Ana içeriğe geç
Sözlük

bür ile cümle

bür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Adli yardım almak istiyorsanız, bir kamu adli yarım bürosu ile iletişime geçin.إذا رغبت بمساعد حقوقي، فتواصل مع مكتب المساعدة القانونية.
Adli yardım bürosu (oikeusaputoimisto) sizi özel bir avukata ya da avukatlık bürosuna yönlendirebilir.Oikeusaputoimisto voi ohjata sinut myös yksityiselle lakimiehelle tai yksityiseen lakitoimistoon.
Adli yardım bürosu (oikeusaputoimisto) sizi özel bir avukata ya da avukatlık bürosuna yönlendirebilir.Rättshjälpsbyrån (oikeusaputoimisto) kan även hänvisa dig till en privat jurist eller en privat juristbyrå.
Adli yardım bürosu (oikeusaputoimisto) sizi özel bir avukata ya da avukatlık bürosuna yönlendirebilir.بإمكان مكتب المساعدة القانونية (oikeusaputoimisto) توجيهك أيضاً لمحامٍ خاص أو لمكتب محاماة خاص.
Aile bireyine sunulan bakım desteği için belediyenizin sosyal hizmetler bürosuna başvurabilirsiniz.Du kan ansöka om stöd för närståendevård hos socialbyrån i din hemkommun.
Aile bireyine sunulan bakım desteği için belediyenizin sosyal hizmetler bürosuna başvurabilirsiniz.Puede solicitarla a la oficina de asuntos sociales de su municipio de residencia.
Aile bireyine sunulan bakım desteği için belediyenizin sosyal hizmetler bürosuna başvurabilirsiniz.Voit hakea omaishoidontukea kuntasi sosiaalitoimistosta.
Aile bireyine sunulan bakım desteği için belediyenizin sosyal hizmetler bürosuna başvurabilirsiniz.Vous pouvez demander cette subvention auprès du bureau social de votre commune.
Aile bireyine sunulan bakım desteği için belediyenizin sosyal hizmetler bürosuna başvurabilirsiniz.بإمكانك أن تتقدم بطلب دعم رعاية الأقارب من مكتب الخدمات الاجتماعية في بلدية سكنك.
Aile bireyine sunulan bakım desteği için belediyenizin sosyal hizmetler bürosuna başvurabilirsiniz.如果在家照顾长期患病、残疾或年长的家庭成员,当地政府可给您发放家庭护理补贴
Aile bireyine sunulan bakım desteğine yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosunda başvurabilirsiniz.Du kan ansöka om stödet vid socialbyrån i din egen kommun.
Aile bireyine sunulan bakım desteğine yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosunda başvurabilirsiniz.Il est possible de demander cette subvention auprès du bureau des services sociaux de votre commune.
Aile bireyine sunulan bakım desteğine yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosunda başvurabilirsiniz.Voit hakea omaishoidontukea kuntasi sosiaalitoimistosta.
Aile bireyine sunulan bakım desteğine yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosunda başvurabilirsiniz.يمكنك أن تطلب دعم رعاية القريب من مكتب الشئون الاجتماعية في بلديتك.
AK/ Dünya Bankası Güney Doğu Avrupa Yeniden Yapılandırma Bürosuhttp://www.seerecon.org❚ EK-/ Weltbank-Büro für den Wiederaufbau in Südosteuropa http://www.seerecon.org
AK/ Dünya Bankası Güney Doğu Avrupa Yeniden Yapılandırma Bürosuhttp://www.seerecon.orgÚrad Európskej komisie/ Svetovej banky preobnovu juhovýchodnej Európyhttp://www.seerecon.org
AK/ Dünya Bankası Güney Doğu Avrupa Yeniden Yapılandırma Bürosuhttp://www.seerecon.orgОтдел за реконструкции в Югоизточна Европа на ЕС/Световна банка:http://www.seerecon.org
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Anh ấy hành động nhiều khi<br/>như một thằng mọt sách chính hiệu:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Er nimmt diese Alphanerd-Persönlichkeit an, und tut dann ein bisschen so, als würde er denken:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Han går til det med en form for alfa-nørd personlighed, hvor han fremtoner
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Hij gaat erin op als de persoonlijkheid van een alpha nerd, waar geldt:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Il pouvait parfois se comporter en "nerd" de base, du genre : "Je suis plus malin que toi.
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Sází na svou osobnost alfa šprta, kdy je to jako,
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Se muestra con esta personalidad nerd, queriendo decir:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Он берет на этом альфа ботаник личности, где он вроде как:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Той се хваща за това като някой супер умник, и заявява:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.كان متقمصا شخصية "الطالب المتميّز" حيث كان لسان حاله:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.こんな感じで、「僕はあなたより賢い、 賢いからあなたより鋭い、 だから何をすべきか断言できるんだ」
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Dal nord giunge un aureo chiarore, intorno a Dio è tremenda maestà
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.dela miază-noapte ne vine aurora, şi ce înfricoşată este măreţia care înconjoară pe Dumnezeu!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Del norte viene un dorado esplendor; alrededor de Dios hay una temible majestad
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Do norte vem o áureo esplendor; em Deus há tremenda majestade.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.fra Norden kommer en Lysning. Over Gud er der frygtelig Højhed,
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Fra Norden kommer gull; om Gud er der en forferdende herlighet.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.I guldglans kommer han från norden. Ja, Gud är höljd i fruktansvärt majestät;
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.북방에서는 금 빛이 나오나니 하나님께는 두려운 위엄이 있느니라
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Le septentrion le rend éclatant comme l`or. Oh! que la majesté de Dieu est redoutable!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Mindenható! Nem foghatjuk meg õt; nagy az õ hatalma és ítélõ ereje, és a tiszta igazságot el nem nyomja.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od północy jako złoto przychodzi, ale w Bogu straszniejsza jest chwała.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od severa prichádza blesk ako zlato; ale nad Bohom je strašná sláva.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od severa prihaja zlat lesk – okoli Boga je strašna veličast;
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Pohjoisesta tulee kultainen hohde; Jumalan yllä on peljättävä valtasuuruus.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Ráng vàng từ phương Bắc đến ; Nơi_Ðức_Chúa_Trời có oai_nghiêm đáng_sợ thay !
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Ráng vàng từ phương Bắc đến; Nơi Ðức Chúa Trời có oai nghiêm đáng sợ thay!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Sinar keemasan muncul di utara, dan kemuliaan Allah mengagumkan hati kita
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Von Mitternacht kommt Gold; um Gott her ist schrecklicher Glanz.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Všemohoucí, jehož vystihnouti nemůžeme, ač jest veliký v moci, však soudem a přísnou spravedlností netrápí.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.και χρυσαυγης καιρος ελθη απο βορρα. Φοβερα δοξα υπαρχει εν τω Θεω.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Светлая погода приходит от севера, и окрест Бога страшное великолепие.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Та е дошло златозарно сияние от север; А как ще погледнат на Бога, у Когото е страшна слава!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.מצפון זהב יאתה על אלוה נורא הוד׃
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.من الشمال يأتي ذهب. عند الله جلال مرهب.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.金 光 出 於 北 方 . 在 神 那 裡 有 可 怕 的 威 嚴
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.金光 出於 北方 . 在 神 那 裡 有 可怕 的 威嚴
Ama bir bürokratý ţaţýrtmak yasadýţý deđildir.لكن مفاجأتنا للبيروقراطيين ليست أمراً غير قانوني
Ama bir bürokratý ţaţýrtmak yasadýţý deđildir.アーロンとカールは事の顛末について ニューヨーク・タイムズに語ろうと決めていた。
Ama hâlâ patronunum. Pazartesiye kadar merkez büroya dönüyorsun.A še vedno ti dajem službo.
Ama hâlâ patronunum. Pazartesiye kadar merkez büroya dönüyorsun. Bu geceki gemiyle gidiyorsun.I jako twój szef, każę ci się stawić na łodzi dziś wieczorem... ...i być z powrotem w biurze w poniedziałek.
Ama hâlâ patronunum. Pazartesiye kadar merkez büroya dönüyorsun. Bu geceki gemiyle gidiyorsun.Jij zit maandag weer op kantoor.
Ama hâlâ patronunum. Pazartesiye kadar merkez büroya dönüyorsun.Ίσως είμαι ανώριμος πατέρας, αλλά είμαι εργοδότης σου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod