Ana içeriğe geç
Sözlük

bür ile cümle

bür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bugün İsviçre Federal İstatistik Bürosu tarafından düzenli olarak web sitesi aracılığıyla yayınlanmaktadır.In der Schweiz werden periodische Erhebungen durch das Schweizerische Bundesamt für Statistik vorgenommen.
Washington Post'un ABD dışında büroları da bulunmaktadır.Das BIS hat auch Büros außerhalb der USA.
Parti ve halkı yakınlaştırmak için bürokrasiyi azalttı.Weniger Bürokratie, mehr Bürgernähe.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Temsilciliği Bürosu.Das Zentrum für Menschenrechte der Vereinten Nationen / Amt des Hochkommissars für Menschenrechte.
Golay 1950'de öldü ve aynı yıl Büro dağıldı ve ancak 1964 yılında yeniden kuruldu.Golay verstarb im Jahr 1950, das Friedensbüro wurde im gleichen Jahr aufgelöst.
Daha sonra iki buçuk yıl da çeşitli mimarlık bürolarında çalışarak deneyim kazandı.Danach absolvierte er anderthalb Jahre Praxis bei verschiedenen Verwaltungsbehörden.
Prodüksiyon şirketi yaratılır ve prodüksiyon bürosu kurulur.Sofort wird der Widerstand organisiert und ein War Production Office gegründet.
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Paris'te Fransız Dışişleri Bakanlığı basın bürosunda çalıştı.Dort arbeitete er für den französischen Geheimdienst Deuxiéme Bureau in Paris.
İsveç Şirketleri Sicil BürosuNationales Versicherungsbüro Schweiz Bureaux
Çeşitli polis karakolları arasında dolaştırıldı ve defalarca kez evi ve bürosunun aramasına nezaret ettirildi.Ihr Haus wurde mehrfach durchsucht und ihre Post überwacht.
1861 yılında Cambridge, Massachusetts Denizcilik Almanak Bürosu'nda çalıştı.Ab 1861 arbeitete er am Nautical Almanac-Office in Massachusetts.
SCP-294: SCP-294, sıvı forma bürünebilen veya sıvı formdaki hemen hemen her şeyi dağıtabilir.SCP-294 ist ein Kaffeeautomat, der in der Lage ist, alles auszugeben, das in flüssiger Form existiert.
Pekin Belediye Kamu Güvenlik Bürosu.Die Stadtanlage von Peking.
Ve gözünü kan bürümüş adamları...Der Mann mit den blutigen Augen.
1978'de avukatlık bürosu açmıştır.1978 legte sie die Anwaltsprüfung ab.
Mezun olmasından sonra Donovan özel hukuk bürolarında çalışmaya başladı.Nach seiner Schulzeit begann Donovan in der Pornoindustrie zu arbeiten.
Osmanlı bürokratı.Der lachende Bürokrat.
Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.Sie sind den Lebenden schon weiter entrückt und sind dafür der (ebenso weit entrückten) Gottheit umso näher.
Siirt büryanı ile Bitlis büryanı arasında farklılık görülür.Es ist zwischen dem Standstreifen und dem Parkstreifen zu unterscheiden.
Kılıktan kılığa bürünürler.Hüte dich vor Maskeraden.
Mimari tasarımı "César Pelli & Associates Architects" mimarlık bürosu yapmıştır.Ihr Design verdanken die Türme dem Architektenbüro César Pelli & Associates Architects.
Korolyov, enstitüye bağlı Özel Tasarım Bürosu 1 veya OKB-1 (Rusça: ОКБ-1)'in başına getirildi.Hofmann wurde dem „Werk Nr. 1 des Ministeriums für Flugzeugindustrie“ (OKB-1) in Podberesje zugeordnet.
Bir avukatın kızı olarak on sekiz yaşına kadar babasının hukuk bürosunda çalışmıştır.Die Tochter eines Anwalts arbeitete bis zur Volljährigkeit in der Kanzlei ihres Vaters.
Aarberg ile Büren arasındaki orijinal nehir yatağına "Alte Aare" (Eski Aare) denir.Der alte Verlauf der Aare zwischen Aarberg und Büren wird als Alte Aare bezeichnet.
Tory polis bürosundan yeniden yardım ister.Stern wendet sich hilfesuchend an die Polizei.
Daha sonra kardeşi ile birlikte bir hukuk bürosu dahi kurdu.Hier gründete er mit seinen Mitbrüdern eine neue Ordensgemeinschaft.
New York’ta bir bürosu vardır.Sie hat ein weiteres Büro in Straßburg.
Çok güzel kız bir kılığına bürünür.Die Schöne nimmt ein Bad.
Ancak bürokratik engelleri aşmamız gerekiyormuş.Es galt nicht nur technische Hürden zu überwinden.
Ancak bu olumsuzlukları dikkate almayan Sovyet Bürokrasisi santralin yapımını onaylamıştır.Klar ist nur, dass das bürokratische System der Sowjetunion grundsätzlich keine Rücksicht auf Individuen nahm.
Merkez büroları Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington eyâletinde ve Avustralya'nın Melbourne kentindedir.Sie verfügt über Zweigstellen, sowohl in den USA als auch in Melbourne, Australien.
Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Sayım Bürosu, American Factfinder.In: U.S. Census Bureau, American Factfinder.
Bonnie, Osgood'un şekline bürünmüştür.Debbys Gesicht ist halbseitig entstellt.
24 Eylül 2008), Türk bürokrat.2. November 2002. Deutsches Reisebüro.
Sayacılar keçi derisine bürünürler.Die folgende Äbteliste nach Chèvre.
Grup parti içinde daha fazla ifade özgürlüğü ve daha az bürokrasi talep etti.Das Ziel ihrer nationale Partei sei, sich für mehr Freiheit und weniger Vorschriften einzusetzen.
Hemen tekrar dilenci kılığına bürünen Ulis saraya gelir.Dort kleidet der auf einmal freigebige Bischof den Junker ein.
Şeref Tolungüç, Türk bürokrat.Hörbücher Happy birthday, Türke!
Mart 1998 ile Mart 2014 arası Şili Meclisi'nde bürokratlık yaptı.Sie war von März 1990 bis Dezember 2006 in Gommern Stadträtin für die SPD.
Daha sonra eşi ile birlikte bir mimarlık bürosu açmışlardır.Später betrieb sie mit ihrem Mann eine Immobilienfirma.
Bürgerliches Gesetzbuch (ya da kısaca BGB) Almanya'nın medeni kanunudur.Das Burgerlijk Wetboek (Abkürzung BW) ist das Zivilgesetzbuch der Niederlande.
Devlet yönetiminde ve bürokrasisinde köklü değişiklikler yaşandı.Vernachlässigte Aspekte der Regierung- und Verwaltungsreform in der Bundesrepublik Deutschland.
Ahmet Salih Korur (1905, İstanbul - 2 Şubat 1982), Türk bürokrat.Ahmet Salih Korur (* 1905 in Istanbul; † 8. Februar 1966) war ein türkischer Bürokrat.
Avustralya İstatistik Bürosu.Informationsbüro für Österreich.
26 Haziran 1956 - 31 Ağustos 1957 tarihleri arasında Hamburg Denizcilik Bürosu ilk başkan yardımcısı oldu.Vom 26. Juni 1956 bis 31. März 1965 war Hoffmann Bundesbeauftragter beim Seeamt Hamburg.
Patent Bürosu her önemli fikir için ayrı bir dilekçeyle başvurulmasında ısrar etti.Der Sicherheitsrat stimmte über jeden Aufnahmeantrag einzeln ab.
Duruma göre kâh Philippe'in kimliğine bürünür, kâh kendisi olur.Die Trennung fällt Philippe und ihm sichtlich schwer.
1946 yılında Örgüt Bürosunun başındadır.1946 endete bereits sein Direktorium.
Büro daha sonra 1933'te Helsinki'ye taşındı.1933 wurde das Atelier nach Helsinki verlegt.
Fakat Landau bu ince ayrıntılardan haberdar olmayarak büronun Konya'ya taşındığını yazmaktadır.Ohne zu wissen, was sie tut, übersetzt Maud auch jenen Geheimvertrag.
Büyükbabası bir bürokrattı ve işleri sömürge döneminde açılmıştı.Sein Vater war Jurist und höherer Beamter, der sich früh zur Ruhe setzte.
Sihir Bakanlığı'nda Sihirbaz Bürosunda çalışmaktadır.Auch er lebt im Turm des Hexenmeisters.
Aynı yıl 1. Kolordu Kurmaylığı bürosunda görevlendirildi.Im selben Jahr wurde er in die Anwaltskammer von Colorado aufgenommen.
Ev tam bir sessizliğe bürünmüştür.Der Onkel hüllt sich in vornehmes Schweigen.
İlk atom saati 1949'da ABD Ulusal Standartlar Bürosu'nda (U.S National Bureau of Standards, NBS) yapıldı.Seit 1943 arbeitete sie am National Bureau of Standards (NBS).
Bu karmaşık ve çok fazla bürokrasi gerektiren bir görevdir.Zuviel Bürokratie und zu viele Auflagen sollen der Grund dafür sein.
Saatin büroda.Ta montre est sur le bureau.
Aceleyle bürodan çıktı.Il sortit en trombe du bureau.
Üzgünüm, Bay Tanaka şu an bürosunda değil.Je suis désolé. M. Tanaka n'est pas à son bureau en ce moment.
Amerikan Ekspresi'ne en yakın büro nerededir?Où est le plus proche bureau d'American Express ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bür ile cümle - Sayfa 11 - bür kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App