Ana içeriğe geç
Sözlük

bütünleşme ile cümle

bütünleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tahiri: Kosova'nın AB ile bütünleşme hedefleri olduğu gibi, Sırbistan'ın da benzer hedefleri var.Tahiri: As Kosovo has aspirations for EU integration, Serbia has the same aspirations.
Uzmanlar AB'yi Batı Balkanlar'ın Bütünleşmesiyle Daha Fazla İlgilenmeye ÇağırdıExperts Call for Improved EU Approach to Western Balkans' Integration
Ziyaret kapsamında ele alınan önemli konulardan biri de AB ile bütünleşme süreci oldu.EU integration was also a key topic of discussion during the visit.
Singapur Bienali ile bütünleşmeIntegration with the Singapore Biennale
Genişleme süreci Avrupa bütünleşmesi olarak da adlandırılmaktadır.The process of enlargement is sometimes referred to as European integration.
İki komşu arasındaki iletişim ve fiziksel bütünleşme sınırlıydı.Communication and physical integration between the two neighbors was limited.
Eylül 2004'te Sosyalist Bütünleşme Hareketi Partisi'nin (LSI) kurucu üyelerinden biri oldu.In September 2004, she was one of the founders of the Socialist Integration Movement Party (LSI).
Haziran 2002'de Ahmeti, Demokratik Bütünleşme Birliği adlı yeni bir siyasi parti kurdu.In June 2002, Ahmeti founded a new political party called the Democratic Union for Integration.
Bu hale 'bütünleşme' yani YOGA denir.Gleichmut wird Yoga genannt.
Bütünleşme: LibreOffice'in tüm bileşenleri bir biriyle bütünlük içindedir.Solo: Der ganze Talon gehört den Gegnern.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Le pays participe activement à la construction de l'Europe politique et économique.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Alemania es un defensor de la integración económica y política europea más estrecha.
"Nahçivan'la bütünleşme süreci".«Un reencuentro íntimo con Navarra».
Bu yaklaşımın artısı misafir sistemin ev sahibi ile iyi bütünleşmesidir.El desarrollo de estos parásitos se encuentra estrechamente relacionada con el patrón de vida de su huésped.
Ayak yıkama töreni kişinin İsa ile bütünleşmesini sağlar.Luego se ejecuta el lavado de los pies como ejemplo de servicio que Jesús hizo hacia los demás.
Hep doğa karşısında resim yaparım ve onunla bütünleşmeye çalışırım. ...Esto influyó su poesía, siempre en comunión con la naturaleza y atenta a la unidad esencial del todo.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.Nel 1981 si unì alla Comunità europea anche la Grecia e, nel 1986, Spagna e Portogallo.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Иногда процесс расширения также называют Европейской интеграцией.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.Греция стала десятым членом ЕС в 1981 году, а Испания и Португалия присоединились в 1986 году.
Bütünleşme olgusunun bu "görünmez eli" taşma (spillover) olarak adlandırılır.Неофункционалисты определили это явление как «перетекание» («spillover»).
Ayak yıkama töreni kişinin İsa ile bütünleşmesini sağlar.Омовение ног Таинство омовения ног позволяет соединяться с Господом Иисусом.
Derneğin çalışma alanları şunlardır: Avrupa Birliği bütünleşme süreci.و هذا يعود إلى الهدف نفسه لبناءهما: مراقبة الربط الأوروبي.
1944 yılında Asperger tedavi ettiği ve kendilerini sosyal bütünleşmede zorlak çeken dört çocuğu tanımlamıştır.وفي عام 1944، وصف أسبرجر أربعة أطفال كان يعمل على حالاتهم ممن كان لديهم صعوبات في الاندماج الاجتماعي.
Bütünleşmeyi durdurmak mümkün olsa da, ilerledikçe erişimini durdurmak zorlaşır.لكن إن صعُب إستئصاله كليًا فيبقى هناك احتمالية لعودته.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.وانضمت اليونان للمجموعة عام 1981م، والبرتغال وإسبانيا عام 1986م.
Bu hale 'bütünleşme' yani YOGA denir.مثل هذا الاتزان يسمى يوغا.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.O processo de alargamento é algumas vezes referido como Integração Europeia.
Ayak yıkama töreni kişinin İsa ile bütünleşmesini sağlar.O Lava-pés: O sacramento da lavagem dos pés permite ter parte com o senhor Jesus.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Rzecznik zjednoczenia Europy pod względem gospodarczym i obronnym.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Hon är en stark förespråkare för demokratiska och ekonomiska reformer i landet.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Процес розширення іноді називають європейською інтеграцією.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.Řecko se připojilo v roce 1981, následováno Španělskem a Portugalskem v roce 1986.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Osobní či skupinovou sounáležitost s Evropou také někdy označujeme jako evropanství.
Bütünleşme: LibreOffice'in tüm bileşenleri bir biriyle bütünlük içindedir.Habermase: pro společnost je závazné jen to, na čem se všichni její členové svobodně dohodli.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.Grecia s-a alăturat în 1981, Portugalia și Spania au urmat în 1986.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Este expert în politici energetice și politici economice europene.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.1981-ben Görögország, 1986-ban Spanyolország és Portugália csatlakozott.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.A bővítési folyamatot szokták európai integrációnak is nevezni.
Sosyolojide bu durum toplumsal bütünleşme kavramıyla ifade edilir.Yhteisöön kasvatus liittyy näin sosialisaation käsitteeseen.
Ayak yıkama töreni kişinin İsa ile bütünleşmesini sağlar."Jalkojen pesun sakramentti antaa saajalleen mahdollisuuden olla osa Herra Jeesusta.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.Välimeren maista Kreikka liittyi jäseneksi vuonna 1981 ja Espanja sekä Portugali vuonna 1986.
Bu, ruhun bütünleşmesi adına meydana gelen doğal bir süreçtir.Πρόκειται για μια εντελώς φυσική διεργασία αναγκαία για να συντελεσθεί η ολοκλήρωση της ψυχής.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Η διαδικασία της διεύρυνσης αναφέρεται μερικές φορές ως ευρωπαϊκή ολοκλήρωση.
Ayak yıkama töreni kişinin İsa ile bütünleşmesini sağlar.Το μυστήριο του πλυσίματος ποδιών επιτρέπει σε κάποιον να μετέχει του Κυρίου Ιησού.
1944 yılında Asperger tedavi ettiği ve kendilerini sosyal bütünleşmede zorlak çeken dört çocuğu tanımlamıştır.I 1944 beskrev Asperger i sin praksis fire børn, der havde svært ved at integrere sig socialt.
1999 depremi Sakaryalıların bütünleşmesinde yeni bir ivme kazandırmıştır.1999 blev endnu et travlt år for The Alligators.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.Grækenland indtrådte i fællesskabet i 1981 og Spanien og Portugal fulgte i 1986.
1944 yılında Asperger tedavi ettiği ve kendilerini sosyal bütünleşmede zorlak çeken dört çocuğu tanımlamıştır.I 1944 beskrev Asperger fire barn fra sin praksis som hadde vansker med sosialt samspill.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Utvidelsesprosessen er noen ganger omtalt som europeisk integrasjon.
Politik bütünleşme, savaş sonrası ilişkileri düzenlemek amacıyla özellikle de Avrupa'da, önem kazanmıştır.Politisk integrasjon, særlig i Europa, vokste frem i et forsøk på å stabilisere relasjoner etter krigen.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Proses perluasan kadang disebut sebagai Integrasi Eropa.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Jerman merupakan pencetus ekonomi dan integrasi politik Eropa.
Bütünleşme olgusunun bu "görünmez eli" taşma (spillover) olarak adlandırılır."Tangan tak terlihat" dalam fenomena integrasi ini disebut "limpahan" (spillover).
Politik bütünleşme, savaş sonrası ilişkileri düzenlemek amacıyla özellikle de Avrupa'da, önem kazanmıştır.Integrasi politik, khususnya di Eropa, muncul sebagai upaya untuk menstabilkan hubungan pascaperang.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.Ông ủng hộ việc mở rộng Cộng đồng để bao gồm Tây Ban Nha và Bồ Đào Nha (hai nước gia nhập tháng 1 năm 1986).
Bu, ruhun bütünleşmesi adına meydana gelen doğal bir süreçtir.自然の概念が実体化した神霊種。
Ezoterik geleneklerde İlahi olan yüce yaratıcı ile bütünleşmenin iki yolu vardır: Bilgi Yolu ve Sevgi Yolu.只有兩個方法可以達到這種「神的智慧」,就是知識與愛。
Bu, ruhun bütünleşmesi adına meydana gelen doğal bir süreçtir.이것은 정신의 통합을 위해 필요한 완전히 자연스러운 과정이다.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.유럽 연합의 확장 과정은 때때로 유럽 통합화와 관련이 있다.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.1981년에는 그리스가 유럽 연합에 가입했고 1986년에는 포르투갈, 스페인이 유럽 연합에 가입했다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod