İş ve geçim kaynakları bürosu ya da yerel yönetim sizi uyum süreci eğitimi için yönlendirecektir.Arbets- och näringsbyrån eller kommunen hänvisar dig till integrationsutbildningen.
İş ve geçim kaynakları bürosu ya da yerel yönetim sizi uyum süreci eğitimi için yönlendirecektir.Työ- ja elinkeinotoimisto tai kunta ohjaa sinut kotoutumiskoulutukseen.
İş ve geçim kaynakları bürosu ya da yerel yönetim sizi uyum süreci eğitimi için yönlendirecektir.ويقوم مكتب العمل والموارد المعيشية أو البلدية بإعطائك التوجيهات للحصول على التدريب على التوطين.
İş ve Geçim Kaynakları BürosuБюро занятости и экономического развития
İş ve Geçim Kaynakları Bürosuمكتب العمل والموارد المعيشية
İş ve Geçim Kaynakları Bürosu劳动和经济发展办公室
Itäkeskus ve Pasila’nın İş ve Geçim Kaynakları Büroları ilk değerlendirme yapmaktadırlar.Itäkeskuksen ja Pasilan TE-toimistot tekevät alkukartoituksia.
Itäkeskus ve Pasila’nın İş ve Geçim Kaynakları Büroları ilk değerlendirme yapmaktadırlar.Las oficinas TE de Itäkeskus y Pasila realizan programas de orientación inicial.
Itäkeskus ve Pasila’nın İş ve Geçim Kaynakları Büroları ilk değerlendirme yapmaktadırlar.TE-byråerna i Östra centrum och Böle gör inledande kartläggningar.
Itäkeskus ve Pasila’nın İş ve Geçim Kaynakları Büroları ilk değerlendirme yapmaktadırlar.Бюро занятости и экономического развития в Итякескусе и Пасила занимаются составлением первоначального плана.
Itäkeskus ve Pasila’nın İş ve Geçim Kaynakları Büroları ilk değerlendirme yapmaktadırlar.مكاتب العمل والموارد المعيشية للإيتاكيسكوس ولباسيلا تقوم بإجراء المسح الأولي.
Itäkeskus ve Pasila’nın İş ve Geçim Kaynakları Büroları ilk değerlendirme yapmaktadırlar.登记为求职者之后,劳动和经济发展办公室的专员会对您进行综合测评 并制定移民融入计划 。
İzin için, İş ve Geçim Kaynakları Bürosu’nun iznine gerek yoktur.Ce permis ne nécessite pas de décision de l’agence pour l’emploi et le développement économique.
İzin için, İş ve Geçim Kaynakları Bürosu’nun iznine gerek yoktur.Ett delbeslut av arbets- och näringsbyrån behövs inte för tillståndet.
İzin için, İş ve Geçim Kaynakları Bürosu’nun iznine gerek yoktur.Lupaa varten ei tarvita työ- ja elinkeinotoimiston päätöstä.
İzin için, İş ve Geçim Kaynakları Bürosu’nun iznine gerek yoktur.Para este permiso no se necesita la decisión de la Oficina de Empleo y Actividades Laborales.
İzin için, İş ve Geçim Kaynakları Bürosu’nun iznine gerek yoktur.Для получения вида на жительство не требуется решения Бюро занятости и экономического развития.
İzin için, İş ve Geçim Kaynakları Bürosu’nun iznine gerek yoktur.وفي هذه الحال لن تكون بحاجة قرار صادر عن مكتب العمل والموارد المعيشية للحصول على ترخيص الإقامة.
İzin için, İş ve Geçim Kaynakları Bürosu’nun iznine gerek yoktur.移民局决定是否给您签发居留许可。许可无需通过劳动和经济发展办公室的部分审核决定。
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Aby kobiety doszły do władzy, potrzeba innych kobiet jako wzorów.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Az egyik módja, hogy a nőket vezető pozícióba juttassuk, hogy más nők mentorálják őket.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Để đào tạo nhiều lãnh đạo nữ hơn là hãy cho những phụ nữ khác cố vấn họ.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Eén manier om meer vrouwen aan de leiding te krijgen, is andere vrouwen ze te laten mentoren.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Jedným zo spôsobov, ako dostať viac žien do vedenia, je podeliť sa o rady skúsenejších kolegýň.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.더욱 많은 여성들이 주도권을 잡기 위해서는 그들의 멘토가 되어줄 다른 여성이 있어야 합니다.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Uma forma de chegar-se a mais mulheres em posições de liderança é ter outras mulheres como suas mentoras.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Una manera de tener más mujeres en posiciones de liderazgo es tener otras mujeres que las orienten.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Une façon de faire accéder plus de femmes au leadership est d'avoir d'autres femmes comme mentors.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Un mod de-a avea mai multe femei lideri e să avem mai multe femei mentori.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Un modo per far sì che più donne assumano posizioni di rilievo, è avere altre donne che le guidino.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Wenn wir mehr Frauen in die Chefetagen bringen wollen, müssen Frauen für andere Frauen Mentorinnen werden.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Yksi tapa saada lisää naisjohtajia on saada naisia mentoroimaan heitä.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Ένας τρόπος να εισέλθουν περισσότερες γυναίκες σε ηγετικές θέσεις είναι να έχουν ως μέντορες άλλες γυναίκες.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Ещё один способ привлечь больше женщин в руководство, заключается в том, чтобы другие женщины курировали ими.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.Один зі способів залучити більше жінок на керівні посади - мати інших жінок-наставниць.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.דרך אחת שתעודד נשים לתפוס עמדות מנהיגות היא שנשים אחרות ידריכו אותן.
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.أحد الطرق للحصول علي أكثر من أمراة في مقال القيادة هو أن تجعل امرأة أخري موجهة لها
Kadınları daha fazla lider role büründürebilmek için diğer kadınlar onlara mentörlük desteği vermeli.彼女らを女性のメンターが導く という方法があります 我々の役員の一人は 世界的な
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Az a nap legyen sötétség, ne törõdjék azzal az Isten onnét felül, és világosság ne fényljék azon.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Converta-se aquele dia em trevas; e Deus, lá de cima, não tenha cuidado dele, nem resplandeça sobre ele a luz.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Denne Dag vorde Mørke, Gud deroppe spørge ej om den, over den stråle ej Lyset frem!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın."그 날이 캄캄하였었더라면, 하나님이 위에서 돌아보지 마셨더라면, 빛도 그 날을 비취지 말았었더라면,"
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Må den dagen vändas i mörker, må Gud i höjden ej fråga efter den och intet dagsljus lysa däröver.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Måtte den dag bli til mørke! Måtte Gud i det høie ikke spørre efter den, og intet lys stråle over den!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Nech sa obráti ten deň na tmu; nech sa nepýta po ňom Bôh s hora, ani nech nezasvieti naň svetlosť;
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Quel giorno sia tenebra, non lo ricerchi Dio dall'alto, né brilli mai su di esso la luce
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Sea aquel día tinieblas. Dios no pregunte por él desde arriba, ni resplandezca la claridad sobre él
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Se päivä muuttukoon pimeydeksi; älköön Jumala korkeudessa sitä kysykö, älköönkä valonsäde sille paistako.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Ten den ó by byl obrácen v temnost, aby ho byl nevyhledával Bůh shůry, a nebyl osvícen světlem.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Tisti dan – naj postane teman, ne vprašaj po njem Bog od zgoraj, svit mu ne zasij nikdar!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Η ημερα εκεινη να ηναι σκοτος ο Θεος να μη αναζητηση αυτην ανωθεν, και να μη φεγξη επ' αυτην φως.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Да бъде тъмнина оня ден; Бог да го не зачита от горе, И да не изгрее на него светлина.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.День тот да будет тьмою; да не взыщет его Бог свыше, и да не воссияет над ним свет!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.היום ההוא יהי חשך אל ידרשהו אלוה ממעל ואל תופע עליו נהרה׃
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.ليكن ذلك اليوم ظلاما. لا يعتن به الله من فوق ولا يشرق عليه نهار.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.願 那 日 變 為 黑 暗 . 願 神 不 從 上 面 尋 找 他 、 願 亮 光 不 照 於 其 上
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.願那日 變為 黑暗 . 願神 不 從 上面 尋 找他 、 願 亮光 不 照 於 其上
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.(104:28) Послал тьму и сделал мрак,и не воспротивились слову Его.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.A trimes întunerec şi a adus negura, ca să nu fie neascultători la Cuvîntul Lui.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.dan mereka taat kepada perintah-Nya. Lalu TUHAN menjadikan negeri itu gelap gulita