Ana içeriğe geç
Sözlük

bür ile cümle

bür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Dit is Henrik Pontén van het "Anti-Piracy Bureau".
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Dit is Henrik Pontén van het 'Anti-Piracy Bureau'.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.El este Henrik Ponten, de la Biroul Antipiraterie.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Habla Henrik Pontén de el Departamento Anti-Piratería.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Henrik Pontén, Anti-Piracy Bureau.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.반해적부에서 나온 Henrik Ponten이라고 합니다.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Ini adalah Henrik Pontén dari Biro Anti-Pembajakan.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Ini adalah Henrik Pontén dari Biro Anti-Pembajakan.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Sono del Bureau anti-pirateria.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Tässä Henrik Pontén Anti-piratismivirastosta.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Toto je Henrik Pontén z protipirátského úřadu.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Tu Henrik PontĂ©n z biura anty-pirackiego.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Voici Henrik Pontén du bureau de lutte contre le piratage
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Αυτός είναι ο Χένρικ Ποντέν από το Γραφείο Καταπολέμησης της Πειρατείας.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.- Аз съм Хенрик Понтен от антипиратското бюро.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.Это Хенрик Pontén от борьбы с пиратством бюро.
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.כאן הנריק פונטון .מהמשרד האנטי-פיראטי
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén."أنا "هينريك بونتين من مكتب مكافحة القرصنة
Ben Korsanlık Karşıtı Büro'dan Henrik Pontén.コピー販売の密告があった
Ben sadece... Bir sürü iţ adamý, yurt dýţýndan bakanlar, bürokratlar olacak.Το ξέρω, του είπα ότι είχα δουλειά, αλλά δεν ήρθε σήμερα στο γκολφ.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Angkatan perang surga mengikuti Dia dengan menunggang kuda-kuda putih, dan berpakaian lenan yang putih bersih
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A rytířstvo nebeské jelo za ním na bílých koních, jsouce odíni v kment bílý a čistý.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A vojská, ktoré sú na nebi, išly za ním na bielych koňoch, odiati kmentom, bielym a čistým.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A wojska, które są na niebie, szły za nim na koniach białych, obleczone lnem cienkim, białym i czystym.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Các đạo binh trên trời đều mặc vải gai mịn , trắng và sạch , cỡi ngựa_bạch theo Ngài .
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Các đạo binh trên trời đều mặc vải gai mịn, trắng và sạch, cỡi ngựa bạch theo Ngài.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.De hemelse legers volgen Hem op witte paarden; zij hebben kleren van zuiver wit linnen aan.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.És mennyei seregek követik vala õt fehér lovakon, fehér és tiszta gyolcsba öltözve.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Gli eserciti del cielo lo seguono su cavalli bianchi, vestiti di lino bianco e puro
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.In vojske, ki so v nebesih, so šle za njim na belih konjih, oblečene v tenčico belo in čisto.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.하늘에 있는 군대들이 희고 깨끗한 세마포를 입고 백마를 타고 그를 따르더라
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Les armées qui sont dans le ciel le suivaient sur des chevaux blancs, revêtues d`un fin lin, blanc, pur.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Los ejércitos en el cielo le seguían en caballos blancos, vestidos de lino fino, blanco y limpio
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Och honom följde, på vita hästar, de himmelska härskarorna, klädda i fint linne, vitt och rent.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Og Hærene i Himmelen fulgte ham på hvide Heste, iførte hvidt, rent Linklæde.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Og hærene i himmelen fulgte ham på hvite hester, klædd i hvitt og rent fint lin.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Oştile din cer Îl urmau călări pe cai albi, îmbrăcate cu in supţire, alb şi curat.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Seguiam-no os exércitos que estão no céu, em cavalos brancos, e vestidos de linho fino, branco e puro.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Und ihm folgte nach das Heer im Himmel auf weißen Pferden, angetan mit weißer und reiner Leinwand.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Και τα στρατευματα τα εν τω ουρανω ηκολουθουν αυτον εφ' ιππων λευκων, ενδεδυμενοι βυσσινον λευκον και καθαρον.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.А війська, що на небі, йшли слїдом за Ним на білих конях, з'одягнені у виссон білий і чистий.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.И воинства небесные следовали за Ним на конях белых, облеченные в виссон белый и чистый.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.וצבאות השמים יצאים אחריו על סוסים לבנים מלבשים בגדי בוץ לבן וטהור׃
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.والاجناد الذين في السماء كانوا يتبعونه على خيل بيض لابسين بزا ابيض ونقيا
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.在 天 上 的 眾 軍 、 騎 著 白 馬 、 穿 著 細 麻 衣 、 又 白 又 潔 、 跟 隨 他
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.在 天上 的 眾軍 、 騎著 白馬 、 穿著 細 麻衣 、 又 白 又 潔 、 跟 隨他
Beyler, büromun güneşışığı.Caballeros, la alegría de mi oficina.
Beyler, büromun güneşışığı.Господа, украшение моей конторы!
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Bo ja wiem, daj do rzeczy znalezionych".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Det ved jeg ikke. Læg den i glemmekassen."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""En tiedä, toimittaa se löytötavaroihin?
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Ik weet het niet, bij de verloren voorwerpen afgeven."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Já nevím, zaneste to do Ztrát a nálezů."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Je ne sais pas, la porter aux objets trouvés".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""모르겠어, 그걸 분실물센터에 넣어봐"
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Não sei, é pôr nos perdidos e achados."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Nem tudom, vidd el a talált tárgyak osztályára."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Neviem, dajte to na Straty a nálezy."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Non so, lo metta tra gli oggetti smarriti".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""No sé, llévela a objetos perdidos".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod