonomik büyüme mi yoksa çevrenin korunması mı?Which is more important, economic development or environmental protection?
Büyük gömlek kahverengidir.The big shirt is brown.
Çocuk en büyük miktarda meyveye sahip.The boy has the greatest amount of fruit.
Meksika'nın başkenti, Latin Amerika'daki en büyük şehirdir.The capital of Mexico is the largest city in Latin America.
Kız, büyükbabasıyla okuyor.The girl is reading with her grandfather.
Bu gömlek bana iyi uymuyor. O çok büyük.This shirt does not fit me well. Is too big.
Onların en büyük kızı henüz evli değil.Their oldest daughter isn't married yet.
Tepeler, küçük bir müze, bir park ve büyük bir kilise vardır.There are hills, a little museum, a public garden and a big church.
Bu güneş gözlükleri çok büyük.These sunglasses are too big.
Bu ceket daha büyüktür.This coat is bigger.
Hangi hayvan büyük?Which animal is big?
Büyük insanlar her zaman güçlü değildir.Big people aren't always strong.
Bay Johnson'ın odası büyük bir odaydı.Mr. Johnson's room was a large room.
Onun büyük kızı evlidir.Her older daughter is married.
En büyük erkek evladın kaç yaşında?How old is your oldest son?
Büyük bir hayvan hayvanat bahçesinden kaçtı.A large animal fled from the zoo.
Onu gördüğümde, büyük babamı düşünürüm.When I see him, I think of my grandfather.
Pokémon izleyerek büyüdüm.I grew up watching Pokemon.
Onun büyük geliri ona her yıl yurt dışında seyahat etmesini mümkün kılıyor.His large income makes it possible for him to travel overseas every year.
Allah en büyüktür.My god is the greatest!
Allah büyüktür!Allah is great!
Jüpiter güneş sisteminde en büyük gezegendir.Jupiter is the most massive planet in the solar system.
Eğer tamsayı sadece sıfırdan büyük veya eşit ise tamsayı doğaldır.An integer is natural if and only if it is greater or equal to 0.
Büyük Dane, dev boyutuyla bilinen evcil köpek cinsidir.The Great Dane is a breed of domestic dog known for its giant size.
Büyük babam her gün yürüyüşe gider.My grandfather goes for a walk every day.
Japonya'da Biwa gölünden daha büyük herhangi bir göl yoktur.In Japan there aren't any lakes bigger than Lake Biwa.
Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.In Japan, there is no lake bigger than Lake Biwa.
O, çok büyük tirajlı büyük bir gazete için çalışıyor.He works for a big newspaper with a very large circulation.
Bu mikroskopun 100X büyütmesi vardır.This microscope has a 100X magnification.
Risk çok fazla büyük.The risk is too great.
Japonya'nın kırsal manzarasının büyük ölçüde değiştiği söylenir.It's said that Japan's rural landscape has changed greatly.
Jüpiter güneş sisteminin en büyük gezegenidir.Jupiter is the largest planet in the Solar System.
Jüpiter güneş sistemindeki en büyük gezegendir.Jupiter is the largest planet in the Solar System.
Jüpiter, Güneş sistemindeki en büyük gezegendir.Jupiter is the largest planet in the Solar System.
Mağaza sahibi "Fakat onun biraz büyük olduğunu düşünmüyor musun?" diye sordu."But don't you think that it's a little big?" asked the shopkeeper.
Büyükannemi ziyaret edeli uzun zaman oldu.It's been a long time since I visited my grandmother.
Önce siz buyurun.After you.
Çin, Japonya'dan daha büyüktür.China is bigger than Japan.
O, dünyanın en büyük bilim adamlarından biri olarak kabul edilir.He's considered to be one of the greatest scientists in the world.
Büyükbabasına benziyor.He looks like his grandfather.
Benim büyük bir arazim var.I have a lot of land.
İngiltere ve İskoçya, 1 Mayıs 1707'de birleşti ve Büyük Britanya Krallığı'nı oluşturdu.England and Scotland were unified on May 1, 1707, to form the Kingdom of Great Britain.
Tavşanların büyük kulakları vardır.Rabbits have big ears.
Ben büyük, siyah, tüylü tarantulalardan korkuyorum!I'm scared of big, black, hairy tarantulas!
Twitter İslâm'ın en büyük düşmanları arasındadır.Twitter is among the biggest enemies of Islam.
Bu elbiseler çok büyük.These dresses are too large.
Büyük bir süpermarket vardır.There is a large supermarket.
Onlar büyük bir barajın yapılacağını söylüyorlar.They say that a large dam will be built.
Bu yaklaşık onun kadar büyüktür.This is about as large as that.
Bazen büyükanneler, KGB'den daha tehlikelidir.Sometimes, Grandma is more dangerous than the KGB.
Erkek kardeşim, ben kadar büyük.My brother is as large as I.
Ne kadar büyük bir köpek!What a big dog!